TANIDIKÇA YAKINLAŞTIKLARIM

Hayata şöyle bir bakıyorum da; doğru seçimlerin iyiye çıktığına inanırım. Mutluluğun bizim eylemlerimizle ilgili olduğunu düşünürüm. Nezakete önem veririm. Emir vermeyi sevmediğim gibi el pençe divan durmayı da sevmem. Hayatın içinde sevinçler olduğu gibi hüzünlerin, sıkıntıların olduğuna inanırım. İyiyi, güzeli ve doğruyu belli bir düzeye gelmekle, gelişmekle kazanıldığını bilirim.  Her şeye rağmen kimseye kötülük düşünmem. Yaşam yolunda bana değer verenleri sevmekle meşgulüm. Sevmeyen ve nefret edenlerle uğraşmak niyetinde değilim. İşte bu noktadan hayata bakıyor ve tanımaya çalışıyorum. Buradan tanıdıkça uzaklaştıklarım olduğu gibi yakınlaştıklarım da oluyor. Kimlere mi!? İşte yakınlaştıklarım ve yakın olmaya değer insanlar:

Yüzümüzü aynada görüyoruz ama ruhumuzu davranışlarımızda, yaptıklarımızda ve sanatta görebiliyoruz.  Buradan hareketle temiz kalpli ve nitelikli insanlar; genellikle kanaatkâr, sade, samimi, emektar, alçakgönüllü ve kendi halinde olurlar. Ancak geri planda kalırlar. Ben, böylelerine yakınım.

 Değişmesi ve değiştiremeyeceği şeylerle barışıp ve yola devam edenleri severim. Her şeyden önce dürüst olmak zorunda olduğunu bilenlere,  gösterişi değil, makul olmayı seçenlere yakınım. Önce kendilerini hesaba çekip hatasını kabul eden ve özür dilemesini bilenlere yakınınım.

Özellikle, iyiliği anlayan ve teşekkür etmesini bilinler çok değerlidir. Vefasızlığı kabul etmeyen, vefalı insanlara yakınım. Topluma olan borcunu mutlaka ödeyenlere, sosyal sınırlarını, ekonomik ve siyasi sınırlarını bilen ve uygulayanlara yakınım.

Bağnaz siyaseti gütmeyen, hak ve hakikate bağlı olan, efendilerine göre değil, kendi beyni ile düşünüp kendi sözünü söyleyebilenlere yakınım ve böyle insanları tanıdıkça daha çok yakınlaşıyorum.

Susmasını bilen en iyi duyanlardır. Nefislerine güvendikleri için sabırlıdırlar. Ağır bedeli olmasına rağmen merhametli olanlara yakınım. İyi ki varlar. Geleceğin huzuru ve selameti için var olmalıdırlar. Onlar, kimsenin kötülüğünü istemezler.

Art niyetin olmadığı, kibrin, tembelliğin, kurnazlığın ve gürültülü bir gücün peşinde olmayan, kin ve nefretle her şeyi işlerine geldiği gibi yorumlamayan, sömürgen, sorumsuz ve saygısız olmayanlara ve dilleri zehirli olmayanlara yakın olabiliyorum.

Her şartta, edebi ve adabı muhafaza edebilen, insana sadece insanca bakan güzel insanlara yakınım ve yakınlaşıyorum.

        Günün sözü: Erdemli insanın titrediği şey karakteridir; bayağı insanın titrediği şey ise makam mevkiidir. (Konfüçyüs)

 

   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Emin Elagöz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.