ELBİSTAN MÜKRİMİN HALİL LİSESİNDEKİ TALEBELİK YILLARIM VE SAYGIDEĞER HOCALARIM!

(İkinci Fasıl)

 

Geçen hafta itibariyle yazmaya başladığım Elbistan Mükrimin Halil Lisesindeki talebelik yıllarıma dair hatıralarımı kaldığım yerden yazmaya devam ediyorum.

Aklımda kaldığı kadarıyla ortaokulda okurken saygıdeğer hocalarımızdan bazıları şunlardı:

Matematik Hocası Ahmet Muhtar, Fen Bilgisi (FKB) Hocası Şükrü Erman (uzaktan akrabamız da olur), yine uzaktan akrabamız olan Tarih Hocamız Azmi Eser (sınıf arkadaşım Mehmet Eser’in amcası), Tarih ve Fransızca Hocamız Şeref Yenel (Felsefe Hocamız meşhur ve merhum Lütfi Yenel’in kardeşi), yine Fransızca Hocamız Avukat Mustafa Çolakoğlu ( Nurhak’lı), Fransızca başka bir kadın Hocamız, yanılmıyorsam Biyoloji Hocamız Gülümser Hoca, Trabzonlu bir Türkçe Hocamız, yine Türkçe Hocamız Uğur Özcan ( kıymetli ağabeyimiz ve değerli dostumuz Dr. Atilla Özcan’ın ağabeyi), Din Dersi Hocamız Numan Hoca, çok disiplinli olan Elazığlı Beden Eğitimi Hocamız, Resim, Müzik Hocalarımız hepsi ama hepsi çok değerli hocalardı!..

Adlarını unuttuklarım veya hatırlayamadıklarım varsa lütfen beni bağışlasınlar!..

Ahmet Muhtar Hoca Kızılcaoba Mahallesi’nde otururdu ve hatırladığım kadarıyla da notu çok kıttı. Ya da ders Matematik olduğu için belki de bize öyle gelirdi. Ama sınıf arkadaşım olan ve şu an Bursa’da doktorluk yapan İsmail Özcan’ın Matematiği çok iyiydi. Yüksek notlar alırdı.

Ben özellikle Türkçe, Tarih ve Fransızca derslerinde çok iyiydim. Hemen hemen tam notlar alırdım. Ortaokulda okurken, Allah razı olsun Trabzonlu Türkçe Hocamız, Tarih (sanırım ortaokulda Sosyal Bilgiler dersi vardı) ve Fransızca hocalarımız, bu derslerin temellerini benim üzerimde iyi atmışlardı.

Kendilerine müteşekkirim!..

Aslında Ortaokul birinci sınıfa başladığımızda, hangi yabancı dili okuyacağımız kura ile belirleniyordu. Yanılmıyorsam İngilizce dersi programa yeni girmişti ve çok popüler de değildi. Genellikle Fransızca okutulurdu. Çünkü o zamanlar ülkemizde Fransız kültürünün etkileri, İngiliz ve Amerikan kültürüne nazaran daha dominant idi ve entelektüel çevrelerde güncelliğini de hâlâ muhafaza ediyordu.

Kurada bana İngilizce çıkmıştı ama, ağabeyim Nevzat Akar Fransızca okuduğu için yardımı dokunur düşüncesiyle Fransızcayı seçtim. Daha doğrusu Salih Temeltaş isminde bir köylüm ile becayiş yaptım. O zaman böyle bir takas usulü vardı.

Ama üniversite sonrası master ve doktora yaparken İngilizceye şiddetle ihtiyaç duydum. Çünkü bizim pedagojik anlamda eğitime dair yeni araştırma ve çalışmaların çoğu İngilizce referanslı idi. Dolayısıyla bu süreç içerisinde belirli ölçülerde İngilizce öğrenmek zorunda kaldım.

Fransızcadan bahsetmişken, ortaokulda Kadir Yalçınöz isminde bir sınıf arkadaşım vardı ve Kadir ile aynı sırada otururduk. Benim Fransızcam iyiydi ama Kadir’in kelime bilgisi benimkinden daha da iyiydi. İkimiz de tam not alırdık. Yani 10. O zaman 10’luk sistem vardı.

Nitekim Kadir daha sonra Eğitim Enstitüsü sınavını kazanacak ve Fransızca öğretmeni olacaktır. Ancak Kadir birkaç yıl öğretmenlik yaptıktan sonra bir takım talihsiz olaylar yaşayacak ve akabinde Elbistan Belediyesi’nde bir müddet çalıştıktan sonra buradan emekli olacaktır.

Sanırım ortaokul son sınıfta okuyorduk. “Deli” Şeref diye tâbir edilen (Hocam beni bağışlasın, çünkü doğal olarak talebeler arasında her hocanın bir lakabı vardı. Gerçi ben lakap takmayı hiç sevmezdim ve doğru da bulmazdım. Âdetim değildir. İnsanlara isimleriyle hitap etmek gerekir. Hele de bu saygıdeğer hocalarımız olursa!.. Zâten ben kendi hâlinde, sadece dersleriyle ilgilenen, kötü alışkanlıkları olmayan, hocalarına saygıda kusur etmeyen bir öğrenci profiline sahiptim.) Şeref Yenel, Fransızca dersimize geliyordu. Aklımda kaldığı kadarıyla Hocamız çok asabi ve çok disiplinli idi. O yüzden sınıfta çıt çıkmazdı ve derste muazzam bir sessizlik oluşurdu.

İşte böyle bir ahvâl ve şerait içerisinde Şeref Hocamız sınıfa daha yeni girmişti. Sınıfta muazzam bir sessizlik oluşmuş ve ders de henüz başlamamıştı. Biz Kadir’le şöyle orta sıranın arkalarına doğru bir sırada birlikte oturuyorduk. Ders Fransızcaydı ya!.. Ben o sırada Kadir’e Fransızca bir kelimenin anlamını sordum. O da cevap verdi. Ama mübarek Kadir’in sesi borazan gibiydi. Yani Pavarotti gibi mikrofonik ve gür bir sese sahipti.

Tabiatıyla pür sessizlik içinde bulunan sınıfta Kadir’in sesi duvarlara çarparak yankılandı. O sırada Şeref Hoca herhâlde yoklama işleriyle meşguldü. Hocamız sesi duyar duymaz başını kaldırdı ve Kadir’le göz göze geldi.

Kadir’i hemencecik tahtaya çağırdı, uzun burnundan tuttu ve şiddetli bir tokat aşk etti. Tabii Kadir’in burnu kanadı, yüzü kıpkırmızı oldu ve burnunu yıkaması için Hoca onu lavaboya gönderdi.

Ben o zaman çok üzülmüştüm. Çünkü istemeyerek de olsa Kadir’in tokat yemesine ben sebep olmuştum. Bu vesileyle sevgili dostumdan helâllik diliyorum!..

Yanılmıyorsam Şeref Hocamızın bir tokatını da ya ben ya da ağabeyim yemişti. Ben kendim için tam olarak hatırlayamadığıma göre herhâlde ağabeyim yemişti, ben de şahit olmuştum. O zaman Hocamıza çok içerlemiştik!..

Olay, basketbol sahasının etrafını çevreleyen okul istinat duvarının biraz yıkık olan bir köşe taşından karşı tarafa doğru geçerken olmuştu. Karşı taraf da Kızılcaoba Mahallesi’ndeki Devlet Hastanesi’nin arka taraflarıydı ve evimize de çok yakındı. Ama oradan geçmek yasaktı… Ağabeyim işte sırf bu yüzden Şeref Hoca’nın tokadını yemişti!..  

Sanırım Şeref Hocamız da o gün nöbetçiydi ve onun için buralarda dolaşıyordu…

NOT: Devam edecek…

31 Temmuz 2021

İlhan AKAR

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlhan Akar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.