COĞRAFYA KADERDİR, BİR ZAMANLAR…

Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus şudur ki, alimler kaderi ikiye ayırır, özetle cüz-i irade kaderin gidişatına etki eder. Buna çok uzak ancak yazının temel konusunu oluşturacak bir site devlet yapısını sizlere anlatarak örnek vereceğim: Singapur. İşte coğrafyasının kendisine bahşettiği o kaderinin biçmiş olduğu rolü oyna! Kısır döngüsünden halkını kurtarmış, dünya çapında ilk on ülke içerisine, kuruluşundan sonra sadece 50 yıl gibi devletler için ‘kısa’ sayılacak bir zaman diliminde girmiş Asya kaplanı.

İngiliz sömürgeciliğinden bağımsızlığını 1963’ te, Malezya’dan bağımsızlığını ise 1965’ te almış 720 kilometre karelik bir ülke. Ülke diyorum ancak bu ülke tek bir şehirden ibaret yani ismini aldığı Singapur’dan. Devlet olma sorumluluğunu almak öyle kolay bir iş değil. Kendi ayakları üzerinde durabilmesi resmi olarak tanınmanın yanı sıra kendi halkına bakabilecek ekonomi oluşturma sorunluluğu getirmektedir ve Singapur devleti bunu tüm dünyada örnek olabilecek bir başarı ile yapmıştır: Sıfırdan zirveye hikayesi burada gerçek ve tamamen kendi çabasının bir meyvesidir.

Bu ülkenin örnek oluşturacak kısa tarihini size anlatırken en başta ülkenin vizyonunu oluşturan kişiyi de sizlere söylemeliyim. Dünyanın en uzun süre başbakanlık yapmış ismi Lee Kuan YEW. Bu idealist ve vizyon sahibi şahıs Singapur’un kaderini ve dolayısı ile çehresini değiştirmesini sağlamıştır. Şahsi tutumu ve yönetim anlayışı ayrı bir konudur fakat yönetimi neticesinde yaptıkları ve ülkesine kattıklarına bakılırsa başarısı su götürmez bir gerçek olarak ortadadır. Peki ne yapmıştır? Her şeyi ile sıfırdan zirveye nasıl çıkartmıştır bu ülkeyi? İlk yaptığı iş kati ve değişmez sağlamlıkta bir hukuk sistemi kurmasıdır. Her yazılı kural ülke sınırları içerisinde eğilip bükülmeden amasız, fakatsız uygulanmıştır. Yani ilk şart sağlam kurallar ve disiplindir. Neden mi? Singapur’un etnik yapısı çok çeşitlidir, dini yapısıda öyle yani baskın tek bir milletin veya dinin hakimiyeti ülkede söz konusu değildir (ülkenin %18’i Müslümanlardan oluşmaktadır). Ülke vatandaşlarını bir arada eşit tutmanın tek yöntemi adalettir. Adaleti sayesinde dünyada en düşük yolsuzluk oranına sahip üç ülkesinden birisidir (ilk üç: Yeni Zelanda, Finlandiya, Singapur). Singapur ikinci olarak bu gelişme yoluna çıkarken elinde nesi var ona bakmıştır. Yine tek varlığının bu kültür mozaiği insan toplumu olduğunu görmüştür. Sanayisi yok, tarımı yok, üretimi yok, yani ekonomisi yok, suyunu bile komşu devletten alıyor, halkın tamamı eğitimsiz… İşte yola böyle çıkmıştır, ama sonuç? İnanmış ve gelişmiştir. Halkının tamamını elinden geldiği en kaliteli biçimde eğitmiş, meslek sahibi etmiştir. Ticaret hukukunu düzgün ve net bir şekilde kurduğu için ve eğitimleri sonucu 1990’lardan sonra yetişmiş insan gücü olduğu için uluslararası sermayeyi tıpkı bir mıknatıs gibi çekmeye başlamıştır. Singapur eğitim sistemi klasik bilgi yükleme tekniği yerine öğrettiği bilgiler ile problemlerin üstesinden gelme şeklindedir. Her vatandaşı en az iki dili ana dil gibi konuşur zaten ülkede dört anadil vardır. Eğittiği vatandaşlarının genel kültürlerine çok önem göstermiştir. Geçek manada her konuda eğitimli ve seviyeli bir şekilde vatandaşlarının bilgi birikimi vardır. Dünyanın tamamını az çok tanıdıkları için dünya ile ticaret yapabilme kabiliyetine sahip olmuşlardır. Singapur limanı dünyanın en gelişmiş birkaç limanından birisidir ve ticaretini bu liman üzerinden çok uluslu olarak yürütür. Vatandaşı olsun veya yatırım için ülkesine gelsin Singapur’da herkese azmi kadarı vardır ve gerekli çabayı harcayan yerli veya yabancı her yatırımcıya kazanma imkânı sunar.

Halkına eğitim ile aşıladığı bir diğer özellik ise yapacakları iş ne olursa olsun en iyisini yapma gayretidir. Bu kadar iyi bir hukuk sistemi, bu kadar iyi bir eğitim sistemi, bu kadar gelişmiş bir ticaret sistemi ile Singapur işte 50 yılda dünyanın en zengin 10 ülkesi ve kişi başı geliri en yüksek 5 ülkesi içerisine girmiştir. Tesadüf mü? Kesinlikle çalışma ve azmin kaderin çizgisini değiştirme gücüne baş yapıt olur… Bu kadar iyi işleyen bir sisteme müdahale edilmesine gerek bile kalmıyor. Ayrıca Singapur’a iki manadan dolayı ‘Fine City’ (Fine: güzel, hoş anlamında hem de Fine: cezalandırma anlamında kullanılmıştır) denilmektedir. Bu kadar eğitimli olabilirsiniz bu kadar bilinçli olabilirsiniz ancak neticede insansınız ve pek çok sebepten hata yapabildiğiniz için hapisten, kırbaçlanmaya hatta idama kadar cezalandırma yöntemleri mevcut. Hapis ve idam verdikleri birkaç cezayı örnek vermek isterim. Yerlere tükürmek, sakız çiğnemek (sakız Singapur’da yasak ve reçete ile tedavi amaçlı satılıyor) dedikodu- gıybet yapmak, umumi tuvaletleri kirletmek, gece yarısından sonra duş almak, komşularına her türlü rahatsızlık vermek ömür boyu hapse kadar giden ağır cezalarla cezalandırılıyor. Ülkede suç oranıda neredeyse sıfır, bu da mı tesadüf ??? kesinlikle hayır. Tarımda su toplama teknikleri ve ülkeyi yemyeşil etme çabalarına da burada değinmedim siz değerli okurların araştırmasına bırakıyorum bir de ülkede ikinci ev almak kira geliri ile geçinmek te yasaklar arasında. Ne ilginç değil mi? Üreterek geçinmeyi teşvik ediyor. Gelirinizi takip ediyor ve %20’ sine el koyuyor, bu parayı bireysel emeklilik ve sağlık harcamalarına aktarıyor, dolaylı vergileri ise neredeyse sıfır. Çalışan kazanıyor gelirine göre vergi ödüyor ve çalışma gayretine göre yaşamını sürdürüyor. Eğitim, disiplin, öz farkındalık, hukuka saygı, doğaya saygı, kendini yetiştirme gördüğünüz gibi uçuşa geçiriyor toplumu, sıfırdan da olabiliyor yani işin özünde sadece vazgeçmemek kararlı olmak, samimi olmak ve sebat etmek var. İyi okumalar…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aykut Yıldırım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.