TECRÜBE İLE SABİT -9-

Afşin'in Sevin köyünde yaşayan Hacı Kâyelerin* önde gelenlerinden birinin beş-altı erkek çocuğu vardır. Ağa kafasında olan adam, o zamanın şartlarında yiğitliği sever. Bu yüzdendir ki, çocuklarından vurucu-kırıcı cinsinden olan en küçükleri babasının gözüne ve en sevgilileri arasına girmiştir. Vukuatsız günü geçmez; her yıl bir adamı döver ya da yaralar, arada birini öldürdüğü de olurmuş.

Bundan dolayı, baba onunla gurur duyarak "Ağan sana kurban!.." diye iltifat edermiş. Diğer çocuklar arasında moral bozukluğuna sebep olan babanın bu tutumu, tabii büyük çocuğun da hiç hoşuna gitmez, içten içe içerlermiş.

Yine bir gün, küçük oğul birini vurur. Jandarmalar gelmiş, olay yerine keşfe gidilecek. Baba, büyük oğlunu alıp, her zamanki gibi gene laf 

çakıştırarak keşif yerine gider. Ağa'nın canı çok sıkkındır. Çünkü gözbebeği çocuğu tevkif edilmiş, eli kelepçeli olay yerine getirilmiştir.

Keşif esnasında, büyük oğlan silahını çekip, tutumunu beğenmediği jandarmalardan birini vuruverir. Oradakiler takdir beklerlerken, Ağa, savcıdan da önce davranıp "Ulan eşşoolu eşşek, jandarmayı niye vurdun?.." diye bağırıp çağırmaya başlamasın mı?!.. Herkes şoktadır. Babasından iltifat yerine azar işiten oğul "Âa, Âa, (Ağa Ağa)! Ne yapsam yaranamıyorum sana! Bak jandarmayı vurdum gene kızıyorsun!" der. 

Bu olay, gitgide, beğenilmesi gerekirken beğenilmeyen işler konusunda "Jandarmayı da vursam sana yaranamam" diye darb-ı mesel haline gelir.

 

Not: Bu yazıya kaynaklık eden sayın Kemal Alp'e teşekkür ederim

 

***

 

 

Benzer bir olay da Elbistan Küçükyapak'da geçer:

 

Zeynep Bacı Koca Mustafa'yla evlenir. Mustafa oldukça titiz biri olduğundan, Zeynep Bacı ne yapsa ona yaranamaz.

Bu arada, eskiler hanım dövmeyi de erkeklikten saydıkları için, Mustafa da, Zeynep Bacı'yı sık sık dövmektedir.

Tabii, Zeynep Bacı, bu durumdan oldukça muzdariptir.

Bir gün, Elbistan'a giden Koca Mustafa, yaklaşan kışta akmasın diye, dama atılmak üzere bir çuval tuz getirir.

Tuzun oldukça esmer olduğunu gören Zeynep Bacı, "Benim adam bana kirli deyip duruyordu. Şu tuzu yıkayım da, görsün nasıl temiz olduğumu!" der.

Ve tuzu alıp büyük bir leğene (teş'e) dökerek bir güzel yıkar.

Sonra da, yıkadığı tuzu tuz torbasının üzerine sererek Koca Mustafa'nın gelmesini bekler.

Mustafa gelir gelmez de, yıkadığı tuzu ona gösterir.

Bir çuval tuzdan geriye kalanları gören Koca Mustafa "Tuzun yıkandığı nerede görülmüş?" diyerek Zeynep Bacı'yı bir daha döver.

Zeynep Bacı kapının önüne oturup ağlamaya başlar. Onu böyle gören komşusu "Ne oldu Zeynep?" diye sorunca da "Tuzu yıkadım, Koca Mustafa'ya yine yaranamadım" der.

Sevdiği kadar sevilemeyen Zeynep'in söylediği şairin kulağına ulaşınca, aldı kalemi kâğıdı bakalım neyi nasıl söyledi:

 

Olmadı

 

Tuzu yıkayarak günde kurutup

Herifine paya sattı olmadı

Ocağın üstünde aşı unutup

Boranıyı sıcak kattı olmadı

 

Kaygı kasavetsiz bir anı yoktu

Derdi dediğinden dahada çoktu

Doktordan çekindi ilaçtan korktu

Kızılcık şerbeti yuttu olmadı

 

Çektiği çilenin gelmedi ardı

Sinesini vura vura dağladı

Armuda alıca çaput bağladı

Gözü yaşlı dilek tuttu olmadı

 

Kara kader kara yazı ağ olmaz

Başı belalının başı sağ olmaz

Menekşe sümbülsüz gülsüz  bağ olmaz

Bülbülü çalıda öttü olmadı

 

Gönülsüz çalınmaz gönülün sazı

Kıştan farksız idi baharı yazı

Of çekip inlerdi arada bazı

Her işin başında bitti olmadı

 

Balık bağrı gibi içeri yara

Yaslanıp ağlardı kerpiç duvara

Çoban tutmadılar o yıl  davara

Koyunu kuzuyu güttü olmadı

 

Sardığını kurutulmuş sarmaşık

Zülfün her teline duygu dolaşık

Yanmayan yakamaz deyince âşık

Gözükara'm gibi tüttü olmadı

 

Böylece, bu olay da "Tuzu yıkadım, ama sana yine yaranamadım" şeklinde darb-ı mesel haline gelir.

 

* Kâye: Kâhya, muhtar. 

 

Ezcümle, "Ölçünün eğri olduğu yerde doğru sonuç alamazsınız"

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Gözükara - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.