BİZ NE İSEK O OLALIM

Önceki hafta 90’lı yıllarda derslerine girdiğim öğrencilerimle karşılaştım. Oradan buradan derken eğitime ve yaşam çizgisine geçtik. Gençlerden biri, popüler kültürün etkisinde olumsuz algılar altında olan çocuklara; doğruluğun, dürüstlüğün aşılanmasının şart olduğunu söyledi. Kendi çocuklarına dürüstlüğü, güzel ahlaklı olmanın en değerli kazanç olduğunu anlattığını ancak bunun hayattaki karşılığının çok yıpratıcı ve yorucu olduğunu söyledi. Günümüz insanlarında tutarsızlıklar ve yalanlar çok olduğundan çocuklarının ezilmesinden korkuyorum, ama her şeye rağmen biz ne isek o olmalıyız dedi. Yüce düşünen genci kutluyorum.  İsviçreli Psikolog Carl Gustav Jung’ın anlamlı tespiti; kişi niçin var edildiğini anladığında sorunlarından kurtulabilir!

Ben de diyorum ki; her ne olursa olsun insan, kendi hamurunda yoğrulmalı, kimseye yük olmadan, kimseye yaslanmadan, kimseye zarar vermeden yaşamayı öğrenmeli. Bir insan kendi başına dik durması gerekir, dik tutulması değil.

Aynı genç fakültede okurken, öğretmenle tanışma faslında; öğrencilerin geneli kardeş sayılarını 1 ve 2 olarak cevapladılar. Sıra bana gelince 5 kardeş olduğumu söyledim. Öğretmen dahil herkes hayretle baktılar. Çok kardeş olmayı gericilik olarak görüyorlardı. Ben 10 kardeş olduğumu nasıl söylerdim?  Genç 10 kardeşi olduğunu ancak 3. Sınıfta söyleyebilmiş. Aslında biz ne isek o olmalıyız demi hocam dedi. Bende tabi ki olması gereken o dedim.

İnsan, insanlar arasındaki ilişkilerde anlaşılır. İnsanın muamelelerine bakınca anlıyorsun. Ucuz kahramanlığın bir çözüm olmadığını akıllı insanlar bilirler. Çünkü bunu yaşam öğretmiştir onlara.

İnsan, etiketle veya etiketlinin yanında durmakla değer kazanamaz. En güzel etiket güven ve itibardır.  Birey kendisi olmalı, başkası üzerinde kendisini ifade etmemeli. İnsan yüzde yüz dürüst olmalı, yararlı olmalı ve yaşama değer katmalı. Dürüstlük; kişinin bildiğini söylemekle... İşine geleni söylemek arasında yaptığı bir tercihe dayanan bir ahlak sorunudur. Dürüstlük vefadır, dürüstlük yanında olmayan kişilere sadakattir. 

YANLIŞ YOLLARDAN DOĞRU BULUNMAZ

Öyle kişiler var ki;  mağdurken mazlum olup, güç eline geçtiğinde zalime dönüşüyor.  Ve hatta eleştiri, doğruculuk perdesi arkasında yakıcılık ve yıkıcılık yapıyorlar. Dikkat edilmeli.

Gerçekler utangaç, yalanlar ise arsızdır. Bilinsin isterim.

Demem o ki; başkalarının mutsuzluklarından beslenseniz de huzura kavuşamazsınız. Birinin hakkını yiyerek, doyamazsınız. Birini ağlatıp, gülemezsiniz. Başkalarını karalayarak, aklanamazsınız. Birilerine iftira atarak kendiniz temiz kalamazsınız. Birilerinin hayallerini yıkarak kendinize gelecek kuramazsınız. Birini küçük düşürerek, büyüyemezsiniz.  Birinin sırtına basarak yükselemezsiniz. Kısaca birilerini parça parça ettiğinizde, kendiniz bütün kalamazsınız. Ve acıyor gibi yaparak acıtırsanız, çözüm olamazsınız ve huzura eremezsiniz. Çünkü sağlam yapı sağlam malzeme ile olur.

Günün sözü: Doğru söyleyip birini ağlatmak, yalan söyleyerek güldürmekten iyidir. Öyle... (P.Coelho)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Emin Elagöz - Mesaj Gönder

# olan

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.