BLOK ZİNCİRİ VE KAPİTALLER

Finansal tavsiye değildir!!!  Pek çok bilgi verici yazılı ve görsel medya unsurunda konu anlatıldıktan ve zihinler cezbedildikten ve bu ‘Zincir’ e yeni meraklı halkaları ekleme çalışmaları yapıldıktan sonra, şeytanın savunması gibi… Benim bir tavsiyem yönlendirmem olmadı babından… Bakın ben en başta diyorum ve işin para olan kısmına girmiyorum. Nedir bu blok zinciri ya da daha bilimsel yaklaşılırsa kayıt zinciri bu konuyu ve üzerindeki çekişmeyi anlatacağım.

Sene 2008 yani çok eskilere gitmiyorum, sanırım 31 Ekim 2008 de birkaç sayfalık bir makale internette yayınlandı ve blok zinciri ile merkezsiz para iletim teknolojisi geliştirdik- geliştirilebilir denildi… Denildi diyorum çünkü bu makaleyi yayınlayan Satoshi NAKAMOTO gerçek mi, hayalimi bir grubun kod ismi mi bilen yok. Yani kendisi Kripto! Kripto dediğimde yine para kısmında değilim işin. Kriptoloji diye bir bilim dalı var dünya üzerinde ikinci dünya savaşında pik yapmış bir bilim. Nazilerin Enigma şifrelerinin çözülmesi ve u-bot ağının yok edilmesini sağlamıştır ve nazi deniz savunma hattı çökerek savaş kaybettirmiştir bu bilim, şifre kurup çözüyorlar, geliştiriyorlar vs… Artık bilgisayar çağında olduğumuz için bu kriptoloji işi doğal olarak bilgisayar üzerinden ilerliyor. 2008 kritik yılından daha önceleri peer to peer ( P2P) yani kişiden kişiye para veya değiştirilemeyen elektronik varlık transferi hakkında çalışmalar yapılmış bunun nasıl şifrelenebileceğine dair teoriler geliştirilmiştir. Bunlara 1990 lı yıllardan sonra Cyberpunk isminde adı üstünde ‘Punk’ ruh hali ile her yerleşik yapıya düşman olan bir grup genç beyin ön ayak olmuş, hatta bir banka kullanmadan para transferi fikrini geliştirmişlerdir.

Konuya yine biraz merak katmak için bugünkü coin mücadelesi neyi amaçlıyor diye merkez ve merkezsizlik yapısını anlatarak blok kayıt zincirinin ne olduğunu daha iyi anlatabilirim. Aslında bugüne kadarki olan herkesin bildiği hikâyenin özeti şöyle; Serbest piyasa ekonomisi kapitalizmin biz gelişmekte olan ülkelerdeki yumuşatılmış ismidir. Kapital sermayedir, ana paradır. Kapitalin bir diğer manası ise merkez yani başkenttir. Kapitalizm kapital yani merkez arar! Bu merkezler ise tabi ki düşündüğünüz merkez bankaları ve bunların kontrolündeki bankacılık sistemleridir. En başta rezerv paranın sahibi olduğu için Amerikan merkez bankası (FED) tüm dünyadaki para akışını kontrol eder ve diğer paraların değerlerini belirlerler. Peki para nedir nasıl icat olmuştur çok kısa parayı anlatırsam; Kapital ekonomi tamamen güvene, güven miktarına dayalı insan psikolojisinde yaşayan bir kurgusal organizmadır. Yani bir şirkete güveniyorsan hissesini alırsın, bir paraya güveniyorsan o parayı toplarsın. Bu kadar basit. Para ise bu duygusal organizmanın kanıdır. İnsanlık ekonomiyi takas yolu ile keşfetmiş akabinde her şeyi takas ile değiştiremeyeceğini keşfetmiştir, yani karşıdakine ihtiyacı olmayan bir şeyler sunup ondan kendi ihtiyacı olan bir şeyleri alamayacağını görmüştür. Bu her insanın karşısına çıkınca alışverişi gerçekleştirmek için sabit ve her zihinde kabul gören bir değer oluşturma ihtiyacı duymuştur. Bu en başta tuz ve deniz kabuklarıydı… Örneğin bir ekmek 10 gram tuzdu ve yaşadığınız bölgede bu yan komşunuz içinde aynı değerdeydi, bir bıçak 1 kilo tuza alınabilirdi veya tarım için bir inek 1 ton tuzdu. Sonra bu değer tamamen zihinsel ama maddi bir varlık olan paraya dönüştü. Lidyalılar buldu diyorlar sağ olsunlar, bir inek için 1 ton tuzu nasıl taşısın insanoğlu… Tamamen zihindeki güven duygusuna dayalı olan bu para daha sonra statü sembolü de oldu, krallar tahta çıktıklarında üzerlerinde resim ve mühürleri olan paralar bastırdılar… Madeni paralarda bir süre sonra hayalimizdeki evi, gemiyi, şatoyu alamayacak kadar ağırlaşınca bu paraları toplayanlar ve depolayıp paradan para kazanan merkez bankaları tekrar devreye girdi ve banknotu icat ettiler. Banka notu olan kâğıt paraları size veririz, bu üstü tarafımızca yazılı ve imzalı kağıtlar ile hayalinizdeki evin sabiti olursunuz denildi ve kâğıt para dönemi başladı. Bu dönem madeni paraların hüküm sürdüğü kadar uzun süre hüküm süremedi zira teknolojide gelişiyor kâğıt ve demir paraların sahtesinin yapılması kolaylaşıyordu. Hem kapitalizmin faiz fonksiyonu sonucu yine büyük bir şeyler alırken çok fazla sayıda gerekmesi ve taşınmasının zorluğu ve tehlikeli olması yüzünden hem de bu kalpazanlık faaliyetleri merkez bankalarını kara kara düşündürdü. Merkezin sahibi bankalara 1980’ lerden sonra yeni bir fikir ürettirdi; Paranın dijitalleşmesi. Artık paranız merkezin ve devletin güvencesinde hesabınızda sadece bir sayı ve kartlar ile aktarılabilen dijital bir meta oldu.

MÖ. 4500’ den, MS 1990’ lara kadar olan ekonomi hikayesini çok kısa özetledikten sonra ikinci paragrafta anlattığım ve ana konumuz olan her şeyi merkezin yönettiği yapıdan nefret eden bir grup; Teknolojiyi de kullanarak merkezi olmayan, internet sistemine bağlı her bilgisayarın kurulu sistemde dönen dijital para alışverişini bildiği bir dijital yapı geliştirdiler ve blok zinciri veya hush zinciri böylece ortaya çıktı. Blok zinciri mantığı yapılan bütün coin hareketlerinin miktarlarının, kim tarafından ve kime yapıldığının kayıt edildiği defteri kebir gibi çalışan bir sistem olup bu sisteme bağlı bütün bilgisayarların bu defteri kebiri bildiğini farz edebilirsiniz. Yapılan tüm işlemler tek tek bilgiye, bu bilgilerde her bilgisayarın anlayabileceği bir bilgisayar koduna dönüştürülüyor. İşte bu bilgi koduna blok deniyor. Bilgi kodları birbirlerine 256kb karakterli bir şifre ile bağlanıyor ve listeleniyor işte bu şifreli yani kriptolu bağlama ile de kripto bilgi zinciri oluşuyor. Dijital ortamda neredeyse değiştirilemez bu yapıya da blok zinciri denilmektedir.

Blok zincirleri coinlerden farklıdır. 15 dakikalık bir eğitim ile sizde kendi coininizi üretip blok zincir sisteminizi kurabilirsiniz ancak insan zihninde güven duygusu uyandırırsanız bir maddi değeri olacaktır ki piyasada binlerce coin olmasına rağmen pek çoğu değersizdir. Denemek bedava tabi. Kurduğunuz sistem şifreleme ile coinlerini üretmeye başlar ve bu coinler de sayısı belli dijital değerlerdir. Coinler sistemde oluşan dijital cüzdanlarda yer değiştirdikçe blok zincirleri üretilir. Bu coin sistemine bağlı her bilgisayarı işte bu bilgi zinciri işlemlerini hafızada tutmaya ve yapılan yeni işlemler arasında 256kb lik zincirler kurmaya yararlar. Sisteme bağladığınız her bilgisayar blok zinciri oluşturmaya yaptığı katkı kadar sistem tarafından ödüllendirilir ve ona gücü oranında coin verilir. İşte bu kısımda işin madencilik ayağıdır. Güçlü işlemciler daha çok elektrik yakarak daha hızlı şifreli ağ kurdukları için daha çok coin madenciliği yaparlar… Muazzam bir enerji tüketimi ise işin kötü tarafıdır çünkü günümüzde üretilen elektrik enerjisnin hala büyük kısmı fosil yakıtların yakılması ile sağlanmaktadır. Yani blok zinciri oluşturmak masraflı iştir. Para bunun neresinde diyorsanız insanoğlu artık ödeme yaparken, para transferi gerçekleştirirken ve derin web ortamında aracıya para kazandırmak ve aracıların parasını kesmesini istemediği için, binbir zorluklar ile sahip olduğu parasının belli teşkilatların kontrolündeki merkez bankaları tarafından değerinin kontrol edilmesine artık dayanamadığı için coinlere yatırım yapıyor. Yani yukarıda anlattığım merkezlerin sahip olduğu dijital değerler ile coin alarak, coinler ile merkezin parasını birleştiriyorlar. Merkezler ellerindeki paranın coinlere dönüşmesi ile yok olacaklarını düşündükleri için günümüzde coinler ile merkezler arasında bir ekonomik ölüm kalım savaşı dijital ortamda kıyasıya devam ediyor. Benim görürüşüm değişmeyen tek şey değişimdir... Son cümle; Bu bir finansal tavsiye değildir ? İyi okumalar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aykut Yıldırım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.