YAŞADIKÇA, TANIDIKÇA UZAKLAŞTIKLARIM

İnsan çocukluk ve gençliğinde öğrenir, yaşlılığında anlarmış. Yaşlılık dağa tırmanmak gibidir. Çıktıkça yorgunluğun artar, ama görüş açın genişler. Tabi ki her yer uzak olur sana..! Ufuk genişledikçe çok şeyi daha iyi görüyor, anlıyor ve farkına varıyorsun.

İşte bu yolculuğu yoklukla, doğrulukla, sabırla, emekle, vefayla ve şükürle terbiye edilerek yaptık.  Onun için bedava yaşamın ne olduğunu bilmiyorum.  Kendimi değerlendiriyor; hesaba çekilmeden önce kendimi hesaba çekiyor ve yaşamımdan ders çıkarmaya çalışıyorum. Hayatım boyunca nefsime öğretmen olmaya ve vicdanımın öğrencisi olmaya çalıştım ve çalışıyorum.  Bu konuda zorlandım, ama “yalnız kalma” pahasına doğrudan yana taraf oldum. Bu can bu bedende olduğu sürece öyle devam edeceğim. Tabii bu yolda en büyük engel; problemli kişilerdir. Bu kirli zihniyetlerden ne kadar uzaksan o kadar huzurlu olursun bu hayatta!

 İşte tanıdıkça uzaklaştığım problemli insanlar:  Kendini taşıyamayanlardan, başkalarının sırtında yaşamayı hüner zanneden sömürgenlerden, insanların acısından ve çaresizliğinden zevk duyan doyumsuzlardan, başarısını, başkalarının başarısızlığı üzerine kuranlardan, sürekli eleştiren eksik kusur arayanlardan, yanlışı savunacak kadar art niyetli veya cahil olanlardan, iyiliği inkâr eden nankörlerden, düzgün ve çalışkan insanları enayi görenlerden uzak durmak gerekir.

Gerçeği bilerek ve görerek hala yalanlara inananlardan, ne yaparsan yapın, asla memnun edemeyeceğin ve her şeye kötü bakanlardan, kendi sorunlarıyla yüzleşemeyip başkalarını suçlayanlardan, tenkit edeceğine tahkir edenlerden uzak durmalı insan.

Seni ezen, üzerinde hak iddia eden, suçlayıp duran, hatıraların saldırısı altında olmak zor. Dikiz aynasında hep onları izlemek acıtıyor ama hayatı kitap gibi bir kenara atamıyorsun işte...!

Günümüzde kelimelerin saflığı da bozuldu, kavramlar kirletildi. Artık kelimeler oltanın ucundaki yem gibi algılanmaya başladı. Güvenemediğimiz insanların sayısı artmaya başladı. Sorunlu insanlar her yerde ve her zaman itinayla sorun çıkarıyorlar. Farkına vardığın an, uzaklaş diyorum.

İnsanı sadece sayısal birikimleri ile değerlendiren ve benimki benim, senin ki de benim diyenlerden, mobbing uygulayanlardan, özü ve sözü temiz olmayanlardan, heveslerinin esiri olan ve kinine yenilenlerden, çirkeflikle haksız kazanca alışanlardan uzak durmak gerekir.

Tükettikçe tatmin olacağını sanan hedonist tiplerden, yetinmeyi bilmeyenlerden uzak durmalı insan. Bilinmeli ki; israf, başkalarının hakkını kendi namına kullanmasıdır.

Anlayacağınız güçlü olanın kural koyduğu acımasız dünyada yaşıyoruz. İşte bunu geç öğrendik ve yaşamaya geç alıştık. Her şeye rağmen insanlığı ayakta tutacak olan ruh; incelik, ötekini anlama, diğerine saygı, toplumun tüm fertlerine eşit yaklaşabilmekle olur.

Nefsinin emrinde olmayan ve geçimli insanları bulmak kolay değil, ama yine de gönlüm öyle güzelleri istiyor ve varlar. Zihinsel temizliğe ve sosyal izolasyonla arınmaya ihtiyacımız var.

Günün sözü: Yetinmeyi bilen yaşamayı da bilir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Emin Elagöz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.