Milletin İçinden Çıkıp Millete Kambur Olanlar

Bir tarlanız var ve tarlanıza havuç, soğan, patates vs ekmişsiniz. Ürünleri büyütelim, bakalım, yetiştirelim ve bütün insanlar faydalansın yesin nasiplensin istiyorsunuz. Verimli topraklarda, tarlalarda en güzel ürünleri ekip, en iyi şekilde bakımlarını yapıp, sulayıp ve gübreleyip yetiştirip memleketin sofrasına getireceksiniz. Bu yolda en çok zorlanacağınız ve en çok sizin aleyhinizde çalışıp size, tarlanıza ve ürünlerinize ihanet edip zarar verecek olan tarlanızda sizinle birlikte ev sahipliği yapıp, sizin tarlanızda yaşayıp sizin ürünlerinizin yetişmemesi için onları kemirip yiyip yok edecek olan zararlı haşeratlar ve köstebekler olacaktır. Danaburnu olarak bilinen zararlıların bitki köklerini kesip kuruttuğu gibi toprak altında sizin ektiklerinizi, sulayıp bakıp büyüttüklerinizi alttan kesip yok edecek zararlı hayvancıklar var önünüzde. Çok ortaya çıkmadan toprağın altında beslenerek, sizin emekleriniz, besinleriniz ve iyiliklerinizle beslenerek toprak altından tüm insanların ve memleketin besleneceği besinleri yok eden ve çürüten zararlılar var tarlanızda.

Tüm ülkemiz, şehirlerimiz ve memleketimiz birer tarla misali ve insanımız ile tüm insanlarımızın oluşturduğu toplumumuz verimli topraklar misali emeğini, sevgisini, iyiliklerini esirgemeden sabırla ve inançla tüm memleket ve toplumumuz beslensin büyüsün, gelişsin ve kalkınsın diye çaba harcarken, diğer taraftan toplum içerisindeki danaburnu ve köstebek gibi zararlı hayvancıklarımız(insancıklarımız) da harcanan emek, gayret, sevgi ve çabadan beslenerek kalkınmayı, gelişmeyi, büyümeyi ve tüm toplumumuzu büyütecek besinleri kökünden kesmeye, zarar vermeye ve yok etmeye azimle devam etmektedirler. Zararlılar bireysel olarak tarlada yaşamını sürdürdükleri gibi gruplar ve topluluklar halinde ve hatta çok büyük topluluklar halinde de tarlanın altını tünel tünel kazarak, ürünlerin köklerini kemirerek varlıklarını devam ettiriyorlar.

Eğer tarladan verim alınmak isteniyorsa, emek verilen, sevgi, bakım ve gübre esirgenmeyen fidelerden ve sonucunda millete kaliteli bir ürün sunulmak isteniyorsa ürünlere dadanmış olan çeşit çeşit zararlıların ilaçlanması, zehirlenmesi ve yok edilmesi gerekmektedir. Bu tarla için de böyledir, toplum içinde böyledir, hizmetler için de böyledir.

Toplumdan beslenen, toplumun manevi değerlerinden beslenen, toplumun insani erdemlerinden beslenen, insanların güzel bakıp güzel düşünmelerinden beslenen, cefakâr ve vefalı insanımızın sevgisinden, şefkatinden, iyi niyetinden, acıma duygusundan ve duygusallığından, mazlumun ahından, garibin duasından, haksızlığa uğrayanın adalet arayışından, yardımlaşma ve dayanışma hasletinden beslenen ve tüm gücünü milletinin ve devletinin kökünü kemirmek için kullanan ülke topraklarımızdaki şer odakları, virüs toplulukları, ihanet birliktelikleri, iyi görünümlü toplum düşmanları, toplumun temelinde birer dinamit olarak duran zararlılar ve köstebekler; Rayından çıkmış, yolundan sapmış, misyonundan uzaklaşmış, özünü kaybetmiş ve içi boşalmış, enerjisini bitirmiş ve milletine faydası olmadan milletini etiketi için kullanmaya başlamış, geçerliliğini yitirmiş fakat çıkar için devamlılığını sürdüren, her tür ve her çeşit topluluklar, oluşumlar, dernekler, odalar, sendikalar, meslek kuruluşları, temsilcilikler, yapılanmalar, sivil toplum kuruluşları ve birliklerdir. Toprağın altını ilmek ilmek tünel kazıp ve boşaltıp üstüne öbek toprak yığınlarını çıkaran köstebekler gibi ülkenin, devletin ve milletin sırtında birer çıban gibi, kambur gibi duran köstebeklerin tarladan çıkarılması, zehirlenmesi ve yok edilmesi tamamlanmadan devletin ve milletin el ele vererek gayretle ve bin bir çaba ile yapılan kalkınma ve gelişme hareketleri sekteye uğramaya ve zararlıların kemirme malzemesi olmaya devam edecektir.

Hüsn-ü niyetle, sevgiyle, saf ve temiz Anadolu insanının güzellik hasletlerinin tümüyle bir araya gelerek topluma destek ve güç olma, millete dayanak olma, yolda kalana sığınak olma, ihtiyaç sahibine sahip olma gibi amaçlarla oluşturulmuş olan sözüm ona çoğu dernekler, meslek kuruluşları, odalar, stk ve birlikler bugün baktığımızda kendisinin varoluş sebebinden uzak ve varoluş amacı ile kendisini var eden ana dayanak noktalarını perde yaparak arka planda özünden ve misyonundan uzak sömürü düzeninin işleyişinde ve her türlü suistimal ve istismarın odağındadır.

Kuruluş amacından sapmadan, misyonunu kaybetmeden, insani değerlerini, inanç değerlerini, milli ve manevi değerlerini yitirmeden yoluna devam eden, milletine ve insanına güç ve dayanak olan, devletinin emrinde ve yücelmesinde rol alan, kendi içerisini buğdayın özünü kemiren süne zararlısı gibi insancıklardan, rantçılardan, şarlatanlardan, çıkarcılardan, ahlaksızlardan ve şahsiyet yoksunlarından koruyarak çizgisinde sabit olan ve memleketine hizmet yolunda sapma olmadan devam eden her türlü vakıf, dernek, birlik, stk ve oluşumları tamamen ayrı tutuyoruz, tamamen yukarıda ve yücede tutuyoruz, destekliyoruz, alkışlıyoruz ve milletimizin ve insanımızın gönlüne çıkarsızca dokunan bu temiz hareketleri kesinlikle yukarıda saydığımız zararlılarla aynı kefeye koymuyoruz ve onlarla gururlanıyoruz.

İki kesimi nasıl ayırt edeceğimiz noktasında ise milli ve manevi değerler ışığında devlet ve milletinin hizmetinde misyon üzere sapmadan doğru yolda devam edenler ile zararlı kesim olan, ikinci planı olanları, arka planı olanları, ele geçirilmiş olanları ayırt etmenin en kısa yolu yukarıda dediğimiz gibi devletinin emrinde ve yücelmesinde yük alıp almadığı, kendi içerisini buğdayın özünü kemiren süne zararlısı gibi insancıklardan, rantçılardan, şarlatanlardan, çıkarcılardan, ahlaksızlardan ve şahsiyet yoksunlarından koruyup korumadığı, temizleyip temizlemediği, çizgisinde sabit ve memleketine hizmet yolunda sapma olmadan devam edip etmediği kriterlerine bakmaktır.

Millet ve toplumu oluşturan insanlar olarak bireysel sorumluluklar ve birlikte hareketle zararlı ve yararlı kesimlerin ayrıştırılmasına, zararlıların deşifre edilmesine ve yok edilmesine, içine zararlıların kümelendiği oluşumların ve birliklerin temizlenmesine ve arınmasına gayret etmemiz gerekirken diğer taraftan sorumluluk seviyesindeki bu birlikler, dernekler, vakıflar, sendikalar, odalar meslek kuruluşları, kulüpler, temsilcilikler gibi her tür oluşum ve birlikteliğin yöneticilerinin de kendi iç temizliklerini yapmaları, kendi içlerini zararlılardan korumaları, kendi içlerindeki zararlıları, dalkavukları, şarlatanları, ikiyüzlüleri, kuklaları, ajanları, uzaktan kumandalıları, pisliğe bulaşmış ahlaksız şahsiyet yoksunlarını temizlemeleri gerekmektedir. Aksi durumda devletin millete hizmetlerini sömürerek, devletin millete akan musluklarını kendi tarlalarına taşıyarak, tarlasını devletin yağmuru nereye yağıyorsa oraya taşıyarak, devletin vatandaşına ulaşımında köprü olması gerekirken devletin verdiği veya birliğin gücünü kullanarak, milleti şahsi kapılarına muhtaç duruma düşürüp istismar etme eğiliminde devam eden binlerce kambur oluşuma sahip bir ülke oluruz.

Bir diğer taraftan ise toplumun temizlemekte yetersiz kalacağı büyüklük ve çapta ülkeye ve devlete ihanet, millete ve insanlara zarar yolunda devam eden oda, dernek, sivil kuruluş, birlik ve kamburların bizzat devlet tarafından ve devletin resmi makamları ile millet adına karar mercii konumunda bulunan devlet kurumları tarafından ilaçlanması, temizlenmesi ve bu kurtarmıyorsa zehirlenip yok edilmesi, itlaf edilmesi gerekmektedir.

Geçmişte aynı zararlı ve art niyetli amaçlarla bir araya gelerek oluşturulan toplulukların belli bir güç noktasına ulaştığında ülkeye, millete ve devlete nasıl zararlar verdiğini acı bir şekilde tecrübe etmiş bir ülke olarak en küçük köy, ilçe ve şehirlerde dahi kirli şebekelerin, oluşumların, devlet gücünü, inanç gücünü, siyasi isimlerin gücünü ve birlikteliklerin gücünü kullanarak vatandaşların üzerinde tahakküm kuran, insanların üzerinde baskı ve korku oluşturan, kirli amaçlar için memleket insanımızın temiz duygularını kullanan küçük, büyük tüm oluşum ve yapılanmaların kontrol altına alınması, temizlenmesi, arındırılması ve gerekiyorsa kapatılması en acil, en elzem ve en önemli ülke ve toplum meselelerimizdendir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mikail Şahin - Mesaj Gönder

# dernek

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.