YAT VE YUTÇULAR, SAHİ SİZ NEYE YARARSINIZ!?

              Yıllardır bazı kişileri izler, araştırır ve gözlerim. Ülkede hak etmediği halde en rahat yaşayan, üretmeyen, alın teri, akıl teri, ahlak teri nedir bilmeyen ve ömründe taş üstüne taş koymayan öyle beleşçiler var ki, şaşıyorsun. Atası, kendileri ve torunları kamudan-hazineden besleniyorlar. Alıyorlar, arsadan katlıyorlar, bankadan katlıyorlar, satıştan katlıyorlar, kamudan kırpıyor ancak hala doymuyorlar. Ahlaksızlar ama ahlak dersi veriyorlar, tembeller fakat çalışkanlık dersi veriyorlar. Ömürleri yeme, içme, eğlenme ve gezme ile geçen yat ve yutçular, sahi sizler, neye yararsınız!?

           Yoksul her şeye bedel öderken sizler nasıl bedel ödemezsiniz!? Emek fakire, yemek ise size; nasıl oluyor bu işler? Yoksulun sermayesi dert, serveti ah ve nakiti kahir çekmek midir? Biraz düşün, biraz insanlaş. Günah işlemek kolay. Sevap işlemek ise zor. Çünkü sevapta anlayış, dirayet ve sabır gerek. Orada doğruluk, insanlık, adamlık ve kalite gerekiyor. Sizde onlardan yok mu?

Varlığınız yük, israf ve zarar. Buna rağmen utanmadan nasıl konuşuyorsunuz? Sokaktaki çöpçü, temizlikçi, tarladaki yevmiyeci az gelirle çok güzel işler yapıyor. Sen gibiler ise onların yüzde birini yapmadan yüz katını nasıl alıyorsunuz?

Çevreyi ve havayı kirletiyorsunuz. Ama temizlik dersi vermeye kalkıyorsunuz!

Çocukluğunuzdan beri her davranışınız iyi de olsa kötü de olsa övüldü ve onaylandı. Emek vermeden, hak etmeden her şeye kavuştunuz.  İlişkiler yolu ve kayırmacılık yağı ile tembel ve bencilce yaşamaya alıştınız. Geçimsiz ve sorumsuzca yaşamaya devam ediyorsunuz. Ziya paşanın dediği gibi Onlar ki verir laf ile dünyaya nizamat/Bin türlü teseyyüp bulunur hanelerinde...

              Siz kurnazlar (sahtekarlar), kalbiniz ve diliniz kirli olduğu için parmak sallıyorsunuz! İyiliği, çalışkanlığı ve fedakarlığı hangi yüzle başkalarından bekliyorsunuz? Sizin sözleriniz değişse de huylarınız  değişmiyor ve ölene dek yanında taşıyorsunuz. Sorun sizsiniz. Sorunu başkalarına yıkan davranışlarla gerçekten hiçbir problem çözülmez, çözülmüyor da.

 Her şeyin fırsatını bilen fakat hiçbir şeyin değerini bilmeyen siz yat ve yutçular, millete zarardan başka neye yararsınız!?

                                       *****

            Onun için derim ki; bu kadar psikolojik harbe memur profesyonel kötülere rağmen önce biz iyi insan olmalıyız. Hata ve kusuru önce kendi nefsimizde aramalıyız. İşimizi iyi ve doğru yapmalıyız.  Hakka, hukuka ve adalet ölçüsüne uymalıyız.  Varlığa adalet; bir şeyin olması gereken yerde olmasıdır. Eğer orada yoksa bu durum varlığa zulümdür. ‘’Mış’’ gibi yaparak hiçbir şey yapılamaz. Sadece yakınlarına, siyasi bağlarına göre iyi olmak iyilik değildir. O olsa olsa torpil olur, kayırmacılık olur, çalmak olur. İyilik ve güzellikler; onun bunun arkasına sığınmakla olmaz. İnanç ve ibadetleri de gösteriş için değil, sadece Allah rızası için yapmakla olur. Her zaman kanaatkar olmalıyız ancak çoğaltma gayretinde de bulunmalıyız diyorum.

      Günün sözü: En hayırlı oruç kul hakkı yememektir. Ömür boyu tutulur. Hz. Ömer

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Emin Elagöz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.