KOMŞU KOMŞU HUU

                           

Komşuluk ilişkisi hayatta en kaçınılmaz ve en önemli ilişkilerden biridir. Acil sağlık durumlarınızda çağırdığınız ambulanstan bile daha hızlı bir ilk yardım ekibidir komşu, en büyük yangınlarınızda ilk itfaiye ekibi…

Kapıdan çıktığınızda yüzünüze vuran gün ışığından sonra göreceğiniz ilk insanlar… İlk merhabalar, selamlaşmalar, yardımlaşmalar. Sizde de aynısı oluyordur zaman zaman; sabahın erken saatlerinde yüreğimize dokunan birkaç cümle, gülümseyen birkaç yüz tüm günümüzü etkiler. İşte tam da burada anlarız ‘’Ev alma komşu al.’’ Atasözünün anlamını. Evimizin içi güllük gülistanlık olsa da; kapıyı açtığımızda bizi bir orman karşılar. Biz bu ormanda mutlu değilsek; ağaçların gölgesinde oturmuyor, piknik yapamıyor, şöyle sırtımızı dayayıp derin derin oksijen çekemiyorsak mutsuz oluruz. İyi komşu size kötü günlerde oksijen maskesi olur. Evde yedeği olmayan, teki kaybolmuş her şeyin yedeği bulunur komşuda.

Bu ilişkide kan bağı olmasa da; can bağı vardır. Sevgi köprüsü kuruldu ise bir kere uzağa gitsen de yakında olsan da kopmaz o halatlar. Öyle köprüdür ki o; üzerinden her şey geçer. Karşılıklı, rengârenk ipler dokunur bu köprüde. Herkes birbirine rengini bulaştırır. Kimisinde pembe eksik, kimisinde mavi, kimisinde siyah. Hiç korkmayın eksik renkleri tamamlayacak bir komşunuz mutlaka vardır bu köprüde.

Çocuklarımız için her şeyin en güzelini isteriz değil mi? İlk arkadaşları, ilk güvenleri aileden sonra komşularda başlar. Onların hem ahlaki hem kişisel gelişimleri komşularla olan ilişkileri ile gelişir. Çocuklarımızın hayatına dokunur; karşı komşu Nebahat, bakkal Rüstem ve onların çocukları...

En güzel sohbetlerimiz, kahvelerimiz, çaylarımız, gülmelerimiz, ağlamalarımız, yardım çığlımız komşu ile gerçekleşir. Telefon ile aradığımız akraba gelesiye kadar elimizden ilk tutacak kişidir komşularımız…

Peki, bu kadar mühim olan bu ilişkiye bu yüzyılda ne oldu? Neden insanlar kapıyı kapatıp dışardaki o ormana çıkmıyor? Orman korkutucu hale mi geldi? Ya da insanoğlu aldığı ilk balta ile kesip tüm ağaçları kurak ve çirkin bir görüntü mü yarattı? Çocuklarımızı kırmızı başlıklı kız masalındaki kurtlar mı kovaladı?

Cevap veriyorum: yanıt çok... İnsanoğlu bencilleşti, paylaşmalar azaldı, güvenimiz kalmadı, ayıracak vakit kalmadı… Biz vaktimizin çoğunu en yakın arkadaşımız telefon ile Google amcayla, ınstagram teyzeyle, facebook dayıyla , v.s. v.s  geçirmeye başladık. Güzelim pasta tariflerini komşumuz yerine tarif siteleri vermeye başladı. Kahveleri yalnız içmeye başladık. Kırk yıl hatırı da yalnızlığımıza adadık. O kadar haşır neşir olduk ki bu içerdeki orman ile dışardaki orman bize zor, kaba, dayanılmaz ve tanımsız kaldı. Kimimiz o kadar kapattı ki kendini evdeki ormana, dışarıya çıkınca afalladı, yürüyemedi insanları tanıyamadı. En üzüntü verici darbeyi de yaşlılarımız aldı bu devirde. Kapıda kaldı gözleri, sıcak bir kâse çorbayı paylaşacak komşusu azaldı. Çok katlı binalarda daha ismini bile bilmediğimiz nice komşularımız oldu. Güven azaldı komşuluk ilişkisine.

Dinimiz hep iyiliği emreder. Komşuluk ilişkisi ve komşuluk hakkı çok önemlidir. Ebediyette sorulacak suallerden biri de komşu hakkıdır. Biz o ormana çıkalım,  az ya da çok sırtımızı yaslayalım o ağaçlara. Kuruyana su verelim. Boş yerlere tohum ekelim. Çiçeklerle donatalım o ormanı…

Kaç günler sonra bulunmasın kimsesiz komşuların cenazeleri. Biliyorum bu devirde zor eskisi gibi olmayacak ama elimizden gelenin en iyisini yapalım. Bir kâse çorba, bir fincan kahve, bir hal hatır sorma çok şey değiştirir hayatta.

Hayat bilgisi kitabımızdan hatırladım tekerlemeyi :’’Komşu komşu hu, sırtındaki ne arpa, kaça sattın kırka, Eve ne aldın hırka, çocuğa ne aldın halka, gökte ne var gök boncuğu, yerde ne var yer boncuğu, annen ne yapar pamuk atar, baban ne yapar potin diker, ablan ne yapar yün dider,  adın ne Hasan, Ha ben ha sen…

Komşuluk ilişkisinin yok olup gitmesine izin vermeyelim. Bu kadar kaçınılmaz ilişkiye emek verelim. Kahvelerimiz kırk yılları beraberliğe, yardımlaşmaya katsın… Bir fincan kahve ile yalnızlığımıza kırk yıl hatır eklemeyelim…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nazife Yetişgen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.