AZİM: MARS

 İnsanlığın açık bulutsuz bir semada yaklaşık ikiyüzbin yıldır seyir ettiği kızıl küçük parlak nokta… Nereden aklına geldi bilinmez bu küçük gezegeni araştırmak. Belki olağanüstü bir şeyler bulmak ümidi ile. Bu seyahatlere en çok kafa yoran en ünlü insanlardan birinin söylediği şu söze benziyor: Henüz ne bilmediğimiz hakkında hiçbir fikrimiz yok!

Geçen hafta Türkçe karşılığı; Amerikan uzay ve havacılık dairesi olan NASA bu kez canlı yaşam kalıntıları izi sürebilmek için Mars’a ismi PERSEVERANCE olan ve Türkçe karşılığı AZİM anlamına gelen 1050 Kg ağırlıkta ve bir otomobil büyüklüğünde termonükleer gücü elektrik enerjisine çevirebilen yeni bir Rover’ı (Gezgin) başarı ile indirdi. Hem son yıllarda ilgi odağı olan bu gezegen hem de insanoğlunun bu Mars’a bulaşma ‘azim’ i konusunda siz değerli okuyucularımı aydınlatmak için birkaç kelam yazmak istiyorum.

Mars hakkında neler biliyoruz? İsmini diğer Güneş sistemi gezegenler gibi Roma mitolojisi savaş tanrısı Mars’ tan almış, bu semada parıldayan kızıl gezegenin büyüklüğü hemen hemen hacmen Dünyamızın %15 i, yüzey alanı olarak ta yine Dünyamızın %28’i karar, Güneş sistemimizin Güneşten dışarıya doğru sıralamasında gezegenimiz dünyadan sonra dördündü gezegeni, diğer sekiz kardeşi gibi (Plüton gezegenlikten çıkartıldığı için) eliptik yani oval bir yörünge izliyor ve yan komşusu Dünya ile uzaklığı zaman içerisinde sürekli değişim gösteriyor. Dünyaya en yakın konumda iken aramızdaki mesafe 55 milyon km iken eliptik yörüngelerimiz nedeni ile aramızdaki mesafe 400 milyon km ye kadar çıkıyor. Bir dünya yılı 365 gün iken, Mars için bu süre 668 gün. Yörüngesinde 24 bin km/ saat hız ile dönüyor. Yüzey sıcaklığı eksi 143oC ile 35oC (CELCİUS) arasında değişiyor. Yani yarın bir gün Mars’a inerseniz -43 derece ortalamada yaşamaya alışmalısınız. Atmosfer var ancak içinize çekeceğiniz hava çok yüksek oranda karbondioksit içeriyor (%95 oranında). Toprağı kızıldır nedeni ise toprağının büyük miktarda Demir-oksit içermesidir. Güneş sistemi içerisindeki en yüksek dağ OLYPUS MONS kızıl gezegendedir ve bizim Everest’ten üç kat daha yüksektir 26 bin metre…

Kızıl gezegeni gözünüzde canlandırmanız için anlattıktan sonra insanoğlunun bu gezegene tereyağından kıl çeker gibi 1 tonluk bir aracı ortalama 200 milyon km yol götürüp, parçalamadan indirmesindeki azmin nasıl geliştiğini anlatacağım. Mars a gitmenin bu azim hikayesi 1964 yılında başlamıştır. Rusya gözüne öncelikli olarak Venüs’ü kestirmiş ve başka bir yazımıza konu olacak Venüs’e inişi başarmış ilk ülke olmuşken ABD ve doğal olarak NASA Marsı keşfetme planı ortaya koymuştur. Mars seyahatini tamamlamayı başaran ilk mekik Mariner 4 tür. 14 Haziran 1965’te yörüngeye dahi girememiştir bu ilk deneme ve o kadar hızlıdır ki 21 adet fotoğraf çekip dünyaya göndermiş ve uzayın derinliklerine gitmiştir. Bu ilk başarıdan sonra edinilen tecrübeler ile Mariner programı devam ettirilmiş ve sırası ile 5-6-7-8-9 şeklinde Mars’a yeni uzay araçları azimle gönderilmeye devam etmiştir. Mars yörüngesine girmeyi başaran ilk uzay aracı Mariner 9, 13 Kasım 1971 tarihinde yörüngede seyahatine başlamıştır. 50 yıllık Mars seyahati azmi bize şunu göstermiştir yukarıda değindiğim eliptik yörüngeler nedeni ile mevcut teknoloji ile bu küçük gezegene seyahat 150 ile 300 gün aralığına sürebilmektedir. PERCY seyahatine 17 Temmuz 2020 de başlamış ve yaklaşık 210 gün sonra 18 Şubat 2021 de Marsa ayak (tekerleklerini) basmıştır. Baştan sona hem yolculuk hem de 7 dakikalık o stresli iniş süreci bir mühendislik başyapıtıdır.

Kızıl gezegene Nasa tarafından indirilen Rover yani gezgin araçlar sırası ise; Sojourney (1997), Spirit (2004), ikizi olan opportunity (2004), Curiosity (2012), Perseverance (2021). İsimlerinin Türkçeleri Yolculuk, Ruh, İmkân, Merak ve Azim. Mars ı veya başka bir gezegeni keşfetmek için öncelikle gerekli olan manevi materyaller… Geri kalanı zaten çok çalışmanın ve mükemmelliği hedeflemenin içerisinde. Çünkü bu 60 yıllık hikâyenin içerisinde yukarıda anlattıklarımın neredeyse 10 katı kadar başarısızlık hikayesi mevcut. Bu kadar çetin bir iklime sahip bir gezegene bu kadar yolu gitmek ve bu yüzeyde sağlam bir araç ile yıllarca Dünyaya veri göndermek çok sağlam ve disiplinli bir mühendislik kollektif çalışması ve alt yapısının eseridir. Bu yolda denemeler yapan Rusyası, Avrupa uzay ajansı, Çin’i, Japonyası, Hindistanı bu derece bir başarıya çok basit hatalar yüzünden ulaşamamıştır. Bu hatalardan dersler çıkartarak kendi ülke mühendisliklerini geliştirmektedirler ve ilerleme kaydediyorlar. Ulusal mühendisliğin asıl sınav noktası uzay teknolojileridir. Uzay sizinle hiçbir zaman iş birliğine girmez! Siz hesaplamalarınızda her ihtimali değerlendirmeli ve sınavınıza ‘RUH’unuzu vererek en yüksek AZİM ile çalışmalısınız. İyi okumalar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aykut Yıldırım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.