TECRÜBE İLE SABİT -7-

Sultan Süleyman'la bir akrabalık var amma...

 

Eskiden böyle değildik...

Burada, 'eski' dediğimiz  zaman dilimi ile;

Elektriğin olmadığı,  gaz lambasının kırılan cıncığının şehirden iple boyunda taşındığı, ham çarığın yerini karalastiğin -gıslavetin- aldığı, parayı geçin, unun, samanın, bulgurun dahi ödünç verilip alındığı, hasta komşuya hedâye olarak götürülüp yastığının altına sokulan portakalın yenilmeyerek bir başka hasta komşuya geçmiş olsuna götürüldüğü, ümmeci (imece) usulüyle işlerin kolaylaştırıldığı dönemi kast ediyoruz.

Komşunun komşusunun külüne muhtaç olması bir yana, dostluğuna bile ihtiyaç duyulmadığı bu dönemde yazdığım bu yazıların gayesi, eskiyle yeninin kıyası değil, temasını ve devamlılığını amaçlamaktır.

Başarının tebrik, çalışmanın takdir ve hakkın teslim edildiği o günlerde kurt kuşla birlikte, bizim Mustafa Emmi de kısmetinin peşindedir...

Mustafa -Ekici- Emmi'nin ( Afşin) Tanır'ın güney yamaçlarında yetiştirdiği üzüm teyeklerinde sarı bannı üzümlerin yavaş yavaş kızarmaya yüz-tuttuğu günlerde, bağa dadanan serçe sürüleri oldukça fazla hasar vermektedir. Bu durumdan muzdarip olan Mustafa Emmi bir gün, alır tüfeğini omzuna, düşer bağın yoluna....

Oraya vardığında ne görsün... bağın içi serçe sürüsünden geçilmiyor. Hareket halinde olmalarının yanı-sıra, durumdan memnun oluşlarını gösteren cıvıltıları Mustafa Emmi'yi deli etmeye yeter de artar bile...

Ve omuzundan çıkardığı tüfeği havaya doğrultarak bir el ateş eder. Tüfeğin sesinden ürkerek havalanan serçeler iki gruba ayrılır. Bir grubu bağın içerisindeki alıç ağacına, diğeri ise bağın kenarındaki payam çalılıklarının üzerine konar. Ve başlarlar ötmeye...

Mustafa Emmi'ye öyle gelir ki, alıç ağacının dallarındaki serçeler "Hış ettik... hış ettik... hış ettik... hış ettik..." derken, çalılardaki serçeler "Haşim!.. Haşim!.. Haşim!.. Haşim!.." diye seslenmektedirler. Yani "Bu bağın hışını çıkardık, sırada kardeşin Haşim'in bağı var!.." demektedirler. Tabii bu durum bizim Mustafa Emmi'yi daha bir dellendirir.

*

Bir keresinde de, Mustafa Emmi'nin oğlu Eflatun Ekinci, Tanır Bozyer'den kalkarak, Kangal köyündeki teyzesini ziyarete gider. Söz uzar, Eflatun yatıya kalır.

Hurman çayının üstünde kurulu olan Kangal köyü, oldukça yeşillik ve bir o kadar da ağaçlıklı bir yerleşim yeridir. Dolayısıyla da sivrisineği bol olur.

Yatması için hazırlanan odaya geçen Eflatun'un, lambayı söndürüp yastığa başını koymasıyla birlikte sivrisinekler saklandıkları yerden çıkarak başlarlar, bu yeni gelen misafirlerinin başında halay çekmeye...

Halay arasında da, seslerini titreterek sordukları "Adınnn...neyyy?! Nerdennnn...geldinnn?.. Nirelisinnn, kimsinnnn?.." şeklindeki soruların uzayıp gitmesi karşısında uyuyamayan Eflatun kalkıp yastığın üzerine oturur. Ve başlar sivrisineklerin sorularına cevap vermeye:

"Adım Eflatuuunnn!.. Bozyelliyimmm!.. Bozyer'den geldimmm!.. Sabaha Bozyer'e gideceğimmm!.."

Tek başına yatmakta olan Eflatun'un odasından gelen sesler üzerine içeri giren teyzesi "Kimle konuşuyorsun?.." diye sorar. Eflatun'un "Kimle olacak... sivrisineklerle!.." demesi karşısında da şok olur.

Ve "Senin baban da serçelerle konuşurdu. Bizde Sultan Süleyman'la bir akrabalık var amma tam çıkaramıyom..." diyerek kapıyı çekip çıkar.

 

Ezcümle: Mevcut durumun tesbiti için aynı dili konuşmaya fazla gerek yoktur. Akledin yeter!..

 

Not: Bu yazıya kaynaklık eden sayın Şeref Topaktaş'a teşekkür ederim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Gözükara - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.