DÜNYAYI KASIP-KAVURAN KORONAVİRÜS SALGINI ÜZERİNE

"-MERAK ETME BU DA GEÇER; -GÖNÜL SABREYLE SABREYLE" Diye başlamış şair şiirine. Ne de güzel demiş diyebiliriz. Zira keyifli de olsa, sıkıntılı da olsa geçmedik gün olmaz. Bunun çaresi ve ilacı: ilim ve bilim adamlarının tavsiyesi evde kalıp sabırla beklemek, 2. bir emre kadar.

Dünyayı sarıp abluka içine alan, bilinen tarih ve tarihlerden beri de eşine rastlanmayan KORONAVİRÜS adı verilen mikroptan söz ediyoruz.

63 Yıllık gazeteciniz-bendeniz; (Allah'a şükür iyi yaşadım, yaşamaya da devam ediyorum.. Darısı; tüm okurlarımın ve tüm dostlarımın ve tüm insanlarımızın başına, böyle uzun yaşamanın, Âmin.).. Koronavirüs gibi bir salgın hastalık gördün mü diye soruyorlar. 81 Yıldan beriyi bilirim;  böyle bir salgın virüs-hastalık görmedim ve de duymadım.

Bu salgın virüs ve hastalığı, bendeleri; kısmen manevi yönden yorumlamak istiyorum:

ÇİN ülkesinden; 10 Mart 2020 tarihinde nükseden (çıkan) ve de kuvvetli bir fırtınalı rüzgâr olup esmeye başlayan Sibirya poyrazı soğuğu gibi hızla dağılarak dünyayı kaplayan, dünyada yaşayan 7 milyar insanın başına belâ olan, ülkeler arasının toplamı; 23 Nisan 2020 tarihi itibariyle; 3 bini aşkını maalesef yurdumuzda olmak üzere 200 bini aşkın can alan, iki milyon 200 binden fazlasına da bulaşarak çoğu tedavi altında olan KORONAVİRÜS salgını gibi veya benzeri bir hastalık yineliyorum görmedim ve yaşlılardan da duymadım.

Bu hastalığın alternatifi (karşıtı) dağılmaması için resmen 14 tavsiye daha önce gazetemizde yayınlandı. İlim ve bilim adamlarının ortak tespit ve teşhisi çerçevesinde; herkes evinden dışarı çıkmasın, bilhassa eller 20 saniye yıkansın şekli başta gelmektedir. Şu duruma göre, hastalığın temel kaynağı pisliktenmiş oluyor. Zira, köpek etini bile yiyormuş ÇİN'liler... Varın siz hesap edin bunların karakterini ve ne kadar bir pis millet olduğunu...

Ayrıca, Bendelerinin yorumu şöyle:

 İki cihanın güneşi, serdarı ve serveri Peygamberimiz Hz. Muhammed(sav) bir hadisinde: " TEMİZLİK İMANIN YARISIDIR" buyurmuş. Bu hadisi şeriften haberi olmadıkları anlaşılan ÇİN insanları, pislik içinde yoğrula yoğrula biriken pislik bir atom bombası durumuna gelmiş, nihayet patlayarak bütün dünyayı etkileyecek bir salgın hastalık olmuş. Evirdim, çevirdim, bu düşüncemde karar kıldım...

"Bin bilirsen de bir bilene danış" ata sözü bağlamında ve de  bağışlanacağımı umarak bir bilen bendeleri bu durum için (bilimsel değil elbette) şöyle veya böyle diye yorumluyorum..

Allah onların yokluğunu vermesin; bin bilen bilim adamlarının bildiklerine gelince, şimdiye kadar, "BU HASTALIK ŞU; İLACI DA ŞU" şeklinde diyerek pek ve net bir açıklamalarına şahit olunamadı. Ancak, pislikten meydana geldiği yolunda sinyal verdiklerinden yorumumu o yöne meyillendirdim...      Bilim adamları sağ olsunlar; hastalığın önünü alıp kökünü kurutmak için aşı, hastaları da tedavi edip sağlıklarına kavuşturmak için ilaç icadına (ilaç bulmaya)  geceli-gündüzlü çalışmaları tebrik ve takdire şayan..Allah onlardan razı olsun, emeklerini zayi etmesin, umduklarına nail etsin. Âmin.

Bir başka yorumum: daha önceki bir yazımda da kısadan söz etmiştim. Yinelemek lüzum etti: ÇİN Devletini yönetenler merhamet, vicdan ve acıma hissinden uzak olduklarındandır ki; ülkelerinde yaşayan, takriben 13 milyon UYGUR asıllı TÜRK, (15 milyon nüfus diyen de var) Müslüman olup ALLAH'ın varlığını-Bir'liğini bildikleri için, bunlara akıl almaz zulüm, işkence ve ayırımcılık yaptıkları vaki haber olmuştur, olmaktadır da.

"Alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste" atasözü bağlamında, UYGUR TÜRKLERİNİN AH'ı: zalim ÇİN yöneticilerine karşı koronavirüsü doğurmuş olmalı diye düşünüyorum.

Böylece, BİN BİLEN BİLİM ADAMLARININ; bir bilen bendeleri, bu iki tespit ve teşhisimi saygı ile bilgilerine sunuyorum. Umarım hoş görürler, "doğrudur-değildir" diye bir açıklama yaparlar.

Yüce Devletimizi yönetenlerin seçtikleri ilim ve bilim adamlarından kaynaklanıp, Devletimizi yönetenlerin:  65 yaş üstü vatandaşlara emirleri;

"SOKAĞA ÇIKMA, EVDE KAL" şeklindedir. Hatta bu yaştakilerin sokağa çıkmaları resmen yasaklandı. Bu emre uymayıp dışarı çıkmakta ısrar edenlere caydırıcı ceza yazılmaktadır. Diğer taraftan, hemen her yaştakilerin maske kullanma zorunluluğu getirildi. Maskeler Devletimizce parasız dağıtılmakta olup, şahıslar tarafından üretilen ve satılan maskeler toplanmakta, üreten gözaltına alınıp hukuku işlem yapılmaktadır.

Ayrıca, ulül emre itaat dinimizin emridir. Çünkü bulaşıcı bu hastalığı bu yaştakiler daha çok üzerinde taşıdığı için başkalarına daha çok bulaştırmaktadırlarmış. Onun için ceza yazılmaktadır.

Bütün bunlara rağmen, şüphe yok ki geçmedik gün olmaz. Her gecenin bir sabahı var. Başlıkta sözü geçen şairin telaffuz ettiği şiiri yineliyorum:

"Merak etme, bu da geçer; Gönül sabreyle sabreyle..." sözlerini sizlere tekrar iletiyor, hoşça kalınız diyorum. Elbistanın Sesi'nin sloganı: "EN İYİ HAL; EVDE KAL!. SAĞLIKLI OL!..."

Kalın sağlıcakla.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Göçer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.