ELBİSTAN’DA GELENEKSEL KIYAFET KÜLTÜRÜ

 

Kıyafetler ait oldukları bölgenin, yörenin; coğrafyasını, sosyo kültürel yapısını, ekonomi ve estetik anlayışını yansıtan önemli unsurlardır. Elbistan’da kıyafet kültürü, bulunduğu coğrafyanın yanı sıra, komşuları olan Maraş, Antep, Sivas ve Malatya illerinin kıyafet kültüründen de etkilenmiştir. Geleneksel kıyafetler günümüzde özel günlerde, anma ve kutlamalarda; genellikle folklor ekiplerince gösterilerde kullanılmaktadır.
Kıyafetin yanı sıra Elbistan’da tekstil, Anadolu’nun her yerinde olduğu gibi zenginlik göstermektedir. Özellikle çeyiz sandıkları el emeği göz nuru işlerle doludur. Bu tekstil ürünlerinin özellikle de kıyafetlerin yöreden yöreye isimlerleri farklılık gösterir. Örneğin Anadolu’da bir çok yerde ‘’Kırkyama’’ adıyla bilinen bir bohça türü, Elbistan’da ‘’Şık Şıkı Bohça’’ olarak kullanılmıştır.(Artık kumaş parçalarının, bir astar üzerine üçgen veya dörtgenler halinde yan yana dikilmesiyle meydana gelen bohça).Bu yazıda Elbistan’a has kıyafet isimlerini ve giyim türlerini tespit edebildiğim kadarıyla incelemeye çalıştım.   

 


1940 Elbistan Gazipaşa Okulu öğrencileri geleneksel kıyafetler içerisinde (Orhan Saydam Arşivi)

KADIN GİYİMİ
Özellikle Antep ve Maraş yöresel kıyafetlerini Elbistan kadın giyiminde sıklıkla görmek mümkündür. Atlas kumaş veya kadife kumaşın üzerine; sim sırma iplik (ipek ipliğin üzerine sarılmış ince gümüş, altın kaplama veya bakır tel) ile çeşitli motiflerin işlenerek yapıldığı ‘’Maraş Bindallısı’’ özel günlerin vazgeçilmez kıyafeti olmuştur.Genelliklemor ve kırmızı tonlarda kadife kumaştan dikilir.Üzerine işlenenler çoğunlukla bitkisel motif olup, ‘’Rumi’’ motifler de sıkça görülür.İç kısmı astarlıdır.Yaka ve kol kısmı dantelli olanları da mevcuttur.Geçmişte gelinlik olarak da kullanılan, estetik ve işçilik açısından oldukça zengin olan bindallılar, günümüzde kına gecelerinde kullanılmaktadır.


Mor kadife üzeri altın sim sırma işlemeli bin dallı örneği
Aynı şekilde Antep yöresine ait renkli ipekli bir kumaş olan ‘’Kutnu Kumaşı’’, Elbistan’da ‘’Gutnu’’ kumaş adıyla kullanılmıştır. ’’Üç Etek’’ adı verilen, yanları yırtmaçlı, önü açık, üç eteği bulunan, şalvarla giyilen bu kıyafet ve ‘’İki Etek’’ adı verilen, omuzları dikişsiz, etekleri dize kadar yırtmaçlı, önde ve arkada iki eteği bulunan ve aynı şekilde şalvarla giyilen bu kıyafet de oldukça yaygındır.Ayrıca ‘’elmasiye’’ denilen kumaş,ipek ve ipek benzeri çeşitli kumaşlardan dikilen ‘’Entari’’, ‘’Fistan’’ veya ‘’Boydan’’ adı verilen, yırtmaçlı veya yırtmaçsız olan bu kıyafetler de Elbistan hanımlarının kullandığı diğer giysilerdendir.

ipekli bir kumaş olan ‘’Gutnu’’ örneği
İçe ipek veya pamuk kumaştan dikilen, uzun kollu ve yakasız ‘’Köynek’’ giyilir. Alta giyilen ‘’Şalvar’’ ise ipek, kadife ve pamuklu kumaşlardan, işlemeli ya da işlemesiz olarak yapılır.Her renkten dikilen, bol ve cepsiz olan bu kıyafet, bel ve ayak kısmına lastik takılarak kullanılır.Sırta ise genellikle bordo ve lacivert kadife kumaştan yapılmış; kolları, ön ve arka kısmı sim sırma işlemeli ‘’Cepken’’ veya ‘’Yelek’’ adı verilen kıyafet giyilir.
Başa ise; bordo renkli keçeden, tepelikli ve tepeliksiz olarak kullanılan ‘’Fes’’ takılır.‘’Tepelik’’ çeşitli madenlerden yapılmış, gümüşten yapılanları ise genellikle ‘’Savat’’ , ‘’Telkari’’ ve ‘’Güherse’’ adı verilen teknikle süslenmiş, bazen de taşlarla bezenmiştir.Bu feslerde yine ekonomik düzeye göre; altın, gümüş paralar veya ‘’Penez’’ denilen pirinç madeninden yapılmış para formunda yuvarlak metaller dikilmiş olur.Bazen bu altın ve gümüş paralar yanağa kadar iner ve bu kısma Elbistan’da ‘’Dulukluk’’ denir.Bazen de fesin üzerine kancalarla takılan ‘’Zülüflük’’ adı verilen, çeşitli madenlerden mamul, takı bulunur.Fesin üzerine gelecek şekilde örtülen ‘’Tülbent’’, ‘’Yazma’’ veya ‘’Şifon ’’ denilen, kenarı pul işlemeli ya da iğne oyalı eşarp, toka ile tutturulur ve bel hizasına kadar uzanır.Fes üzerine beyaz, siyah veya kahverengi ‘’Poşu’’ da kullanılır.Bu eşarplar fes olmaksızın da kullanılmıştır.Elbistan’da ‘’Bürgü’’ , ‘’Dürü’’ gibi isimlerle de bilinirler.Özellikle Adıyaman yöresinde sıkça kullanılan, eşarp veya poşuların üst üste ve çapraz şekilde bağlanması ile oluşturulan ‘’Kofi’’ ve Mardin’de yaygın olan ‘’Kıtan-u Hürbi’’ adı verilen baş bağlama tarzı Elbistan’da da kullanılmaktadır.



İpekli Gutnu elbisesi, değerli madenlerin süslediği fesi ve ‘’Dulukluk’’ ‘u ile bir Anadolu kadını örneği
 
Zinet ve takılar konusunda da Elbistan oldukça zengin bir yöredir.Maddi duruma göre bu takılar altın, gümüş, bronz gibi madenlerden ve çeşitli değerli taşlardan oluşmaktadır.Akik, mercan, firuze ve kehribar gibi değerli taşlardan yapılan kolyeler oldukça yaygındır.Elbistan’da kendine has adıyla anılan bazı takılar da mevcuttur.’’Hış Hış’’ veya ‘’Haşır’’ olarak adlandırılan takı buna örnek gösterilebilir.Üzerinde altın paralar olan beş altı sıra paralel zincirden oluşan ve yeleğe iki adet kanca yardımıyla takılan ağır bir takıdır.İçerisinde dua vb gibi yazıların bulunduğu ‘’Hamayıl’’ , ‘’ Cevşen’’ ve ‘’Muskalık’’ gibi isimlerle anılan; gümüş, alpaga ve bafon gibi madenlerden üretilen kolyeler uzun yıllar boyunca kullanılmıştır. Savat, telkari ve güherze tekniklerinin sıkça kullanıldığı görülmektedir.
Belde ise yine ekonomik duruma bağlı olarak altın, gümüş ve pirinç kemer bulunur. Özellikle savat ve telkari tekniği ile yapılan gümüş kemerler oldukça yaygındır. Tezgah dokuması kumaş veya kadife üzerine sim sırma motiflerden oluşan kemerler de olduğu gibi bunların üzeri gümüş plakalarla süslü olanları da yaygındır.Saten veya ipekten işlemeli veya işlemesiz kumaşlar ise önlük olarak kullanılır. 
Ayakkabı olarak deriden üretilen ‘’Maraş Yemenisi’’ sıklıkla kullanılır.Bu yemeniler koyu kırmızı renkte, deriden, burnu kıvrık, iç dikişli, topuklu ya da topuksuzdur.Çorap olarak işlemeli veya işlemesiz; yün, keçi kılı ya da pamuk ipliğinden yapılan çoraplar kullanılır.


ERKEK GİYİMİ
Erkek giyimi de aynı şekilde çevre yörelerden etkilenmiştir. Coğrafi koşulların kıyafetler üzerindeki önemli etkileri Elbistan’da da belirleyici olmuştur.Özellikle ulaşımın binek hayvanları ile sağlanması, at biniciliğinin yaygın olması şalvar ve bol pantolon benzeri kıyafetlerin sıklıkla kullanılmasını sağlamıştır.At biniciliğinde kullanılan, Elbistan’da ‘’Yamçı’’ olarak isimlendirilen, kalın kumaştan mamul, pelerine benzer bir giysi geçmişte oldukça yaygındır.‘’Çülahi’’ adı verilen kalın dokuma kumaştan; paçaları dar, bele doğru genişleyen bir pantolon çeşidi de sıklıkla kullanılmıştır.Bu pantolon genellikle çizme ile kullanılır.

1943 yılı Maraş geleneksel kıyafetli iki kişi (Orhan Saydam Arşivi
İçe ise ‘’Köynek’’ yada ‘’Göynek’’ olarak adlandırılan; kulaksız yaka, önü düğmeli, uzun kollu, pamuk veya ipek kumaştan dikilen gömlek giyilir.Üzerine ise cepken veya yelek (yelek ekonomik duruma bağlı olarak; kadife üstü tel sırma gibi tekniklerle yapıldığı gibi sade kumaştan yapılanlar da kullanılır) giyilir.Altına ise gök mavi, çağla yeşili, duman grisi veya siyah renkte ‘’Şalvar’’ giyilir.Bu şalvarların iki yanı sim sırma işlemeli olanları da mevcuttur.
 Bele ise tezgah dokuması kalın kumaştan beyaz renkte, bel kuşağı bağlanır. Bele sarılan bu kuşağa; tabanca kama veya saldırma denilen kılıçtan kısa bıçak türü takılır.Bazen de kuşağın üzerine veya kuşaksız olarak ‘’Palaska’’ veya ‘’Kütüklük’’ denilen deriden üretilmiş; çeşitli şeyler taşımak için gözleri bulunan bir kemer türü takılır.Genellikle kuşağın iç kısmına cep saati konulur ve saati gümüş bir köstek tutar. Bu köstek bazen ‘’Arnavut Zincir’’ den bazen de ‘’İpek Zincir’’ den yapılır.İpek zincir köstekler boyuna takılır ve ‘’Sürgü’’ denilen aparat ile sabitlenir.Köstek zincirinin bir ucu saatte, diğer ucu ise ‘’Sallama’’ adı verilen kısımdadır.Sallama bel kuşağından sarkar. Sallamanın beş veya daha fazla zinciri vardır ve bunların ucunda ise ‘’Koza’’ denilen gümüşler ve genellikle saat sahibinin mührü bulunur.
Başa kırmızı bordo keçeden fes veya konik şeklinde beyaz veya krem renkli keçeden ‘’Keçe Külah’’ kullanılır.Fesin veya külahın üzerine; siyah, kahverengi gibi koyu renklerde ‘’Poşu’’ veya sarık sarılarakta kullanılır. Bu keçeler Elbistanlı keçeciler tarafından üretilir.Kuzu yününden üretilen ‘’Astragan Kalpak’’ larda kullanılmaktadır.
Ayağa ise koyu kırmızı veya siyah renkte, deriden, burnu kıvrık, iç dikişli topuklu ya da topuksuz ‘’yemeni’’ giyilir.Taban derisi camız gönünden üretilen, diz kapağı altına kadar uzun sırım bağcıklı, burnu kıvrık, topuklarında demirden yapılan nalça ya da siyah parçalı ayakkabı olan ‘’Postal’’ ve ‘’Körüklü Çizme’’ de sıklıkla kullanılır. Çorap olarak işlemeli veya işlemesiz; yün, keçi kılı ya da pamuk ipliğinden yapılan çoraplar kullanılır.
Aynı zamanda ‘’Entari’’ de özellikle şehir merkezinde sıklıkla kullanılan erkek giysilerindendir.Genellikle beyaz, şeritli kumaştan boydan boya dikilir.Entari göğse kadar düğmeli veya boydan boya düğmeli olmak üzere iki çeşittir.Bazıları ise V yakadır ve bu entari çeşidi içten göynekle giyilir. Genellikle bele kuşak sarılır.
Sırta ise Elbistan’da eskiden ‘’Meşrah’’ veya ‘’Maşrah’’ denilen ‘’Aba’’ giyilir. Bu kıyafetAba ustaları tarafından, yün iplikle aba tezgâhlarında dokunur ve siyah tura iplik denen vurma iplikle zikzak yapılarak dikilir. Kısa kolludur, önünde düğme ve ilik olmaz, koltuk altı dikilmez.Önü açık olup ön kısmında ve arkasında sandık adı verilen motifler bulunur. Sırmalı aba, simli aba, kırmızı aba, boz aba gibi çeşitleri vardır. En değerli aba sırmalı abadır.Sırmalı abalar bazen ön kısım bele kadar şerit halinde, boyun kısmı ise 10 cm civarında tel sırma tekniği ile işlenir.Bu tarz abalar genellikle özel günlerde kullanılır. Kırmızı renge boyanmış yün iplikten dokunan kırmızı aba kırsal kesimde giyilen en yaygın aba çeşididir.

1896 yılında Elbistan Pınarbaşı’nda çekilen bu fotoğrafta Elbistan eşrafından üç kişiyi ‘’Maşrah’’ lı görmektesiniz.

Sim sırma işlemeli mavi maşrah. (Safi Arığ Koleksiyonu)
Günlük aksesuar olarak da bir çok şey kullanılmaktadır. Bunların en yaygını tesbihtir. Kehribar, katalin, oltu, kuka, sedef gibi materyallerden yapılan bu tesbihler 33 ve 99 olarak kullanılır.Sigara tabakaları ve ağızlıklar da oldukça yaygındır.Bu tabakalar gümüş, metal gibi madenler yapılmaktadır.En kaliteli tabakalar ise Van’da üretilen savatlı tabakalardır.
 
 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Orhan Saydam - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.