TÜRK’E DE KÜRT’E DE KIZ VERMEM

Hanifi Kara’dan: Uzun Yayla tarafında ikamet eden zengin bir ağa varmış. Ağanın da kızının güzelliği dillere destan olmuş. Destan olmuş, amma yaşıtlarının hepsi evlendiği halde kızcağız sık sık dünür geldiği halde babası vermediğinden bir türlü evlenememiş.

Bunun üzerine hiç âdeti olmadığı halde dünürcü gelince kız kapıyı dinlemek ve onlara ne dediğini öğrenmek istemiş. Öyle ya gelenlere ne diyorsa giden bir daha gelmiyor. Bir gün yeni dünür gelince çay kahve ikramını yapıp kapıyı kapattıktan sonra iki tahta arasındaki yarığa kulağını dayayıp dinlemeye başlamış. Hoş beş derken dünür gelenler istekte bulunmuş:

‒ Ağam münasip görürseniz Allah’ın emri peygamberimiz efendimizin kavli ile kızınızı oğlumuza istemeye geldik.

Ağa sormuş:

‒ Kürt müsünüz, Türk müsünüz?

‒ Türk’üz…

Ağa, başını iki yana salladıktan sonra cevap vermiş:

‒ Yok, ben kızımı Türk’e vermem.

Adamlar geldikleri gibi gitmişler. Bir zaman sonra başka bir dünür gelmiş. Kız yine ikramlardan sonra kapıyı dinlemeye başlamış. Adamlar istekte bulunmuşlar:

‒ Ağam, Allah’ın emri peygamberimizin kavli ile kızınızı oğlumuza istiyoruz. Sizce de münasipse hısım olmak isteriz.

Ağa yine sormuş:

‒ Kürt müsünüz Türk müsünüz?

‒ Kürt’üz.

Ağa, yine başını iki yana sallayarak cevap vermiş:

‒ Hayır, ben kızımı Kürt’e vermem.

Onlar da dönüp gittikten sonra kızcağız şaşkınlık içinde babasının odasına dalmış. Yanın epeyce yaklaşıp müsaade bile almadan konuşmaya başlamış:

‒ Babacığım, Kürt geldi, ben Kürt’e kız vermem dedin; Türk geldi, ben Türk’e kız vermem dedin; iyi de ben evde mi kalacağım, başka kim var ki kime vereceksin?

Ağa arkasına yaslanırken cevap vermiş:

‒ Ben seni Karahasanuşaklıya vereceğim.

‒ Niye baba, onlar ne ki?

‒ Kızım onlar hem Kürt hem de Türk, onlardan âlâsını bulamam, bir isteyen olursa onlara vereceğim...

&

SEN ADAMI ÇATLATIRSIN[2]

Medeni Ak’tan: Alâeddin Datlı, Çatova’da öğretmen iken durumu zayıf olan bir öğrencisini sınıfta bırakır. Okullar tatil olur ve eylül ayında, okul açılmadan iki hafta önce seminer çalışması için öğretmenler okulda toplanırlar. Çalışma başlar; ama zaman genellikle öğretmen odasında oturup sohbetle geçirilir.

Seminerin ilk günü, öğretmenler bir arada otururken o sınıfta kalan bir öğrencinin annesi hışımla içeri girer ve Alâeddin Datlı’nın karşısında durarak on, on beş dakika olmadık küfür ve hakaretleri sıralar. Alâeddin Bey oldubitti konuşmayı hiç sevmeyen biridir; kendine hakaret yağdıran kadına cevaben ağzından tek kelime çıkartmaz. Kadın taarruzunu bitirdikten sonra Alâeddin Bey, sadece meşhur kahkahasını atar. Buna dayanamayan kadın ağız dolusu bir şeyler daha sayıp sayıştırır ve gider.

O gider gitmez Öğretmen Nebahat Bozkurt, Alâeddin Bey’e adeta fırça atar:

‒ Yahu sen ne biçim adamsın be kardeşim, o kadar sözü yuttun! Ben olsaydım niye sınıfta kaldığını izah eder, asla o kadar ileri gitmesine müsaade etmezdim… 

Alâeddin Bey ağzından bir tek kelime bile çıkartmadan bu fırçayı da dinler ve yine kahkaha atmakla yetinir. Bunun üzerine Nebahat Hanım dayanamaz, odadan çıkarken sinirle fırçasını tamamlar:

‒ Vallahi Alâeddin Bey sen adamı çatlatırsın yahu…

Nebahat Hanım kapıyı çarpıp çıkarken Alâeddin Bey’in kahkahası okulu çınlatmaya başlamıştır bile…

...................................................................
[¹] Arif Bilgin, Elbistan Fıkraları, Cilt: 1, Garnımın eti yırtıldı la, Sayfa 56-57

[2] Arif Bilgin, Cilt: 2, Elbistan Fıkraları, Güle güle Öllldük, Sayfa: 67-68

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Bilgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.