ÜZÜLDÜĞÜM ŞEYE BAK

Bir aile düşünün baba mühendis, düşük maaşla çalışıyor ve işvereni mobbing uyguluyor.  Anne öğretmen, müdür ders programlarını adaletli yapmıyor, kayırma var. Bir çocuğu özel sektörde düşük ücretle çalışıyor, idare ediyor. Bir başka çocuğu işsiz, babadan geçiniyor. Ve üçüncü çocuk da öğrenci. 5 kişilik aile de beş farklı hal.  Çocukların sorunları ilk sıraya yerleşiyor. Ancak aile de değersizleştirmeler varsa sorunlar daha da artıyor. Ne yaptın ki, yapmasaydın gibi olumsuzluklar çoksa orada hukuksuzluklar başlıyor ve durum kamuya yansıyor. O nedenle hayatın akışında her alanda sorumluluklar adil dağıtılmalı ve doğru yöntemlerle çözülmeli ki; üzülmeyelim.

Onun için her yerde düzgün bir şahsiyet eğitimi gerekiyor. Bu eğitim de doğrulukla başlar. Doğruluk da ailede başlar. Burada anne ve babaların durduğu yer önemlidir. Aileden sonra okul, sosyal medya, siyaset ve stk’lara büyük görevler düşüyor. Herkes payına düşeni yaparsa karakteri sağlam bir nesil yetişmiş olur ve gelecek güzel olur. Değilse hep üzülürüz.

Türkiye’de emeğe yeterince değer verilmiyor. Devletin ve milletin sırtından geçinenlere ödül verilmektedir. Emek vererek ekmeğini taştan çıkaranlar ise haklarını yeterince alamamaktadır. Çıkarı söz konusu olduğunda hak, hukuk ve adalet kavramı unutulmaktadır. İnsanların çaresizliği sömürülmektedir. Parasal gücün hak ve adaletin önüne geçmesi toplumu zehirliyor. İşte bunlara üzülüyorum.

Bir canlıya zarar vermek, bir nehri kirletmek insana zarar vermekle aynıdır. İnsan ve doğa aynı statüdedir. Kendi menfaati için doğa ve canlılar yok ediliyor. Denizler kirletildi, hava, çevre kirletildi. Ve 28 Temmuz’dan beri de ormanlar yanıyor ((128 yerde) ve yakılıyor. Ona üzülüyorum.

 Hukuk devletinin tesisi için toplumu oluşturan bireylerin, kendilerinden başka herkesin hukukuna saygılı olması gerekir. Bana adil davranılsın gerisi umurumda değil diyenlerin olduğu yerde hukuk devletine erişemezsin. Herkes haklı olduğuna inanıyor ve hiç kimse haklılığını objektif ve hakkaniyetli bir terazide tartmıyor ve ortak insani değerlere yanaşmıyor. Aile bireylerinden başlayarak, miras davalarına ve komşu ilişkilerine kadar her alanda yaşadığımız sorunlara bakınca bunu anlıyor ve üzülüyorum.

Kaliteli bireyler ve kaliteli toplum olmadan kaliteli hukuk devletine ulaşamayız, ulaşamıyoruz da. 

Herkesin ürettiği hizmet ve yaptığı görev karşılığında hak ettiği maddi ve manevi mükâfata kavuşturulması, nimetin ve sıkıntıların adalete uygun dağıtılması gerekiyor. Olmayınca üzülüyorum.

Kendisine yalan söyleyen ve kendi yalanına inan, gerçeği tanıyamaz hale gelir ve saygıyı kaybeder. Birine nefreti, diğerine güvensizliği ve sevgisizliği ile davranan insan doğruyu bulamaz. Her zaman gerçeğin yanında olmalıyız. Kötülükten sakınmalıyız. Çünkü kötülük ölümden daha hızlı yayılır. Kötülükse kötülük, zorbaysa zorba demekle düzelemeyiz. Öyle bir yöntemi kullanmanın sonu kötüdür ve o yöntemle herkesi dövebileceğini sanmak kötülüğü doğurur.  İşte halimiz bu. Buna üzülüyorum.

Kendine söz geçiremeyenlerin yanlışları hayatımızı zora sokuyor. Hayata zarardan başka katkısı olmayanların çoğalması ve herkese parmak sallamasına üzülüyorum.  Üzüldüğüm şeye bak! Sanki umurlarında... Ama üzülsem de yine zor olan hakikatin yanında olmaya devam diyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Emin Elagöz - Mesaj Gönder

# olan, aile

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.