NANKÖRLÜK VE YALAN YARALIYOR

                                          

           Ülkemizin sorunları çok, ama en büyük sorun; kurallara uymayan ve onu delmeye çalışan insanlarımız.  Bu yolda ilk yanlış aile de yalanla, okullarda kopya ile başlıyor. Sonra kurumlarda ayrıcalıklı davranışlarla alışkanlığa dönüşüyor. İşe girerken ve yükselmelerde torpil ile çalma eylemi devam edip gidiyor. Öyle gelen de aynı yolu izliyor. Devran böyle dönüp gidiyor. 50-55 yıldır duyduğum ve dert yanılan ama çözülemeyen bir sorun. Zihinsel kirlilik terörü bitirilemiyor(!) Sonuç insanlarımız kendilerine karşı dürüst olmayınca başkalarına karşı da dürüst olmuyorlar. Varlıklı ve yetkili olanlar doymuyorlar. Her işte kolayını seçen bu kesim hep başkalarını yargılıyor. Zayıf karakterli olanlarda kibirle aşağılama silahını kullanıyorlar. Yokluk çekenler ise yanlışlıklarını ve başarısızlıklarının başkalarına ve hükümete yüklüyorlar.  Anlayacağımız yöneticiler kadar insanımız da sorun.

             İşte böyle bir alışkanlığın sürdüğü toplumuzda ara sıra şikayetleri dinlerim, eleştirileri de haklı görürüm ama bazen dayanılmaz nankörlüklerle karşılaşıyorum. Öyle ki yıllardır devletten beslenirler, yetinmezler. Hastalar onbin,  yüzbinlik ilaçları bedava alırlar ancak bazen aldığı ilaçlar için verdiği 40-50 Tl nin lafını eder ve şikayet ederler.  İşte bu nankörlüğe yanarım. Herkesin adalet anlayışı farklı. Kimi siyasetine göre, kimi ideolojisine, kimileri de gücüne göre yorumluyor. Yalan söylemekten ve insanlara kazık atmaktan utanmıyor. Utanmayı öğrenmeden, düzgün olmadan, insan olmayı başaramadığımız sürece en iyi hükümette, en iyi yönetici de olsa düzelemeyiz! Tabiiki iyi hükümet ve iyi yöneticiler gerekli ve şarttır. Şahsen ben yöneticilere göre görev yapsaydım epeyce fırıldak çevirmem gerekirdi! Ama iş öyle değil. İnsanın bir ‘’öz’ü’’ var ve o mutlaka ortaya çıkar, çıkıyor da. Doğru insan, aleyhine olsa da, zararı kendisine dokunsa da adresi haktan ve adaletten yana olanıdır.

           Zaman zaman toplumun iyiliği için konulan kuralların önemini dile getirir ve uyulmasını isterim. Ancak bazı kurumların ve işletmelerin buna uymadıklarını; bunu uygulaması gereken yetkililerin, kuralları deldiğini de görüyor ve üzülüyorum. Olmuyor...Hin düşünceler kurumlara zarar veriyor. Demek ki, insan nankör olunca yasalar da yeterli olmuyor. Bir örnek vereyim ki daha iyi anlaşılır. Özel de ve kamu kurumların da sigara içilmez yazıyor ama başındaki şahıs fosur fosur sigara içiyor. Kurallar askıda ama uygulamalar delik deşik.

 Kendine söz geçiremeyen kişi başkasına nasıl söz söyler!?

 Her ne olursa olsun insan, kendi aklını kullanma cesaretinde olmalı ve aklını kiraya vermemeli. İnsan bildikleriyle değil, yaptıklarıyla imtihan olacaktır. Onun için iyi görünmeye çalışmak değil, gerçekten adaletli iyi olmak gerekiyor. Esasında adalet bütün ahlaklı görevlerin toplamıdır.

Sonuçta insan çevresine yaşattıkları ile anılır. Nankör ve yalancılar da yaşattıkları ile anılırlar. Dileğim 2022 yılı iyiliklerle anılma yılı olur.

            Günün sözü: Gerçek ne kadar acı olursa olsun! Hiçbir şey yalan kadar insanı yaralayamaz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Emin Elagöz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.