AŞK VE SEVGİ

Sol tarafta tik tak atan o saatin akrep ve yelkovanı aşk. Kiminin saati doğru zamanda, doğru yerde; kimininki şaşmış pili bitmiş, yanlış zamanların yanlış mekânların kurbanı olmuş…

Aşk; insan hayatının yarısından çoğunu kaplayan, onu harekete geçiren, nefes aldıran, tüm eylemlerinin körükleyicisi. Hisler aynasında en baskın, en süslü, en gizli duygu. Diğer duyguların ayakta karşıladığı, karşısında önünü iliklediği, eli öpülesi, hatırı sayılası duygu. Tüm sahnelerin en başarılı oyuncusu, en kara ve en beyaz, en kültürlü, en zengin olanı…

Her yerde aşk ve sevgi. Tarihi çok eskilere dayanır. Savaşların içinde, tarih kitaplarının, en güçlü kralların, padişahların, keloğlanların, kölelerin, tüccarların, her renk her memleketten insanın ve canlının yüreğinde. Aşk ve sevgi öyle bir tohum ki; yürek tarlasına düştü mü bir kere kök salar en derinlere, mevsimleri görür, yapraklarını döker, meyve verir, hasat mevsimini görür, susuz kalır, yeşerir, çiçek açar, bin defa ölür bin defa dirilir ama yürek tarlasına düştüyse kökü çürümez, yok olmaz, sadece uyur…

Tüm şiirlerin, romanların, hikâyelerin, oyunların, şarkıların ana kahramanıdır. Boya kalemidir aşk; elinde bulunduğu kişinin farklı resimler çizdiği, farklı renklere boyadığı, farklı manzaralar çizdiği bir boya kalemi.

İnsanoğlunun yakıtıdır aşk ve sevgi. Onlar olmazsa hayat biter insanoğlunda, durur tüm organları, tüm zamanları. Enerjisidir insanın aşk ve sevgi; O olmazsa hareketi biter, sadece müzede saklanacak esere dönüşür insanoğlu.

Kâinatta her şeyin var olduğunu lakin aşk ve sevginin yok olduğunu düşünün. Annenize, eşinize, evladınıza, arkadaşınıza, işinize, dostlarınıza sevgi hissetmediğinizi. Her gün tabağınıza konan fizyolojik olarak devamlılığımızı sağlayan yiyecekleri sevmediğimizi, lezzetini hissetmeden yediğimizi… Sevgi duyguların anasıdır. Diğer duygular sevgiden doğmuştur. Farklı yer ve mekânlarda şekil alarak isimler ve renkleri değişmiştir. Korku olmasa da olur, nefret; ama sevgi olmazsa olmaz. Her gün bizi harekete geçiren yaşamaya karşı duyduğumuz olan aşk ve sevgimiz değil mi? Bizi bir arada tutan birbirimize olan sevgimiz değil mi? İlahi aşktan değil mi inandığımız dine olan saygımız?

Hamurumuz sevgi ile yoğurulur bizim. Yüreğimiz ilk çarptığından beri sevgiye açız. En büyük ihtiyaçtır sevgi. Kaç yaşında nerde olursak olalım sevgi görmediğimiz yer cehenneme dönüşür. Sevginin girmediği eve, sevginin girmediği gönle doktor girer. Sevmek ne kadar meşakkatli olursa olsun sonu güzeldir. Sevgi tohumları ekilen gönül tarlasının hasadı bol olur. Bereket eksik olmaz o tarlada. Evde evladını , eşini sevmek,; dışarda komşunu ,arkadaşını, işini, yaşamayı sevmek… Kendini sevmek, dilsiz hayvanları, ağaçları, doğayı…

Aşk, beşeri ve ilahi olarak ikiye ayrılır.  Beşeri aşk karşı cinse, dünyalık nesnelere, ilahi aşk ise; Allah’a duyulur. Yunus Emre’nin ‘’İşitin ey yarenler/Kıymetli nesnedir aşk/Değmelere bitinmez/Hürmetli nesnedir aşk/Hem cefadır hem sefa/Hamza’yı attı Kaf’a/Aşk iledir Mustafa/Devletli nesnedir aşk/Dağa düşer kül eyler/Gönüllere yol eyler/Sultanları kul eyler/Hikmetli nesnedir aşk/’’ şiirinde aşkın büyüklüğünü görürüz. Dağları küle çevirip sultanları kul eyleyen aşk…Aşkın kendisini ne hale getirdiğini ‘’Ben yürürüm yana yana /aşk boyadı beni kana/Ne akilem ne divane/Gel gör beni aşk neyledi.’’ Şiirinde aşkın onu kaptan kaba koyduğunu anlatır. Mevlana’da görürüz ilahi aşkı. Mevlana’nın Şems’e olan sevgisinde, ilahilerde, şiirlerde. Pir Sultan Abdal, Yunus Emre, Mevlana daha niceleri ilahi aşkı işlemiştir satır satır , harf harf ,hece hece eserlerinde.

Karacaoğlan’ı görürüz ilden ile gezen. ’İncecikten bir kar yağar/Tozar Elif Elif deyi/Deli gönül abdal olmuş/gezer Elif Elif deyi…’’Beşeri aşk var hani. Ferhat ile Şirin’i, Kerem ile Aslı’yı, Leyla ile Mecnun’u, seni, beni halden hale koyan…

Ateşten gömlek giyilir mi? Aşk insana ateşten gömlek giydirir… Yüreği yanar dağ olur da; lavlarını püskürtemez. Dağlara düşürür, ovaları gezdirir, ilden ile atar aşk insanı… Ümit Yaşar Oğuzcan ‘’Unutma ki’’ adlı şiirinde anlatır sevdanın, aşkın hissettirdiklerini ve şiirini ‘’Böyleyim diye ayıplama beni/Bir gün kendimi/Sonsuzluğun koynuna bırakırsam/ Yaralı ve yenik bir asker gibi /Darılma/Unutma ki/Her seven isimsiz bir kahramandır/Unutma ki/İnsan, sevebildiği kadar insandır.’’ der.

Sevgi değil mi bizi biz yapan? Hepimiz tüm ümidimizi kaybettiğimizde sevdiklerimize koşmuyor muyuz? Sevgi değil mi ilk fırsatta sarıldığımız? Annenin evladına olan sevgisinde, eşlerin birbirine olan sevgisinde, kardeşlerin sevgisinde, vatani görevini yapan askerin vatan sevgisinde, sanatçının eserine ve topluma olan sevgisinde, ülke sevgisinde, millet sevgisinde, bayrak sevgisinde ve bizi yaratan Allah’ın sevgisinde tecelli eder sevginin vücut bulmuş halleri.

Hemşerim çok değerli Abdürrahim Karakoç Mihriban’a olan aşkını ‘’Yar deyince kalem elden düşüyor/Gözlerim görmüyor aklım şaşıyor/Lambada titreyen alev üşüyor/Aşk kâğıda yazılmıyor Mihriban / Tabiplerde ilaç yoktur yarama /Aşk deyince ötesini arama/Her nesnenin bir bitimi var ama / Aşka hudut çizilmiyor Mihriban’’ şiirinde anlatmış.

Hangimiz hudut çizebildik sevgiye, aşka… Kâğıda yazmaya yetmeyen, hudut çizilemeyen tarifi zor, yaşaması zor bir nesne aşk. Layığı ile sevmeyi, layığı ile aşkı yaşamayı, sevdiklerimize sevdiğimizi geç olmadan hissettirdiğimiz, doğayı, hayvanları, insanları ve yaşamayı sevdiğimiz sevgi dolu günlerimiz olsun… Yüreğimiz umut ve sevgi için atsın. Yürek tarlamızda sevgi ve aşka bolca yer ayıralım. Allah sevgisi ile erişelim ‘’Yaratılanı Yaratandan dolayı sevmeye’’… Sevmeye ve sevilmeye niyet edelim, gönlümüzün sermayesi hep sevgiden yana olsun…

               

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nazife Yetişgen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.