GÖZLERİ KAN AĞLATAN DEVLET ADAMLARI KORONAVİRÜS’ÜN SEBEBİ VE DİĞERİ

Geçen sayının devamı

"Gözleri kan ağlatan devlet adamları VİRÜS 19'un sebebi" diye başlayan bir önceki makalemizde:  Cenabı Allahın emir ve yasaklarından uzaklaşan iki peygamberin ümmetinin azdıklarının ibretlik hikâyesi, devamında ise: yaşanan vahşetlere dünyanın seyirci kalmasından dolayı, dünyayı kasıp-kavuran VİRÜS 19'u Cenabı Allah'ın(c.c.) insanlığa ders olsun diye gönderdiği dile getirilmiş, "GÖZLERİ KAN AĞLATAN DEVLET ADAMLARI sebep gösterilmişti.

Bilindiği gibi: " 7 milyar nüfusa sahip dünya insanlarından, 5.5 milyarı; CENABI ALLAH'ın(c.c.) bütün dünya insanlarına şamil olmak üzere, son kitabı olarak gönderdiği Kur'an-ı Kerimi ve son Peygamber olarak gönderdiği Hz. Muhammed'i kabul etmedikleri için (Allah'ı, Allah olarak kabul ediyoruz, ancak Hz. Muhammed'i Kabul etmiyoruz) diyenlere cevap, Ayet buyruğu:  kesin kes yine müşrik olmuşlardır  VİRÜS-19 felâketinin müsebbibi. Bu felâketin diğer müsebbiplerine gelelim yine o makalemizde.

Diğeri denilen  Kral; Suudi Arabistan Kralı FAYSAL'IN; Filistin'i kana bulayan Müslüman Düşmanı İsrail D. Bşk. NETENYAHU'yu tanıyarak damdan düşer gibi  pot kırıp teşekkür etmesini, olmaz olasıca, sırtını Amerika'ya verdiği MÜSLÜMAN DÜŞMANI NETENYAHU'NUN; FİLİSTİN'in 100 binlerce dönüm topraklarını cebren gasp etmesini, devamla  savunmasız masum halkından yüzlercesini öldürmesi, binlerce yaşlısına ilaveten 7,8,9,10 yaşlarındaki  çocukları bile hapishanelerde çürütmesini, DÜNYA'NIN BAŞININ BELÂSI Amerika'nın, bugünkü ve dünküler de dahil Devlet başkanlarının, Suriye'ye binlerce askerinin organize ve kontrolü altında binlerce ton ağır silah göndermesini, bu silahları, TAŞERUN olarak kullandığı PKK'nın eline verip, Suriye, ırak ve komşu Devletlerinin binlerce asker ve sivil vatandaşını öldürtmesinin ah.., vah, feryat ve figanlarının ARŞIÂLAYA dayanmasını, Şiî mezhebine mensup Suriye D. Bşk. vicdan ve merhamet  yoksunu  Beşar Esad'ın; (Bunlar Sünni mezhepli diye: (Şîa mezhebince Sünni Müslümanı öldürmek sevap) 9 yıl önce kendi vatandaşlarını öldürmeye başlamasını, ne acıdır ki halen de öldürmeye devam etmesini, Kana susamış Beşar Esad'a: Şiî mezhepli İRAN Ruhani'sinin asker vermesine ilaveten bombardıman uçakları göndererek cinayet ve vahşetine ortak olmasını, Yine ne acıdır ki, Rusya D. Başkanının  bombardıman uçakları göndererek cani Esad'ın işlediği,   işlemeye de devam ettiği ağır suça ortak olmasını sebep göstermiş, bu fecaatlere dünyanın seyirci kalmasındandır ki; CENABI ALLAH VİRÜS 19 salgın hastalığı dünyaya ibret olarak göndermiştir kuşkusuz.

Bu,  üzücüden de üzücü fecaatlerin baş müsebbibi de;  GÖZLERİ KAN AĞLATAN  DEVLET ADAMLARI'dır, adı geçenler ve ötekiler...

 SADEDE GELELİM;

Cumhuriyet kuruluşundan; 17 yıl öncesine kadar ki dönemin üstüne bir tapan çekelim. Zira o dönem ve yılların kritiğine girer, felsefesine dalar, Cenabı Allah(c.c)'ın son kitap olarak gönderdiği Kur'an-ı Kerim ve son peygamber olarak gönderdiği Hz. Muhammed'in KUR'AN KERİM kaynaklı binlerce Hadis buyruklarını içeren hadislerden ne kadar uzaklaşmamızın felsefesine girersek belki 300, belki 400 sayfalı bir kitap yazmamız gerekir. Es geçelim. Cenabı Allah'a şükür ki, bilhassa 17 yıldan beri dönem itibariyle Müslüman ülkelerin başında gelen bir ülkeyiz, 82 milyon TÜRK MİLLETİ olarak.

Böyle amma velâkini var şöyle ki; KUR'AN-I Kerim'in hükmünden; Cenabı Allah(c.c.) "Seni yaratmasaydım Âlem-i cihanı yaratmazdım ya Muhammed" buyuracak kadar yüceltip methi sena eden iki cihanın güneşi Peygamberimizin hadislerinin hükmünden, buyruklarından çıkalı nice yıllar oldu. Yeri gelmişken değinmeden geçmeyelim; 1998 yılı diye hatırlıyorum, bir grup M.V. TBMM salonuna konuşarak geçerlerken biri: "İNŞALLAH" kelimesi kullandığı anda; diğeri tepki gösterdi: "İNŞALLAH’IN, MAŞALLAH’IN BURADA NE İŞİ VAR" DEDİĞİNİ BİZZAT DİNLEMİŞTİM. Ötesini siz hesap edin. Nasıl dönem ve dönemler geçirdiğimizi...

Ancak, kökten gelen Müslümanlığımız dolayısıyla, o günün devlet yöneticilerince, (Allah rahmet eylesin (Diyanet İşleri Başkanlığı kurumu kurulmasındandır ki, bilhassa son yıllar ve dönemler itibariyle Kur'an kursları açılmış, 90 bini aşkın cami yapılmış, müftü, vaiz ve imamlar resmen görevlendirilmesinden dolayı, Türkiye özellik taşımaktadır. Yeterli mi? diye sorulacak olunursa; "TARTIŞILIR..." Es geçelim.

Bu kutsal kurumu yönetenler sağ olsunlar; 10 binlerce olmak üzere, mübarek Kur'an-ı Kerim, Kur'an-ı Kerim Türkçe meali, Peygamberimizin mübarek hadis kitapları VE de Kur'an ve Hadis kaynaklı olmak üzere yine 10 binlerce, çeşitli dallarda kitap yayınlayarak hatta ve hatta yabancı dillere çeviri yapılarak o ülkelere göndermesi (Ki bu çok önemli bir gelişme), yurdumuzun il ve ilçe müftülüklerine sandıklar dolusu kitap, Diyanet Dergisi gönderdiler, göndermeye de devam edilmesi takdire şayan doğrusu. Örnek, Elbistan Çarşı Atik Camii kitaplığı tıklım tıklım doldu. Ayrıca, yüzlerce değerli yazarın kaleminden çıkan binlerce dini kitabın yayınlandığı ve sözü geçen tüm kitapların kitapçılarda satıldığı da bilinmektedir. Bu da güzel bir şey ve gelişme.

Yeri gelmişken, bağışlanacağımızı umarak değinelim; bendeleri 63 yıllık bir yerel basın mensubu kardeşiniz ve birikim ve tecrübelerime dayanarak tüm MÜSLÜMAN dostlarımıza soruyoruz; (Arapça Kur'an-ı Kerimi okuyup öğrenememiş olabilirsiniz) TÜRKÇE MEAL kitabı kaçınızın evinde var? İşte bu sebepten diyoruz ki, ivlikinizdi, TÜRKÇE KUR'AN MEAL KİTABI BULNDURUNUZ ve de okuyunuz-okutup dinleyiniz... İnanıyoruz ki; geç kaldığınızı anlayacak, bizlere dua edeceksiniz...

Diğer taraftan, gönül ister ki; Milli Eğitim Bakanlığınca şöyle bir genelge yayınlansın: yurt geneli, ilkokuldan üniversiteye kadar tüm okulların kütüphanesinde, hiç olmazsa 1-2 adet TÜRKÇE MEAL Kitabı bulunsun, başta okul müdürleri, sonra birkaç öğretmen kardeşimiz bu kitabı 1-2 defa okusun. "Bir insanın yaşam boyu sosyal konuları içine almış olduğunu, gösterdiği doğru ve eğri yolları ne güzel tarif ettiğini görecekler; "BU GÜNE KADAR BU MEALİ NİÇİN OKUMAMIŞIM " diyerek pişmanlık duyacaklar sanıyoruz.

Ayrıca, bu dönemin öğretmenleri, öğrencisinden; dışarıdan bir kaç kitap alıp okumalarını tavsiye ediyorlarmış. Bir de TÜRKÇE KUR'AN Meal kitabı okumalarını tavsiye etmeleri mümkün.

Bu söz edilince, sözün karşısındaki öğretmen, bir bakanlık genelgesi olmadan olmaz demiş. Biz de diyoruz ki, bu genelge bakanlıkça yayınlansın. İnanın hem öğretmen, hem öğrenci, hem de veliler memnun kalacaktır, bu uygulanırsa. Çünkü bir insanın sosyal yaşantısında ne gerekiyorsa o yazılı bu.

TÜRKÇE MEALDE..

Adı geçen iki kutsal kitabımızdaki emir ve buyruklar; hepsinin tarifi zor tabiî, bildiğimiz kadarıyla ve de özetle: insanın doğumundan başlıyor, akıl baliğ olana kadar, anne ve babanın, çocuğu için yapması gerekenler sıra ile belirtilmiş ve tavsiye edilmiştir. Başka; çocuğunu okutması emredilmektedir. Evlenme çağı geldiğinde evlendirip yuvasını kurması yine anne- babaya emredilmektedir ve daha niceleri.

Hepsi güzel de, güzelden de güzel bir yanı, insanın kaldıramayacağı bir yükün yüklenmemiş olmasıdır. Yineleyelim, buyrulan emir ve emirlerin hepsi insanın faydasınadır.

Bir önceki makalemizle birlikte yukarıda yazılan konuların hepsi Kur'an-ı Kerim ve Hadis buyruklarına dayanmakta ve de kaynaklanmaktadır.

Gönül ister ki, hem de ısrarla: Cumhuriyet kuruluşundan, 17 yıl öncesine kadar yurda sunulmuş eserleri gölgede bırakacak kadar, belki daha fazla eser bırakacağından şüphe etmediğimiz; Cumhurbaşkanımız, Başkomutanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, Sözü geçen iki makalemizi okuma zahmetine katlansalar, içeriğindeki yapılması gerekenlerin gerçekleşmesine emir ve talimat verseler, bala-tuzsuz tereyağa katmış gibi tatlı olacağını sanıyoruz.

Kalın Sağlıcakla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Göçer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.