TRUMP’A TEŞEKKÜRLER (!)

Aslında, Amerika Birleşik Devletleri’nin 45. Başkanı Donald Trump’a, millet olarak, hatta Batılı devletler tarafından yüzyıllardır ezilen, sömürülen, açlık ve sefalet içerisinde bırakılan yeryüzündeki tüm mazlum coğrafyalarda yaşayan tüm mazlum milletler olarak ne kadar teşekkür etsek(!) azdır.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde bütün dünya kralın çıplak olduğunu gördü.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde “melon” (mel’un) şapka düştü, kel göründü.  

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde Amerika’nın karizması çizildi.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde Amerikan rüyası büyük darbe aldı.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde “Özgürlük Anıtı”nın boynu büküldü.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde “Amerikan Değerleri” diye allanarak-pullanarak-pazarlanarak dünya halklarına yutturulan “demokrasi, insan hakları, özgürlükler” gibi kavramların içinin ne kadar da kof ve boş olduğu görüldü.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde algı oluşturmada ün salan “Hollywood” yapımı tüm “yalan rüzgârı” filmlerinin birer birer çöpe nasıl gittiğini, “Kongre” baskınındaki olaylar münasebetiyle televizyonlarda canlı canlı izledik.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde Amerikan Kongresi’ni basanlara; yeni seçilen 46. Başkan Joe Biden başta olmak üzere, avanesi (yandaşları) ve önemli medya kuruluşları “terörist” dediler. (Bizde TBMM’yi uçakla bombalayanlara; “yandaşlar”, bırakınız terörist demeyi de, onlar için mağduriyet edebiyatı yapıp göz yaşı döktüler. Bunlar arasında en fazla göz yaşı döken, yüksek katlardaki ve eski yüksek makamlardaki gözü yaşlı mâlûm zattır).

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde Amerikan muhibleri (dostları), Amerikan sevdalıları ve Amerika’yı kutsayanlar çok üzüldüler.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde Amerika’dan demokrasi dilenen kendini kaybetmiş siyasi parti yöneticilerinden tutunuz da, Amerikalı “dostları” ile iktidarı alaşağı etmek isteyen muhalefet partileri ve onların yandaşları, olanlar karşısında sukût-u hayâle uğradılar.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde Amerika ve Batı tarafından yüzyıllardır ezilen ve sömürülen mazlum coğrafyalardaki ezik ve mazlum halklara özgüven geldi.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde Amerika’nın kendilerine darbeler ve açık işgâller yoluyla zorla “ sahte demokrasi” dayatmasına muhatap olan ülkeler, Kongre binası baskınında cereyan eden olaylara en çok onlar sevindiler.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde Amerikan demokrasisinin nasıl da kâğıttan bir kaplan ve bir o kadar da kırılgan olduğunu gördük.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde meşru seçimlerin ne kadar önemli olduğunu ve seçimi kazananı  sevsek de sevmesek de içimize sindirmenin şart olduğunu öğrendik.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde bizdeki muhalefetin, Amerika’da seçimler olunca, hele de bu seçimleri çok sevdikleri Joe Biden kazanınca, seçimleri nasıl meşru ve demokratik bulduklarını; ancak benzer seçimler bizde olunca ve seçimleri kazanan kişiyi de sevmeyince, seçim sonuçlarını nasıl gayr-i meşru ilân ettiklerini ve nasıl antidemokratik bulduklarını hep birlikte ibretle izledik ve gördük.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde bizdeki muhalefetin, “Okyanus” ötesinde seçimler olunca ve bu seçimlerde de “dostları” olan Joe Biden “Başkan” olarak seçilince; seçilenin “özde” bir “Başkan” olduğunu huzur- u  kalble nasıl ballandıra ballandıra anlattıklarını, kendi ülkelerinde seçimler olduğunda ise, meşru ve demokratik yollarla seçimleri  kazanarak iktidara gelen Türkiye Cumhuriyeti  Cumhurbaşkanını “sözde” diyerek nasıl yerden yere vurduklarını içine düştükleri kompleks ile gördük.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump’ın deli dolu söz ve davranışları sayesinde Amerika’nın  boyanmış, cilalanmış makyajının döküldüğünü ve gerçek yüzünün ortaya çıktığını gördük.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde; iletişimde, bilgi akışında ve haber alma özgürlüğünde dünya şampiyonluğunu hiç kimseye bırakmayan,  ama haksız ve hukuksuz olarak ülke güvenliklerini tehdit eden terör eylemleri karşısında, faillerin ve onlara destek verenlerin sosyal medyadaki sesleri yasal ve haklı olarak kesildiğinde ya da kısıldığında; yeri-göğü inleterek kıyameti koparanlar ve bu bağlamda tüm dünya devletlerini sigaya çekerek (yargılayarak, hesap sorarak) ayar vermeye çalışan o devasa sosyal medya kartelleri, kendi ülkelerinin güvenliği söz konusu olduğunda; bu kendi başkanları Trump da olsa, tüm sosyal medya hesaplarını askıya alarak ya da kapatarak iletişim , bilgi akışı, haberleşme özgürlüğü gibi kavramların demokrasi, insan hakları ve özgürlükler açısından ne kadar değersiz ve önemsiz şeyler olduğunu öğrenmiş olduk.  

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Trump sayesinde güya uygarlığın, demokrasinin, insan haklarının, özgürlüklerin merkezi ve beşiği kabûl edilen Amerika’nın, bu parametrelerle diğer ülkelerdeki insan hakları ve özgürlükleriyle ilgili olarak onlar hakkında not verip karneler tutarken,  kimi Amerikalıların ve Teksas kovboylarının nasıl azgınlaştıklarını ve özellikle de kara derili insanlara nasıl ırkçılık yaptıklarını, dolayısıyla da nasıl sınıfta kaldıklarını gördük.

Nasıl teşekkür etmeyelim ki Trump’a;

-Bütün bunları biz biliyoruz ama; bilmek, görmek, duymak, anlamak ve kabûl etmek istemeyenlerin, Kongre baskınında cereyan eden bu somut olaylar vesilesiyle Amerika’nın gerçek yüzünü görüp, pek ümidim yoktur ama, yine de bir nebzecik de olsa ibret almak ve ders çıkarmak maksadıyla bu olaylar üzerinde objektif olarak düşünebilirler mi  acaba diye Trump sayesinde umutlanır olduk.

Türkçemizde çok güzel atasözleri vardır:

-Yapana, yaparlar.

-Etme bulma dünyası.

-Çalma elin kapısını, çalarlar senin kapını.

-Gülme komşuna, gelir başına.

-İyilik yapan iyilik bulur, kötülük yapan kötülük bulur.

-Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste.

-Zalimin zulmü varsa, mazlumun da Allah’ı var.

-Bir musibet, bin nasihatten yeğdir.

Daha bu sözleri çoğaltmak mümkündür. Anlayana sivrisinek saz, anlamayana da davul zurna az vesselâm!..

16 Ocak 2021

İlhan AKAR

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlhan Akar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.