ŞEKERLİ LEBLEBİ

 Okulun tatil olmasıyla mahalle arasında ki maçlarımızda başlamıştı. Diğer mahallenin çocuklarıyla yaptığımız bilye savaşlarımız ve futbol maçlarımız...

 Okulun tatil olmasıyla mahalle arasında ki maçlarımızda başlamıştı. Diğer mahallenin çocuklarıyla yaptığımız bilye savaşlarımız ve futbol maçlarımız ezan sesiyle son bulur ertesi gün sil baştan devam ederdi. Kazandığımız maçın ertesi günü, Mustafa ‘gözlerinizi kapatın avucunuzu açın’ dedi. 5 arkadaş merakla dediğini yaptık ve bekleme başladık. Avucuma bilye gibi bir şey bıraktı açtım hemen gözlerimi, ne olduğunu anlamaya çalışırken, Mustafa ‘  yavaş yiyin oğlum tadını ala ala, babam akşam getirdi size de getirdim’ dedi. Ağzıma atım ve çok geçmeden şeker tadı gelmeye başladı ağzıma o kadar hoşuma gitmişti ki şeker tadı gidip yerine sert bir şey kaldı ağzımda. Elime alıp bakarken ‘ leblebi o yesene ‘ diyen sesi dinleyip tekrar ağzıma atıp yedim. Başka var mı bu şekerden diye sorunca Mustafa kızdı bu şeker değil şekerli leblebi dedi. İsmini ilk defa duymuştum ama çok beğenmiştim.

      Eve geldiğim de babamla kapıda karşılaştık, beni öptü ve gitti. Babam inşaata çalışıyordu ve bazen de gece bekçinin yerine kalıyordu inşaatta. Anneme sarıldım ve ‘yarın babama şekerli leblebi almasını söyler misin’ dedim. Bazen iki üç gün göremezdik babamı. Biz uyurken gelir uyanmadan giderdi.

     Bir sabah uyandığım da babam evde yoktu biz uyanmadan çıkmıştı. Aceleyle kahvaltımı yaptım ve tam evden çıkarken annem küçük bir külah verdi elime. Sevinçle anneme sarılıp öptüm , külahı sıkıca tuttum. Hem koşuyor hem de bağırıyordum babam şekerli leblebi almış…..

Arkadaşlarım toplandı etrafıma hemen açtım külahı ve uzattım herkese, tam ben de ağzıma atacaktım ki biri ‘ sen bizi mi kandırıyorsun ‘dedi. Anlamamıştım ne demek istediğini. Bir tane ağzıma atmamla şekerin erimesi bir oldu. Sert leblebi ağzımda kaldı.  ‘ oğlum kandırmış seni baban. Yarın da pamuklu şeker diye pamuğa şeker döküp getirirsen hiç şaşırmayacağız’ dediler ve yanımdan uzaklaştılar. Yırtılan külahtan dökülen sarı leblebi ve şekere bakakaldım.
Yanımda kimse kalmamıştım. Ağlayarak eve gittim.

Kapıyı açan anneme bağırmaya başladım.’ Babam kandırmış beni anne arkadaşlarıma rezil oldum’ . O gün evden hiç çıkmadım. Gözüm televizyonda ama kulağım kapıda akşama kadar arkadaşlarımız gelip beni çağırmasını bekledim ama gelen olmadı.

  Annem yemek hazırlamak için mutfağa gidince kız kardeşim babamın şekerli leblebi bulamadığını ama annemin ben üzülmeyeyim diye leblebileri ıslatıp şekere bulayıp kuruttuğunu anlattı. O kadar utanmıştım ki ne yapacağımı bilemedim.

Annemin yanına gidip özür diledim ve bu olanları babama anlatmamasını istedim.  Sıkıca sarıldı öptü. Akşam babam geldiğinde onunla inşatta gidip çalışmak istediğimi söyledim. İtiraz edecek gibi oldu ama ısrarıma karşı koyamadı.

Sabah erkenden evden çıktık. Arkadaşlarıma görünmeden mahalleden çıktığımız için sevinmiştim. Artık onların alay konusu olmayacaktım. Çarşıda babamın arkadaşının arabasına binip inşaat alanına gittik. Hepsiyle tanıştıktan sonra getir götür işlerine bakmaya başladım. Akşama kadar güneşin altında top koşturan ve yorulmayan ben öğlen olduğunda yorgunluktan yerimden kalkamıyordum. Öğle yemeğimiz bulgur pilavı, salata ve karpuzdu. Çay kocaman bir demlikteydi kaldırmaya gücüm yetmeyince herkes kendi çayını almıştı. Babam çayını alıp uzaklaşınca amcanın biri’ ne yapacaksın kazandığı parayı’ dedi.

'Şekerli leblebi ve anneme şeker alacağım, benim yüzümden evde ki şekeri heba etti de ’ dedim. Herkes güldü tek gülmeyen bendim. Gülmelerine çok sinirlendim gözlerim doldu. Amca saçlarımı karıştırıp ‘erkek adam ağlamaz sakın ağlama’ dedi.

 Herkesin ayak işlerine koşturuyor ama şikâyet etmiyordum. Haftalığımı alıp hem annemin gönlünü alacaktım hem de arkadaşlarım artık dalga geçmeyeceklerdi benimle. İnşaatın beşinci katına kaç kere inip çıktığımı bir kere saymaya kalkmıştım ama becerememiştim.

  Eve geldiğimde ilk işim kız kardeşime arkadaşlarımın beni sorup sormadığını öğrenmek oluyordu. Sadece bir kere gelip sormuşlar beni, çalıştığımı öğrendikten sonra bir daha gelmemişler. Ama ben her gün soruyordum gelmediklerini bile bile…

Haftalığımı alacağım gün evde herkesten önce kalkıp hazırlanmıştım. Kız kardeşim horoz şekerden istemişti onu da hemen listeme eklemiştim. İnşaat alanına geldiğimizde hemen işe koyuldum. Akşam olmadan ustabaşı bana haftalığı verdi ve arkasına sakladığı külahı çıkardı. ‘ Buda senin ‘ dedi. Elim titreyerek açtım kâğıdın ağzını şekerli leblebiyi görünce ne yapacağımı bilemedim. Ağlamaya başladım sarıldım amcaya. Sesimi duyan gülüyor başımı okşuyordu. Babamı aradı gözlerim koşarak girdim inşaata koşarak çıktım dört katı hem ağlıyor hem gülüyordum. Son kata çıkacaktım ki babamın sesi alt kattan geldi. Sevinçten bana seslendiğini üst kata çıkınca duymuştum. Aşağı baktım ama gözyaşımla dolan gözlerimden hiçbir şey göremedim. Sadece sesini duyuyordum.

  ‘Aşağıdayım oğlum gel yanıma’

’ Bekle baba geliyorum dedim’ merdiven sandığım boşluğa ayağım giriverdi. Bir elimde para bir elimde külah tutunamadım bir yerlere. Babamın çığlığı vardı sadece kulaklarımda…

   İnşaatın tepesinden aşağıda ki kargaşaya bakarken herkesin ağladığını gördüm. Babamın kucağında bir çocuk yüzünü göremediğim ama elinde ki külahı aynı benim külahımdandı. Elime baktım külahım yok param yok. Etrafıma bakındım nereye düşürdüm derken babam ismimi arka arkaya söylüyordu. Döndüm ‘efendim ‘ dedim. Ama beni duymuyordu. Aklım külahımda ve paramdaydı. Aşağıya düşürdüm galiba diye bakınırken babamın kucağında ki çocuğa sarılmasına bakıp öylece kaldım.

 Bağırdım aşağı neler oluyor bir şey oldu… Kucağında ki çocuğun yüzünde ki kanları sildi babam ….bendim o çocuk. Merdivenden düşüşüm geldi gözümün önüne. Allah’ım ne olur bugün ölmeyeyim arkadaşlarıma şekerli leblebiyi götürmem lazım. Benimle dalga geçmesinler artık, alma beni yanına…

Babam öptü kokladı, adımı söyleyip duruyor, amcalar diz çökmüş ağlıyorlardı.  Bağırdım yukardan arkadaşlarıma kim götürecek şimdi şekerli leblebileri….

 Hani erkekler ağlamazdı … hepiniz neden ağlıyorsunuz…..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sevda Küçük - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.