-TECRÜBE İLE SABİT -17-

Pala Zekeriya klasiği:-lll-

‘Onlar adam değil’ hikâyesi:

Yine bir gün, adliye durağında cipiyle sırada bekleyen Pala Dayı, aralarındaki yayla davası için gelip de duruşmalarının geç saatte bitmesinin ardından kendi aralarında konuşmaya başlayan iki komşu köyün sakinlerine kulak misafiri olur. Köye o saatte dönmenin güçlüğünden bahseden köylülerin mahzunluğu, akşama devrilen günün esmerliğinde kaybolup gitmektedir.

Olup biteni gözleyen Pala Dayı, o daalden adliyenin önüne doğru yürür. Ve köylülerden birinin yanına yanaşarak ‘Köye dönmek için arabanız var mı?’ diye sorarak, malum durumu bir de yakından işitmek ister.

Sorduğu adam ‘Yok!’ der.

-Peki, bunca adam ne yapacaksınız?

-Mecburen bir cip tutup gideceğiz!..

-Benim cipim var. İsterseniz sizi götürebilirim... 

-Kaça götürürsün?

-Hangi köye gideceğinize bağlıdır...

-Yarımız falan köyden, diğer yarımız da filanca köyden...

(Söz-konusu köyler o sırada Elbistan'a bağlı iken, 20 Mayıs 1990'da ilçe olan Nurhak'la birlikte Elbistan'dan ayrılmıştır.)

-Kaç kişisiniz?

-Dokuz kişiyiz...

-İki ciplik adamsınız yani!..

-Hee, öyle görünüyor...

-Sizi şu kadar paraya götürürüm!..

Üç aşağı-beş yukarı pazarlık ederek sonunda anlaşırlar.

Ve o dokuz adamı cipe tıka basa doldurarak yola koyulurlar.

Olacak bu ya, yolda trafik bizim cipi durdurur.

Cipte dokuz yolcu bulunduğunu gören polis memuru Pala Dayı'ya ‘Sana ceza yazacağım!..’ der.

Bunun üzerine Pala Dayı'yla polis memuru arasında şu konuşma geçer:

-Niçin ceza yazacaksın?

-Fazla yolcu almışsın!..

-Olur mu memur bey, bu vesayit benimle birlikte dört kişilik değil mi?..

-Evet!

-Eee, zaten benimle birlikte dört kişi aldım!?..

-Peki, ya bunlar ne oluyor?

-Onlar (bir etnik grubun adını anarak) adam değil memur bey, onlar ....!?’ deyiverir.

(Buradaki kelime, yanlış yöne çekilmemesi için noktalarla geçiştirilmiştir. Hiç kimse ve kesimi tahkir etmenin aklımızdan dahi geçmeyeceği açıktır. İngiliz lakabıyla anılan Küçük Mehmet Oğulları kabilesine mensup Hilmi Küçük'ün -1950-  ağzından alınan bu olayı aktarmaktaki amacımız da, köylülerin ve kimi kesimlerin şehirlilerce küçük görüldüğü bir dönemin havasını yansıtmaktır.)

Polis memuru, onun bu sözünü kabul etmese de, İncili Çavuş misali sergilediği hazır-cevaplıktan dolayı, Pala Dayı'ya ‘Cipten inenleri geri bindir, sana ceza yazmayacağım’ der. 

Pala Dayı da yolcularını tekrar cipe bindirerek Nurhak istikametine doğru yoluna devam eder...

 

Not: Bu Yazıya kaynaklık eden, İngiliz lakabıyla anılan Küçük Mehmet Oğulları kabilesine mensup Hilmi Küçük'e -1950- teşekkür ederim.

 

Devam edecek...

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Gözükara - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.