MEMLEKET HASRETİ

Gurbette yaşayıp da memleket hasreti ile yanıp tutuşan Elbistanlılardan biri de Mehmet Baki Bolulu’dur. Elbistan’da iken mahalle gençlerinin ve hatta...

Gurbette yaşayıp da memleket hasreti ile yanıp tutuşan Elbistanlılardan biri de Mehmet Baki Bolulu’dur. Elbistan’da iken mahalle gençlerinin ve hatta çocuklarının sevip saydığı bir ağabey idi. kimseyi incitmeyen, kendi halinde duygusal bir insandı. Büyükle büyük küçükle küçük olurdu. Çok çevik, olmadık hareketleri yapabilen sportmen birisiydi.

Bolulu, 08.10.1944 yılında Elbistan’da doğdu. Arzuhalci Hicaz Bolulu’nun oğludur. Lise mezunu olduktan sonra Elbistan’da tahsildar olarak memuriyete başladı. Kahramanmaraş’ta veznedar olarak yıllarca çalıştı, sonra tekrar Elbistan’a dönerek 1992’de emekli oluncaya kadar vergi memuru olarak görevini sürdürdü. 1997’de Bursa’ya göçtü, 5 yıl sonra da yerleşmek üzere Balıkesir’de kadar kıldı. Şimdi ailesiyle orada yaşamaktadır.

Mehmet Baki Bolulu, merhum Hüseyin Tankut’un kızı Tülin Hanım ile evli olup 3’ü erkek, 7’si kız 10 çocuk anne-babası ve 16 torun nine-dedesidirler.

28.8 1969 tarihinde Maraş’ta iken yazdığı Memleket Hasreti isimli şiiri:

Rızkımız kalksa da artık sılaya dönsek
Söğütlü’nün güneşinde yansak kararsak
Döllerinen Suçatı’nda balık avlasak
Ta Kuyruk doğana kadar çimmek istiyom

Asafların[¹] bahçesine almaya girsek
Diken batsa ayaklara yüzülse dirsek
Tam ağacı sallarken Eşe’yi[²] görsek
Dalağım kalkana kadar kaçmak istiyom

Sokaktan geçerken biri gap suyu dökse
Biri gelip damdan oluğu sökse
Biri sefil bulup bizim Yusuf’a[3] çökse
Ağzımı sonuna kadar açmak istiyom

Bir esaslı güleş olsa tamaşa etsek
Cemal Bey’in[4] işi düşse yumuşa getsek
Dede’den gar getirip bekmeze katsak
Dişim gamaşana kadar içmek istiyom

Sabahınan kalkıp damdan karı kürüsek
Reşad’ı[5], Feyzi’ynen[6] dutup yerde sürüsek
Duzak gursak sohaklara, düşene gülsek
Bir guş gibi damdan dama uçmak istiyom

Babam gene bir yağlı omaç yapsa
Şeftali hısdamı bacım elimden gapsa
Garpızı gemirsem elimde gabığı kalsa
Aşlanık deyi başına çalmak istiyom

Anam “yi” deyi keşgeyi önüme sürse
Bibim bastığa beyaz cevizi dürse
Kebap küfür etse bana helva tükürse
Köftenin altına gorhup yatmak istiyom

Afşın’ınan bir maç yapsak hemi de yensek
Bir kiralık velesbite dört gişi binsek
Bir ark çıksa önümüze, çaresiz ensek
Yol bulana kadar orda galmak istiyom

Mahallenin döllerini bir bir toplasak
Löddük, Süleke oynasak; damdan hotlasak
Vecdi’nin golu gırılsa getsek yoklasak
Eşi dostu tanıdığı görmek istiyom

Kimin parası varısa davet ederdi
Hepimize bir tek bilet yeterdi
O zamanlar ne gam ne de kederdi
Yazlık-kışlık sinemaya girmek istiyom

Gonuşur gülerdik hep aslak-maslak
Planlar gurardık biz gaba taslak
Ne yalan söyleyim acık da gaslek
Köşede bir gıza çarpmak istiyom

Bir gağnının arhasına asılsam
Alışar’ın almasından ıssırsam
Bugün de öyleyim o gün nasılsam
Dönüp mazide galmak istiyom


Ara da bul eskilerin huyunu
Pepişmani çevirmeyi, Yüssük oyunu
Taşoluk, Ketizmen, Mekân suyunu
Her birinden bir küp içmek istiyom

Albümdeki resimler bir bir canlansa
Kimi âşikâre kimi saklansa
O masum günahlar yunsa aklansa
Şu ömrü bir daha sürmek istiyom

Deli gönül bu kadarla yetinmezdi belki
Memleketin hasretinden yanıyor BAKİ
Ve de yeter de emr-i hak olursa vaki
Elbistan’ın toprağına girmek istiyom.
.........................................................................
[¹] Asafların bahçesi: Emekli olduktan sonra Elbistan’da Köprübaşı’nda bugünkü ekmek fabrikasının yerindeki binada lokanta açan ve orada çorbasından telis parçası çıkan birine cevap olarak verdiği “25 guruşluk şooradan İngiliz gumaşı mı çıhıcıydı” sözü meşhur olan Hacı Bey’in Garipliğin altındaki bahçesidir. Soyadları Ünsal’dır.

[²] Eşe: Hacı Bey’i hanımı olup bahçeye giren çocuklara aman vermezmiş.
[3] Yusuf: Mehmet Baki’nin kardeşi olup baba mesleğini sürdürüp arzuhalcilik yapan Yusuf Bolulu.
[4] Cemal Özen: Emekli öğretmen. Kendilerine komşuydu. Mahallede sevilip sayılan birisiydi.
[5] Reşat: Emekli öğretmen Reşat Bekçi

[6] Fevzi: Esnaf Fevzi Akkan

[7] Vecdi: Emekli Jandarma Başçavuşu Vecdi Güler.
[8] Pepişmani:  Elbistan’da evlerde daha çok pekmezle (veya şekerle) yapılan pişmaniye

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Bilgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.

01

Haşim Kalender - Ağabey antikacısın şiir bence insanı kendine götürmeli biz kendimizden ırıyoruz sanki çapsız kelimeleri moda ettik dilimize yabancılaştık daha dünkü dilimiz hiç birisi yabancı değil ama kullanılmamakta ben elimde geldiğince her şiirimde bir iki kelime kullanmaya çalışırım bu konuda kıymetli hocam Arif Bilginin büyük çabalarını takdir ediyorum

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 13 Ağustos 16:27
02

Arif BİLGİN - @Haşim Kalender 01 nolu yoruma cevabı: Teşekkür ederim kıymetli kardeşim..

Kültürümüzü mümkün olduğu kadar yaşatmaya çalışanlardan biri de ben olmaya çabalıyorum..

Öte yandan gördüğün gibi şiir teknik olarak eksik ve hatalarla dolu ama yazanın şairlikte bir iddiasının olmadığını da bilmeli..

Selamlar, sevgiler.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Ağustos 13:46