MERHABA ADALETLİ GÜZEL İNSANLARA

                 Yıllardır kamu yönetimlerin de gördüğüm yanlış davranışlar insanlarımızı derinden yaralamaktadır. Özellikle yönetici pozisyonun da olanların üst perdeden parmak sallamaları ayrı bir yara açmaktadır. Bir makama şu veya bu şekilde gelinebilir. O görünen dış başarıdır.  Aslolan iç başarıdır. Kendi içimizde oluşturduğumuz bizi insan yapan, özdenetim, özgüven, sevgi, saygı, ahlak, erdem gibi paylaştıkça artan değerlerdir esas başarı.

                Hangi iş ve hangi meslek olursa olsun işini tam ve düzgün yapmalı insan. Değilse toplumda yara oluyor. Görev yaptığım yıllarda özellikle şiddete alışan, keyfi  yönetici olanların yaptıkları  yanlışlar, benimde unutamadığım lekeler oluşturdu. Özellikle iç başarısı olmayanlar; Garibanlar gelince niye geldin, ne istiyorsun derlerdi.  Etiket sahibi ve güç sahipleri gelince ayakta karşılıyor. Buyrun emrinizi söyleyin derlerdi. Tabi ki güzel yöneticiler dış ve iç başarıyı sunuyorlar, onlara  teşekkür ederiz. Sağ olsunlar var olsunlar.   

                Bu konuda kamuoyunun beklentilerine kulak vermek gerekiyor. Sistem böyle, yapacak iş yok, Bal tutan parmağını yalar, Devlet malı deniz yemeyen domuz, minareyi çalan kılıfını hazırlar, işi kitabına uydur, Benim yetkim seni döver, gelene ağam gidene paşam anlayışı gibi toplumu zehirleyen, kirli düşünce ve davranışlar artık milletin gündeminden düşmeli.

             Hak ve haklar gündem olmalı ve kamuda yerini bulmalı. Hukukun anası haktır. Suç ise hakkın çalınmasıdır. Çalmanın olmadığı yerde hukuka da ihtiyaç olmayacaktır. Bu gün özellikle yönetici durumunda olanlar daha da dikkatli olmalı. Boşluk oluşturan, zamanı ve emeği israf eden, bulunduğu kurumun sorumluluğunu taşımayanlar; bilmeden ya da bilerek vatandaşa zarar vermektedir. 

              İşini yapmayan, mesleğinin itibarını düşüren kişiler iyi insan olamazlar.  Görevi ihmal eden, kamu hizmetlerini aksatanlar, mutlaka bedel ödemeli. Çalışan insanlar ile çalışmayan insanlar eşit olmamalı. Bilenle bilmeyenler eşit olmamalı. Demem o ki herkes taşıdığı yük kadar nimetten faydalanmalı; eğer külfetsiz nimetten yararlanıyorsa çalıyor demektir. Din satan ilim istemez, silah satan barış istemez, ilaç satan sağlık istemez, hırsız olan da hukuk istemez. Bilinsin isterim.

           Onun için çocuk ve gençlere bırakılabilecek en yüce miras adalettir.  Adalet soyut değil, kıymetli ve yaşamsal bir kavramdır. Toplumsal sevgi ve vicdan adaletle sağlanır. Sosyal hayatta barışın, birliğin, dirliğin temelidir adalet. Adaletsizlik, hukuksuzluk toplumsal sevgiyi ve vicdanı öldürüyor. O açıdan iyiliği inkar eden, doğruları görmek istemeyen, yanlışı savunan ve insanların çaresizliğinden beslenenlere kamuda  tutmamak gerekiyor!

Her türlü olumsuzluğa rağmen iyi kalabilen kaliteli insanlara merhaba diyorum.

Kul hakkına riayet edenlere, çalışmayı ibadet görenlere, israfı haram bilenlere, çalıştığı kurumun hakkını verenlere, iyiliği anlayan iyi insanlara merhaba,

Siyasi dolandırıcı olmayan hakikat sahiplerine, torpile, rüşvete, kayırmacılığa engel olan dirayetli sağlam vicdanlara, öfkesini kontrol edebilen, kendisine (özdenetimle) dışardan bakabilen güzel insanlara merhaba.

Günün sözü: Nefret olunca vücüda sığmıyor, taşıyor ve o durum da kişilerin kalitesini ortaya çıkarıyor. Öfkeli iken söylenen söz aslında asıl söylenen sözdür. Bilinsin isterim. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Emin Elagöz - Mesaj Gönder

# silah

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.