SON SÖZLER…

Tarihe damga vuran, yön veren, iz bırakan ve fikirleri ile insanları etkileyen devlet adamlarının ölmeden önceki son sözlerini hiç merak ettiniz mi? Her son söz aslında o kişinin yaşadığı hayatın kısa bir özetidir. Ölümle yüz yüze kalınca dillerinden dökülen bu son sözler bizlere hem hayatlarının nasıl geçtiğini anlatıyor hem de öylesine manidar geliyor ki bazen hayat felsefemizi bile değiştirebiliyor. Bu isimlerden çoğu ölümü korkarak değil tebessümle Cenab-ı Allah’a kavuşma olarak karşılıyor.

İşte ölmeden önce söylenilen o sözler:

 

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)

Miladi Takvime göre, 20 Nisan 571’de Mekke’de Dünya'yı şereflendiren Fahr-î Kâinat Efendimiz (s.a.v) Milâdî 632 yılında Medine'de Refik-i Âlâ’ya yükselmiştir.

Refik-i Âlâ’ya yolculuğu esnasında ise şahadet parmağını yukarı kaldırarak;

Mübarek dudaklarından “La ilahe illallah” cümlesi dökülmüştür. Sonra ellerini yüzünden kaldırarak “Allahumme Er-Refik el-Ala” (Allah'ım Yüce Dosta!)cümlesini tekrarlaya tekrarlaya mübarek ruhu Refik-i Âlâ’ya yükselmiştir.

(Tabakât, II/229; Müsned, IV/89; Buharî, 3:96; ibn-i Kesîr, Sîre, IV/475.)

 

İmam Gazali

Ḥüccetü’l-İslâm lakabıyla anılan Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslâm âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi “Ey benim Rabbim, mâlikim! Emrin başım gözüm üzere olsun” sözlerini söyledikten sonra yüzünü kıbleye dönerek ruhunu teslim etmiştir.

 

Mevlana Celaleddin-i Rumi

13. yüzyılda yaşayan şair, fıkıh bilgini, âlim, ilahiyatçı ve büyük mutasavvıf Mesnevi isimli eserin yazarı son nefesinde yanında bulunanlara dönüp “Rabbimiz beni kendi hazretine davet ediyor. Artık gitme zamanıdır. Ya Azrail, çabuk ol. Beni Rabbime çabuk kavuştur” diyerek ruhunu teslim etmiştir.

 

Fatih Sultan Mehmed

3 Mayıs 1481'de Gebze yakınlarındaki hünkâr çayırında 49 yaşındayken aniden vefat eden Osmanlı İmparatorluğu'nun yedinci padişahının gut hastalığından öldüğü sanılmakla birlikte, zehirlendiği şüphesi bugün bile tartışılmaktadır. Son sözleri ise bu şüpheyi iyice artırmaktadır. Ölmeden hemen önce kendisine bakan hekimlere dönmüş ve “Hekimler bana niçin kıydınız?” demiş ve vefat etmiştir.

 

Yavuz Sultan Selim

22 Eylül 1520 yılında Çorlu'da 49 yaşındayken sırtında çıkan bir çıban nedeniyle vefat eden, Osmanlı İmparatorluğu'nun dokuzuncu padişahı son dakikalarında “Artık Allah ile olma zamanıdır.” diyen yardımcısı ve dostu Hasan Can'a son bir güçle dönüp, “Bre Hasan Can! Sen bizi bunca zamandır kiminle bilirdin!” demiş ve vefat etmiştir.

 

Kanuni Sultan Süleyman

Zigetvar kuşatması sırasında, 6 Eylül 1566 gecesi gut, dizanteri veya anjin sebebiyle 71 yaşındayken vefat eden Osmanlı İmparatorluğu'nun onuncu padişahı vefat etmeden önce odada bulunanlara, “Ben ölünce bir elimi tabutun dışına atın. İnsanlar görsünler ki padişah olan Süleyman bu dünyadan eli boş gitmiştir.” demiş ve vefat etmiştir.

 

Barbaros Hayreddin Paşa

4 Temmuz 1546 tarihinde vefat eden, Osmanlı Devleti'nde Kaptan-ı Derya'lık yapan Hayreddin Paşa, son sözlerinde vasiyetini şöyle dile getirmiş, “Öldüğüm zaman beni, deniz sesi işitecek bir yere defnedin” demiştir.

 

Mimar Sinan

Osmanlı’nın baş mimarı ve inşaat mühendisi, yaptığı camilerin yanı sıra pek çok suyolu yaparak İstanbul'a su getiren Mimar Sinan, evine gelen suyun devlet tarafından kesilmesi üzerine 17 Temmuz 1588’de 99 yaşında iken susuz evde vefat eder.

Küçük bir sitem olarak ta vefat etmeden hemen önce “Biz hizmetimizi Allah için yaptık ve mükâfatını da ahret te bekliyoruz”demiştir.

 

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk'ün hayatıyla ilgili 20 yıldır araştırmalar yapan Hacettepe Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Ali Güler, 10 Kasım 1938 tarihinde vefat eden  Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün ölmeden önce son sözünün "Aleykümesselam" olduğunu söyledi.

 

Adnan Menderes

1950-1960 yılları arasında Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanlığını yapmış, İstiklal Madalyası sahibi Menderes’i milli iradeyi, adaleti ve hukuku yok sayan cuntacılar 17 Eylül 1961 günü idam ettiler. Menderes İmralı Adası'nda idam sehpasına çıktığında son sözleri, “Hiç küskün değilim hiçbir kırgınlığım yok” olmuştur.

 

Fatin Rüştü Zorlu

1950-1960 döneminde Başbakan Yardımcılığı, Devlet Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı yapan 16 Eylül 1961 yılında 51 yaşında İmralı Adasında büyük bir metanetle idama giden Zorlu, ilmeği boynuna geçirirken elleri titreyen cellâdına “Oğlum sen niye titriyorsun?! İlmek benim boynuma geçiyor!” “Allah memleketi korusun, millete zeval vermesin, haydi Allah'a ısmarladık” der ve fani alemden ebedi aleme göçer.

 

Necip Fazıl Kısakürek

Büyük Doğu hareketinin önderi üstat, ünlü şair 25 Mayıs 1983 tarihinde İstanbul'daki evinde 78 yaşındayken vefat etmiştir. Ateşinin iyice arttığı saatlerde pencereye doğru bakmış ve “Demek böyle ölünürmüş!” demiştir.

 

Alparslan Türkeş

Ülkücü Hareketin Başbuğu, Alparslan Türkeş 4 Nisan 1997'de geçirdiği kalp krizi sonucu Ankara'da yaşama veda etti. Fenalaşmadan hemen önce odada bulunan birine “Evladım şu camı açar mısın biraz, çok sıcak oldu.” demiş ve ardından vefat etmiştir.

 

Necmettin Erbakan

54. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin Başbakanı Milli Görüş hareketinin lideri ve Türk siyasetinin "Hocası" 27 Şubat 2011 tarihinde, son anlarında başında “Yasin-i Şerif” okuyan Lütfü Doğan'a dönmüş, “Hakk'a yürüyoruz Hoca!” demiş ve son nefesini vermiştir.

Bu vesile ile bir kez daha Rahmeti Rahman'a kavuşan ecdadımıza ve devlet büyüklerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bekir Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.