TAKDİM -3-

Allah dost yokluğu vermesin dostlarımıza.
Bu bağlamda, bendelerinin dostları çok Allah'a şükür.

Öteki sayfada sözünü ettiğimiz "TAKDİM" uygulama geleneğimizi, Edebiyat uzmanı değerli Akademisyen dostumuz Dr. Cemil GÜLSEREN Hoca efendiye de arz ettik Un Sandığı 8. cilt taslağını. Değerse bir TAKDİM yazısı yazar mısınız diye.
"Kör'ün istediği bir göz, Allah verdi iki göz" esprisi misali, Sağ olsunlar, bir takdim yazısı yazmışlar, bir de: bilhassa: üniversite öğrencilerine öğüt ve tavsiyeler sergileyen vecize misali hususlara yer vermişler. Bu bağlamda, bilhassa; yarınımızın yükünü yüklenecek ve ülkemizi daha ileri götürecek Üniversiteli Gençlerimizin iş bu yazıları dikkatle okumalarını tavsiye ederken, sayın GÜLSEREN Hocamızın Takdim ve "Un Sandığına Girenler" başlıklı makalesiyle siz okurlarımızı baş başa bırakıyoruz:
Un Sandığı 8.cilde ulaştı. Diyebiliriz ki Un Sandığı büyüyor. Sürükleyici özelliği ile bir çırpıda okutuyor kendisini. Yazılanlar sade ama basit değil; dağınık, lâkin lüzumsuz hiç değil.


 Dr. Cemil GÜLSEREN


Bu ciltte, yerelden ulusala doğru konu açılımı söz konusu. Ayrıca tarihi anekdotlar bu ciltte daha bir öne çıkıyor. Genel çizgi bozulmamış. Yerel basında yazarlıkta bir ‘istikrar abidesi’ olan Sayın Mehmet Göçer, yol haritasını zaten çizmiş:
“Kitaplarımın mecrası ve mahiyetini yineliyorum: kıssadan hisse ağırlıklı olmak üzere; eğitici, düşündürücü, dinlendirici ve de ibretlik olacak, müstehcen olmamak kaydıyla. Espriye meyyal, güldürücü de olabilir. Diyor. Yani bu kitapta Anadolu insanının ince mizah anlayışını da göreceksiniz.
Üniversitelerimizin Türk Dili ve Edebiyatı bölümü öğrencilerine sesleniyorum; Mehmet Göçer’in Un sandığı Kitaplarından ‘Tez’ konusu çıkarabilirsiniz. Sadece: “Söndü köz, tükendi söz, kalkın gidin siz; yatacağız biz.” ‘Önce selam, sonra kelâm’ dersiyle başlayan kitabın başlarında Fadime Dilekçi Teyzenin duasına ‘âmin’ diyerek devam edelim:
“İlahi-yavrum: Selvi gibi uzayasın, söğüt gibi dallanasın, kazanılmış mal yiyesin. ” Bu devirde ‘kazanılmış mal yemek’, ne büyük nimet, ne büyük servet. Hem maharet hem marifet. Çok dua sözleri işittik. Doğrusu bu bana özgün geldi. Sevdim ben bunu.
Sonra Darendeli Osman Hulûsi Efendi’nin bir duasına rastlıyoruz. Memleketin sorunlarına ilgisiz kalan vekile gücenen bir grup; Osman Hulûsi Efendi’ye dertlenmişler. Onları teselli amacıyla şöyle duada bulunmuş:
“Olsalar da başa taç; Allah kapılarına etmesin muhtaç..." deyimleri, kalıp sözleri tarasanız bile yeter.
İşte onlardan biri:
Urfalı Mehmet Hulûsi Öcal da duasını şiir diliyle etmiş:
“Toplumu aldatanlar; Başlara taç olmasın, Güvenilen haccı'nın, koynunda haç olmasın, Hayatına lezzet ver, zehirle iç olmasın, Kararında ye, harca, israfla saç olmasın, Azimle hedefe var, geç olsun, güç olmasın, Helâlden zenginlik hoş; haramla hiç olmasın, Hazırlıksız, azıksız, dünyadan göç olmasın.”
Ben dualardan seçtim. Siz neler görürsünüz daha başka neler... Teşekkürler Sayın Mehmet Göçer amca. Yüreğinize sağlık. Okuyanı bol olur İnşallah.


 Dr. Öğr. Üyesi Cemil GÜLSEREN
İstanbul Kültür Üniversitesi
Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi
 
www.unsandigi.com 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Göçer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.