2 NİSAN OTİZM FARKINDALIK GÜNÜ


Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB); sosyal iletişim ve etkileşimde yetersizlik, konuşmada gerilik, bazı takıntılı davranışlar, sınırlı davranış, aynı davranışlarda ısrarcılık, duyusal uyaranlara karşı duyarlılık ya da duyarsızlığın görüldüğü kronik nörogelişimsel bir bozukluktur.
Dünya‟da ve Türkiye‟de yaygınlaşması sebebiyle toplumdaki farkındalığı artırmak amacıyla pek çok meslek grubunun katılımıyla bu konuda araştırmalar ve eğitimler yapmaktadır.
2 Nisan, Birleşmiş Milletler tarafından otizm konusunda farkındalık yaratmak ve otizm ile ilgili sorunlara çözüm bulmak amacıyla “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan edilmiştir.
2 Nisan‟da başlayan „Otizm Farkındalık Ayı‟ kapsamında otizm ile ilgili araştırmaların desteklenmesi, farkındalığın arttırılması, erken teşhis ve eğitimin yaygınlaştırılması hedeflenmiştir. Otizmin sebebi bilinmemekte ve bu yönde tıbbi araştırmalar yapılmaktadır. Genetik faktörler ile çevresel etkilerin de rolü olabileceği düşünülmektedir. Otizm tanısı alan çocukların gelişim özellikleri, farklı belirtiler gösterdiği de unutulmamalıdır, her çocuğun ilerleyişi aynı olmayabilir. Otizmde en etkili yöntem „özel eğitim‟dir. Otizmin tedavisinde ilaç ya da aşı yoktur. Otizm tanısı almış ve tanıya eşlik eden; aşırı hareketlilik, takıntılar, tekrarlayıcı hareketler, hırçınlık durumlarında doktor kontrolünde ilaç kullanılmaktadır.
Otizmin tedavisinin temel yapı taşı eğitimdir. Eğitime; anne, baba, çocuk ve eğitimci katılımı ile yapılacak olan işbirliği çok önemlidir. Aile, çocuğunun gelişim özelliklerini iyi tanırsa yapılacak olan çalışmalara dahil olup çocuğunu desteklemesi kolaylaşacaktır. Çocuğun almış olduğu eğitim ile; yapabilecekleri desteklenirken uygun olmayan davranışların azaltılması hedeflenmeli ve çalışma planı yapılmalıdır.


OTİZM ve AİLE
Çocuğun, otizm tanısı alması ailede hayal kırıklığı yaratmakta, stres ve kaygıyı arttırmaktadır. Aileler, alışılması zor durum karşısında, günlük yaşam becerilerini yerine getirememe, evlilik hayatında ve kişilerarası iletişimde gerginlik yaşayabilmektedirler. Ailenin, sosyal destek alması çocukları ile birlikte sağlıklı iletişim kurmalarına ve eğitim sürecinde de sağlıklı yol almalarına yardımcı olacaktır.
Yapılan çalışmalar ailelerin; tanıyı kabullenme, sürecin belirsizliği, tanının aile bireyleri ve çevre tarafından kabulü konusunda zorluklar yaşadıklarını göstermektedir. Aileler, tanı aldıktan sonra gerekli müdahalelerin de içinde bulunduğu eğitim programları aileleri zorlamakta ve ekonomik anlamda güçlük yaşamaktadırlar. Ülkemizde özel eğitim ihtiyacı belirlenen çocukların özel eğitim giderleri, çocuklar için „Özel Gereksinim Raporu‟ ile özel gereksinimi olduğu belirtildikten ve özel eğitim değerlendirme kurulları tarafından da eğitsel değerlendirmeleri yapıldıktan sonra, haftada 2/ayda 8 saat olacak şekilde devlet tarafından karşılanmaktadır.
Yapılan çalışmalar; ailelerin, ilerleyen zamanda çocuklarının durumlarının nasıl olacağı, onların nerede kalacakları konusunda kaygılandıklarını göstermektedir. Aileler, endişelerinin en aza indirilmesi ve gelecekte çocuklarının kalabileceği kliniklerin arttırılması yönünde beklentileri bulunmaktadır.
Yapılan çalışmalar, çocuğun tanı alması nedeniyle; arkadaş, akraba, evlilik ilişkilerinin olumsuz yönde etkilendiği yönündedir. Ayrıca; ailelerin tanıyı aldıktan sonra sosyal hayatlarının ve yaşamış oldukları izolasyonu vurgulamışlar, aileler, tanı sürecinde ve sonrasında çevresinden destek görmediklerini belirtmektedirler. Aileler, özel gereksinimli çocuklarını evde tutmak istemektedirler. Bu durumun nedenleri,
- Toplumun, tanı almış bireye bakışı,
- Özel gereksinimli bireylerin, günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklar.
- Ailelerin karşılaştıkları sorular, yaşantılar ve güçlüklerdir.
Otizmli çocukların, kaynaştırma eğitimi alması ve normal gelişim gösteren akranları ile paylaşımlarda bulunması önemlidir. Ayrıca, kaynaştırma ve bütünleştirme eğitimleri normal gelişim gösteren çocuğun gelişimi içinde önemli olduğu unutulmamalıdır. Bizler, kaynaştırmadan önce kendi oluşturduğumuz ayrıştırmadan kurtulmalıyız. Bir sınıftan, okuldan daha önemlisi, yaşamın her alanında yaşananlar olduğu unutulmamalıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Tuğba Arıkan - Mesaj Gönder

# olan, yol

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.