ELBİSTAN MÜKRİMİN HALİL LİSESİNDEKİ TALEBELİK YILLARIM VE SAYGIDEĞER HOCALARIM! (On birinci Fasıl)

 

On hafta önce yazmaya başladığım Elbistan Mükrimin Halil Lisesindeki talebelik yıllarıma dair hatıralarımı kaldığım yerden yazmaya devam ediyorum.

Son iki haftaki makalemde, Felsefe Hocamız Merhum Lütfi Yenel ile ilgili olan anılarımdan bahsediyordum. Şimdi bu anılara son bir tane daha ilâve etmek istiyorum.

Ankara’daki üniversite mezuniyetimden yıllar sonra, Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümüne akademisyen olarak atanmıştım.

Bilenler bilir, bizim Fakülte Beşevler’den Rektörlüğe giden yolun sol tarafında ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Hastanesinin hemen altında ve ona bitişik bir yerdeydi. Yolun sağ tarafında ve bizim Fakültenin karşısında da Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi vardı.

Başka bir tarifle bu her iki fakülte, otobüs terminaline doğru giden Konya yolundaki alt geçidin hemen sağ ve sol tarafında idiler.

İşte ben bir gün Beşevler’den Fakülteye doğru giderken, sağ kaldırım üzerinde rahmetli Lütfi Yenel Hocamla karşılaştım.

Tabiatıyla yıllar sonra Hocamı görünce heyecanlandım ve çok sevindim. Birbirimize yaklaşınca ceketimin önünü düğmeledim ve büyük bir saygıyla ellerine sarılarak öpmeye çalıştım. Ama o öptürmedi ve her zaman olduğu gibi bir pehlivan edasıyla beni tutarak kenara çekti. “-Akar ama İlhan mı, Nevzat mı?” dedi.

“-Nevzat, ağabeyim, ben İlhan’ım Hocam” dedim ve başladık ayaküstü sohbet etmeye. Ben kendi durumumu anlattım, O da kendi durumunu anlattı.

Eski talebesinin üniversiteye hoca olduğunu öğrenince çok duygulandı ve çok sevindi. Bunun üzerine rahmetli bana aynen şunları söyledi:

“-İlhan” dedi, “-Bak, sen maşallah bir üniversite hocası olduğun hâlde beni görünce büyük bir terbiye ve edep içerisinde ellerime sarıldın, öpmeye yeltendin” dedi ve devam etti: “- Şimdiki öğrencilerin bırakın elimi öpmeyi de sigara dumanını yüzüme üflemeseler, ona da razıyım” dedi ve gözleri doldu!..

Ben, “-Estağfurullah Hocam! Sizin, bizim üzerimizde büyük emekleriniz ve haklarınız vardır. Tabii ki ellerinizi öpmek, bizim için bir vazife ve şereftir” dedim.

Meğerse Hocamızın kızı Ankara’da Tıp Fakültesini kazanmış ve O’nu okutmak için mesleğinin son yıllarında tayinini Ankara’ya yaptırmış. Bu vesile ile Ankara’da bulunuyormuş ve o gün de Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinden diş tedavisi yaptırarak dönüyormuş.

Daha sonraları bu hanımefendi kızı Fakülteyi bitirecek, Elbistan’da doktorluk yapacak, hatta yanılmıyorsam Elbistan Özel Yaşam Hastanesi’nin kurucu ortaklarından birisi olacak ve benim çok aziz ve kıymetli dostum Dr. Saadettin Çetin ile de evlenerek mutlu ve huzurlu bir yuva kuracaktır.

Rahmetli Felsefe Hocamız Lütfi Yenel Bey ile böyle sohbet ederken, kendisi bir ara çantasından bir siyah beyaz fotoğraf çıkardı ve bana “-Bak bakalım, bunları tanıyor musun?” dedi.

Fotoğrafta yanılmıyorsam 5-6 kişi vardı. İçlerinden bazılarını tanıdım. Bunlardan bir tanesi yakışıklı arkadaşım ve aziz dostum Yapalak’lı Esat Bütün idi.

Esat Bütün o sıralar milletvekiliydi. Sanırım Hocamız da bu vesile ile eski talebesinin milletvekili olmasından dolayı gururlanarak bu eski fotoğrafı çantasında taşıyordu.

İşte Hocalık (öğretmenlik), böylesine özel, güzel ve ulvî bir meslektir. Tabiî ki gurur duyulacak talebeler yetiştirmek şartıyla!..

Ben, Lütfi Bey Hocamla Ankara’da karşılaştığım sıralarda, bizim Fakültenin Dekanı da birkaç sene önce rahmetli olan ve mezun olduğum liseye adı verilen merhum Ordinaryüs Profesör Mükrimin Halil Yinanç Beyin yeğeni ve mânevi evladı olan Prof. Dr. Refet Yinanç idi.

Sohbet esnasında Lütfi Bey Hocama, Refet Bey Hocamdan da bahsettim ve kendisini Fakülteye dâvet ettim.

Şimdi gelemeyeceğini ama daha sonra uğrayacağını ifâde etti ve vedalaşarak ayrıldık…

Hakikaten başka bir gün Lütfi Bey Hocamız, Dekan beyi ziyaret etti ve bu ziyaret esnasında Refet Bey Hocam beni de çağırdı ve hep birlikte bir müddet sohbet ederek hasret giderdik.

Her ikisi de Hakk’ın rahmetine kavuştu ve bu vesile ile her ikisine de Allah’tan gani gani rahmetler diliyorum!..

NOT: Devam edecek …

02 Ekim 2021

İlhan AKAR

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlhan Akar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.