ENGELLİLERİ ANLAYALIM...

Engellilerin hayatını kolaylaştıran somut adımlar atıyor muyuz? Yoksa engel üreten bireyleriz de, farkında mı değiliz? Toplumumuzda engellilere karşı bir önyargımız var; yapamaz, yapmamalı diye. Ne yazık ki engelli deyince, zayıf ve acınacak durumda olan bireyler akla geliyor ve zaman zaman engelli olan kişilere engelli olduklarını yüzlerine vuran, onlarla alay eden, dalga geçen, insanlıktan nasibini almamış cahil insanlara denk geliyoruz. Belki biraz ağır olacak ama ben bu cahil sürüsü insanlara insan gözüyle bakmıyorum. Engelli kişilerle alay edenler, dalga gecenler, şunu çok iyi bilmeliler ki bu dünyaya gelirken engelli gelinmiyor, sonradan da engelli olunabiliyor. Yarınımızın ne olacağını Cenab-ı Allah’tan başka hiç kimse bilemez.

Atalarımızda boşu boşuna dememişler “Gülme komşuna gelir başına” diye.

Unutulmamalı ki her sağlam insan kalıcı ya da geçici bir engelli adayıdır.

Sözde onlara engel olmayalım, engelleri kaldıralım, engellilerin yaşamını kolaylaştıralım düşüncesi, görünüşte bizi medeni yapmaz. İçimizdeki engellerin şifresini çözmez. Çözseydi eğer kendini eğitimli, kültürlü sanan veya öyle görünen insanlar; görme engelliler için yapılan yollara araçlarını park etmezlerdi.

Engelliler için ayrılmış olan park yerlerini, kaldırımlardaki iniş, çıkış yerlerini kapatmazlardı. Özel mülkiyet ve kamu adına yapılan binalara engelliler için yapılan alanlar teftişten geçmek, puan almak için değil yaşamı kolaylaştırmak için yapılırdı.

Belki de içimizdeki en büyük engel empati yeteneğimizin çok zayıf olmasıdır.

Şöyle bir kendimizi kontrol etsek biz ne kadar engelliyiz acaba?

Engelli olanlarla dalga geçmeyin onların hikâyelerini duygularını bilmiyorsunuz.

Dalga geçenleri uyarın! Akıllarda ve zihinlerde kalsın diye;

“Engelli Kızın” yürek burkan hikâyesini anlatacağım.

Benim adım Merve 8 yaşındayım, her gün olduğu gibi bir sabah uyandım ve elimi yüzümü yıkadım. Günlerdir, haftalardır heyecanla beklediğim gün gelmişti ailecek pikniğe gidecektik büyük bir sevinçle aşağıya indim Anne !! Pikniğe gideceğiz değil mi?.. Annem evet gideceğiz deyince benim sevincim 2’ye katlandı kahvaltıları sepete koyduk hepimiz çok telaşlıydık ve heyecanlıydık 1 yıldır bir yere çıkmıyorduk herhalde heyecanımız bu yüzden olmalı.. Her şey tamamdı çıkmak için can atıyordum içimden şarkılar söylüyordum, arabaya bindik ve babam bize dönüp her şey tamam mı dedi biz tamam dedik.. Babam arabayı çalıştırdı ve gaza bastı ben penceremi açıp dışarıyı seyrediyordum, çok güzel bir gün olacak diye içimden söyleniyordum çok heyecanlıydım babamdan şarkı açmasını istedim.

Babam şarkıyı açtı ve hepimiz şarkıyı söylüyorduk çok sevinçliydik ta ki !!! Önümüze çok hızlı bir şekilde bize doğru gelen araba bize çarpana kadar tüm sevinçlerimiz heyecanımız bitmişti. Hepimiz ölmek üzereydik babam çok yaralanmıştı ona seslendiğimde bana bakmıyordu içimden öldü. Babam benim yüzümden öldü araba ters dönmüştü ayaklarımı hissetmiyordum. Annem yaralanmıştı ama hala yaşıyordu ellerimi hissediyordum ama ayaklarımı hissetmiyordum. Ayağıma baktığımda 2 ayağımda kanıyordu hareket ettiremiyordum. Ambulans sonunda gelmişti bizi arabadan çıkardı ben çığlıklar atıyordum hem ağlıyordum hem çığlık atıyordum hastaneye varmıştık. Annem şans eseri çok yaralanmamıştı, doktora babamı sorduğum zaman doktor odadan hemen çıktı ben ağlamaya başladım yo yo ölmüş olamaz diyordum,

1 HAFTA SONRA

Annem uyanmıştı doktora eşim iyi mi sorusunu sorduğunda doktor: Maalesef kocanızı kaybettik dediğinde annem ağlamaya başlamıştı üzüntüsünden bayılmıştı. Doktor benim odama geldi ve bende aynı soruyu sordum babam iyimi doktor maalesef onu kaybettik dedi. Ben de ağlamaya başladım ve doktora ayaklarımı hissetmiyorum neden diye sorduğumda doktor başını çevirdi. Ben neden !!! diye bağırdım doktor ayaklarını kesmek zorunda kaldık özür dilerim. Ben ağlamaya başladım engelli olmuştum artık sokaklarda koşup zıplayamamaktım hem babam için ağlıyordum hem kendim için ağlıyordum keşke keşke diyordum içimden. Bunların hepsi benim suçumdu.

1 YIL SONRA

Engelli sandalyesinde aşağıdaki kızları izliyordum artık 9 yaşındaydım benimle oynamıyorlardı benimle dalga geçiyorlardı engelli özürlü diyorlardı her gün ağlıyordum ama genelde ALLAH’IMA Rabbime şükür ediyordum görebiliyordum, duyuyordum, elliyordum, bunlarla da geçinebilirdim. Mahalleye yeni taşınanların kızı bana bakıp evimize doğru koşuyordu odama geldi bana arkadaş olalım mı dedi. Ben ama ben engelliyim seninle istediğin gibi oynayamam seninle yakalanbaç oynayamam. Kız: olsun başka oyunlar oynarız ben olur dedim ve birlikte oyun oynadık ve akşam olmuştu ve ben ona adın ne dedim o da Mira dedi. Benim adımda Merve, tanıştığıma memnun oldum yarın görüşürüz dedim ve Mira gitti. Ben annemden beni yatağa çıkarır mısın çok yoruldum dedim annem beni taşıyıp yatağa çıkardı ve ben yattım sabah olmuştu yere inmek istiyordum ama inemiyordum ağlamaya başladım.

Annem ne oldu kızım diyerek koştura koştura odama geldi. Yere inmek istiyorum ama inemiyorum. Annemde beni sandalyeme bindirdi aşağıya inerken babamın resmini gördüm ve ağlamaya başladım. Babamı özlemiştim aşağıya inmiştim parka annemle gidiyorum oradan geçen bir çocuk yanındaki arkadaşına a baksana bacağı yok diyerek gülmeye başladılar, benimle dalga geçtiler. Annem onlara kızdı ve çocuklar kaçmaya başladı. Ben ağlıyordum üzülüyordum ama gene de vazgeçmiyordum Allah’a şükür ediyordum. Allah’ım benimle dalga geçenleri affet onlar bilmiyor sen büyüksün onları affet Yarabbim....... Âmin (Alıntı)

Her bireyin bir engelli adayı olduğunu hatırlatıyor; Engelsiz bir dünya, engelsiz bir toplum, engelsiz bir aile, engelsiz bir birey, en büyük dileğimizdir diyor, bu vesile ile gönüllerdeki ve zihinlerdeki engellerin kalkması dileğiyle tüm engelli kardeşlerimin 10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nısevgi ve saygıyla kutluyorum.

...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bekir Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.