YATIRIM NEDİR?

Yatırım nedir? Bu kelimeyi duyduğunuzda ne hissediyorsunuz? Belki bir para kazanma aracı geliyor aklınıza, belki Türk Dil Kurumu sözlüğündeki son anlamı ile bir çıkar veya kazanç sağlamak için yapılan davranış anlamı… Yani yatırım sonucunda bir gelişim bekleniyor en nihayetinde. Gelişim, şu anda memleketimizin duymaya en çok ihtiyacı olduğu kelime. Yatırım gelişimi getiriyor hem maddi anlamda hem de manevi… Peki bahane üretmek yerine yatırım yapmayı gerçekten biliyor muyuz? İlk diyeceğiniz şu olacak bu salgın döneminde ne yatırımı neyin gelişimi? İşte tam bu noktada şunu belirtmek istiyorum. Bu kadar çok boş vaktiniz başka ne zaman olacak? Vakti yatırıma yatırımı gelişime ve gelişimi umut ettiğiniz yaşama dönüştürmeye başka ne zaman vaktiniz olacak?

Gülün adı, Prag mezarlığı gibi romanları ile ülkemizde geniş bir okuyucuya ulaşmış çok yönlü ve vizyoner bir kişiliği olan yazar, yönetmen, bilim insanı ve birçok alanda usta sayılacak seviyede meziyet sahibi 19 Şubat 2016 yılında vefat etmiş Umberto ECO’ nun bir tespiti ile yazıma imkansızlıkların sizin ve benim gibi insanlara neler yaptırabileceğinin bir tane değil tanıdığınız veya tanıyacağınızı umduğum birçok kişi üzerinden örneklerini vereceğim; Annesi frengi hastası, sekiz kardeşi var. Bu çocukların üçü sağır, ikisi kör ve biriside zekâ engelli. Kadın hamile ve doğan çocuk BEETHOVEN. Sarhoş baba, hasta anne yatılı okullarda geçen yalnız bir çocukluk, bitmeyen depresyon ve sara hastalığı ile mücadele eden dahi DOSTOYEVSKİ. Altı çocuktan ilki o, iki erkek kardeşi bebekken ölüyor, üç kız kardeşi Nazi zulmünde ölüyor. Babası baskıcı ve geçimsiz o ise hep yalnız, onun adı KAFKA. On bir yaşında babasını kaybediyor, dedesi sert bir kişilik. Onu evden kovuyor, yoksul bir aile, babasını kaybettiği on bir yaşında tersanede çıraklığa başlıyor, onun adı GORKİ. Babasından sürekli kemerle dayak yiyen bir çocuk… Çoğu geceler sokakta yatıyor, cildi hasta, karaciğerinden mustarip, o Charles BUKOWSKİ. On üç yaşında annesi ölüyor, okula gidemiyor, hayatı boyunca ruhsal hastalığının tekrarlayan ataklarından mustarip. Bir kitap kurdu Virginia WOOLF. Babası borçları yüzünden hapishaneye düşünce çalışarak borçları ödemek ve ailesine bakmak zorunda kalan okula gidemeyen küçük bir çocuk kendini yetiştiriyor, Charles DİCKENS. Bu dünyaca tanınmış isimleri yazdıktan sonra Umberto ECO şöyle yazıyor devamında ‘Mutlu insanın hikayesi olmaz’. Buradaki amaç şu mutsuz günlerimizde üzüntüyü bir kenara bırakıp umutlarımıza sarılmamız. Pek çoğumuzun hikayesi yukarıda yazdığım bu dünyaya sanatları ile iz bırakmış insanlardan daha kötü olamaz. Onların bu zor durumlarında yaptıkları ise umutlarına her şeyden çok sarılıp sürekli ileriye gitme arzuları ile çok çalışmalarıdır. Bu isimleri yapabilmek için, içinde bulundukları duruma üzülmekten ziyade kendilerine, yaptıkları işlere ve sanatlarına yatırım yapmayı yani gelişmeyi tercih etmişleridir. Tabi bunun için çok ve en önemlisi doğru çalışmalar yaparak. Sonucumu; Birçoğu bu dünyadan ayrılan bu isimleri hala milyonlar hatırlıyor ve saygı duyuyorsa çalışmalarının karşılığını almışlar demektir.

Bu noktada İbn-i Haldun’ un şu sözlerinde değineceğim ‘Coğrafya kaderdir’. Bu sözünü uzun gözlemler sonucu söylemiş ve yakın coğrafyamızda böyle bir kanıya varmıştır. Kuzey Afrika ve Güney Avrupa sınırları içerisinde pek çok memleket görmüş, pek çok hanedanlığa günümüz tabiri ile danışmanlık yapmış bu bilgine başka bir yazımda daha geniş değinmeye çalışacağım ancak; İçinde bulunduğumuz coğrafyayı kader diye geçiştirmek ve şartlar ne olursa olsun kadercilik ile davranmak, hem Elbistan için olsun hem de özellikle emanet olduğunu belirtmek istediğim Türkiye Cumhuriyetimiz için olsun önce yerinde sayma sonra gerileme ve Türk milleti için gelecekte zorlu sınavlar demektir. Böyle gelmiş böyle gider Elbistan’ın veya benim kaderim bu, ne yapsak olmuyor gibi arabesk duygular ile hareketlerden bir an evvel sıyrılma, ne yapabiliyorsak en iyisini yapma, hayallerimizi kaybetmeme ve peşinden var gücümüz ile gitme vakti işte bu vakittir. İleriye bakma, vizyon geliştirme, maddi olarak değilse bile manevi olarak özümüze ‘yatırım’ yapma belki çöle vaha getirmeye bilir fakat serap görmemizi engeller, refahımız ve istikbalimizi elimize almamızı sağlayabilir. İyi okumalar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aykut Yıldırım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.