KAPIMIZIN EŞİĞİ, ÇOCUĞUMUZUN BEŞİĞİ “AĞAÇ”

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ağaç dikmekle ilgili şu Hadis-i Şerifi buyurmuşlardır:

"Kıyametin kopacağını haber alsanız bile, ağaç dikmekten vazgeçmeyiniz!"

Bu hadis-i Şerif, ağaç dikmenin önemini net bir şekilde anlatmaktadır.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından her yıl 11 Kasım gününün “Milli Ağaçlandırma Günü” ilan edilmesi ile birlikte geçen yıl olduğu gibi bu yılda, 11.11.2020 tarihinde milyonlarca fidan toprakla buluşacak ve her bir fidan ağaç olacak.

Ve bir gün gelecek o ağaçlar;

Yemek yediğimiz masa, oturduğumuz sandalye olacak.

Kapımızın eşiği, çocuğumuzun beşiği, soframızın kaşığı olacak.

Sabahları okuduğumuz gazete, çocuklarımızın kitap ve defteri olacak.

Dünyadan ahirete göçerken son yolculuğumuzun aracı tabut olacak.

İşte bu cümlelerden olmak üzere;

Ağaç, serinliktir, ağaç yeşilliktir. Üzerinde ağaç olmayan toprak ise çoraktır.

Hangimiz ağacın, ormanın, yeşilin olmadığı bir yaşam düşünebiliriz ki?

Başa güzellik veren saç ise, doğaya güzellik veren de ağaçtır, ormandır, yeşilliktir.

Ağaçlar ve ormanlar bir ülkenin güzelliğidir, zenginliğidir. Yabani hayvanların evidir.

Atalarımızın “Yaş kesen baş keser” sözü ormana ve ağaca verilen önemi gösterir. Hatta Fatih Sultan Mehmet’in “Ormanlardan bir dal kesenin başını keserim” sözü de ağaca verilen önemi göstermektedir. Bugün maalesef aynı duyarlılığa sahip olmadığımız gibi vatan hainleri o güzelim ormanlarımıza kast edip ateşe veriyorlar. Küresel ısınma, çevre felaketleri, kuraklık, susuzluk gibi şeyler hep bu duyarsızlığın ürünü. Ancak çevreye son derece duyarlı insanlar da yok mu?  

Elbette var. Amacımız ağaçları, ormanları kesmek değil, fidan dikmek olmalıdır. Dedikten sonra gelelim kıssamıza.

“Asırlar önce, bir hükümdar maiyetini alıp, tebdil-i kıyafetle gezintiye çıkmıştı.

Yol üzerindeki bir köyde çok yaşlı bir adamın bahçesine fidan dikmekle meşgul olduğunu gördü. Adamın o yaştaki gayreti hoşuna gitti, yanına gelip latife yapmak istedi:

- Baba, sen ne diye fidan dikmeye uğraşıyorsun?

Maşallah yaşını yaşamışsın, bu diktiğin fidanların meyvesinden belki de yiyemezsin!

İhtiyar şöyle cevap verdi:

- Bu diktiğim fidanların meyvesini bizim yememiz şart değil evlat. Biz nasıl bizden öncekilerin diktiği fidanların meyvesinden yiyorsak, bizim diktiğimiz fidanların meyvesini de bizden sonrakiler yer.

Bu cevap hükümdarın hoşuna gitti ve mükâfat olarak ihtiyara bir kese altın verilmesini emretti.

İhtiyar, bu ihsanı yapanın kim olduğunu anladı ve tebessümle karşıladı:

- Gördünüz mü hükümdarım, bizim diktiğimiz fidanlar şimdiden meyve verdi.

Bu cevap da hükümdarın hoşuna gitti, bir kese daha altın verilmesini emretti.

Yaşlı köylü güldü:

- Sultanım herkesin diktiği fidan yılda bir defa meyve verir, bizim diktiğimiz fidan yılda iki defa meyve verdi.

Bu cevap da hükümdarın hoşuna gitti ve bir kese daha altın verilmesini emretti.

Ama bu defa vezir araya girdi ve latife yollu şöyle dedi:

- Aman sultanım bir an önce buradan uzaklaşalım.

Bu güngörmüş ihtiyar bu gidişle hazineye de darı ektirecek!”

Şöyle bir baktığımızda ağaç ve ormanın önemi saymakla bitmez:

Etrafa saçılan tozların bir müddet sonra görünmeyerek yok olmasını ormanlara borçluyuz. Ormanlar her yıl yaklaşık 25-55 ton kadar tozu bünyelerinde tutarak tozun beraberinde getirdiği kronik astım riskini azaltır.

Ağaçlar atmosferdeki kötü koku ile amonyak, nitrojen dioksit, sülfür dioksit ve ozon gibi insan sağlığını kötü yönde etkileyen gazları emer; kabuk ve yaprakları yoluyla havadaki partikülleri filtreler. Bu sayede temiz hava solumamızı sağlar.

En sık görülen kanser türlerinden biri cilt kanseridir. Ağaçlar UV-B'ye maruz kalma oranını yüzde 50 azaltarak okullarda ve parklarda saatlerce zaman geçiren çocukları UV-B ışınından korurlar.

Penceresinden ağaç gören hastalar, görmeyenlere göre daha çabuk ve daha az komplikasyonla iyileşmektedir.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivitesi bulunan çocukların doğayla temas ettiklerinde semptomlarının azaldığı görülür.

Ağaçlarla temas içinde olmak, akli yorgunluğu azaltarak konsantrasyonun artmasını sağlar.

Aşırı sıcakları düzenler, bir ısı tamponu gibi görev yapar. Sıcağı soğuğu dengeler, yaz sıcaklığını azaltırken, kış sıcaklığını artırır, radyasyonu önler ve böylece radyasyonun yol açtığı tansiyon, kronik yorgunluk, uykusuzluk, stres, depresyon, baş ağrısı, unutkanlık, cilt bozuklukları hastalıklarını önler.

Ormanlar, eğlenme, dinlenme ve boş zamanlarını değerlendirme imkânı sağlar. Havası, suyu, doğal görünümleri ve sakin ortamı yönüyle insanların beden ve ruh sağlığı üzerinde olumlu rol oynar.

Ormanların ürettiği Oksijenli hava beyin sağlığı için birinci şarttır. Beyin hücreleri arasında iletiyi sağlayan kimyasalların artmasını sağlayarak hafıza zayıflamasını engeller. Oksijenli hava kanın temizlenmesine yardımcı olur ve vücudun fonksiyonlarını daha rahat yerine getirmesini sağlar.

Gelecek nesillere yaşanabilir bir çevre bırakmak için doğayı korumalı, ağaçlarımızın ve ormanlarımızın kıymetini bilmeli, özen göstermeli daha fazla ağaç dikimine önem vermeliyiz. Ne mutlu! Bu cennet ülke için ağaç dikenlere, dikebilenlere…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bekir Yılmaz - Mesaj Gönder

# altın

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.