Kısa kısa - 2 / dikkatler ve ricalar

TEK YÖN AMMA ŞİKÂYET ÇOK: Sınav Dershanesi ile Selçuklu Sofrası arasındaki yoldan gelip Tekke köprüsüne gitmek isteyen (arada Hoca Ahmet Yesevi Caddesinin 100 metrelik başlangıcı var amma) tek yön olunca gidemez. Gidemez ve en kısa yol olarak Ahmet Karacabey Caddesi’ne girer, sonuna kadar gidip Malatya Caddesi’ne çıkar, sola dönüp Dulkadiroğlu Caddesi’ne girip köprüye kadar kat ederek ancak varır. Bu, tahmini olarak 100 metre yerine en az 1000 metre gaz/benzin yakmak, on saniye yerine ışıkları da hesaba katarsan on dakika zaman harcamak demektir. Reva mı? O ara geliş gidişe açık olsa aksayan ne olabilir ki? Özellikle Ahmet Karacabey Caddesindeki esnafların ricaları/ ve durumdan şikâyetçi olduğunu buraya eklemek isterim.

CANDARGAZİ İŞ HANI ARTIK YIKILMALIDIR: Candargazi iş hanının yerinde Elbistan’ın ilk hali vardı. Ondan önce de Çebişoğlu’nun Hanı… Candargazi yapıldığından beri zemin kat dışa bakan dükkânlar hariç pek verimli olamadı. İç kısma bir ara kuyumcular taşındı, memnun olmadılar ki kısa zamanda ayrıldılar. Oradaki dükkânların da önemli bir kısmı uzun süre boş kaldı. Üst katları da aynı şekilde… Kocaman bodrum katı ara ara sebze pazarı veya peynir yoğurt süt pazarı olsa da çok büyük bölümü kokudan ve nemden onlarca yıldır kullanılamaz halde öylece kaldı. Bu hantal ve bakımsız bina keşke yıkılsa ve yeri Sırrı Yinanç parkı ile birleştirilerek bir park yapılsa.

CEYHAN’IN KENARINA DÖŞENEN TAŞLAR: Ceyhan, kanalizasyon nedeniyle kodu düşürülüp iki kenarına beton duvar örülünce kanala dönmüştü. Adana’yı bilenler bilir, tıpkı oradaki sulama kanalları gibi olmuştu. Adeta halkın elinden asırlardır kullandığı, çimdiği, bez, kilim, çul vs yıkadığı, gerektiğinde içmek için değilse de su aldığı, balık tuttuğu nehir alınmıştı. Yedi sekiz yıl önce de duvarlarının beton rengi çirkin göründüğünden olacak sarı taşlarla kaplandı. Duvarın üst kısmına yani nehrin kenarına yapılan babalar, korkuluklar ve ışıklandırmalar fena da olmamıştı, gerekiyordu; ama taşlar…

Taşlar da yapıldığı gibi kalsalardı hadi neyse denirdi; ama hiç de yapıldığı gibi durmuyorlar ve gittikçe artan çoklukta nehre dökülmeye başladılar. Birkaç defa tamir edildiğini, dökülen taşların yerine yenileri döşendiğini biliyoruz. Anlaşılıyor ki zaman geçtikçe nemden, iklimdeki değişkenlikten etkilenerek daha büyük kitleler halinde dökülecekler… Dökülmüş, kimi yerleri kelleşmiş halde durmaları çok çirkin. Nasıl çözüm bulunur bilmem; hepsi kazınsa bir dert, döküldükçe tamir edilse başka bir dert…

BİR ORMANCIK VAR; AĞAÇ İSTER BOŞLUKLARI: Huzur evi ile ceza evi arasında yıllar önce dikilip büyüyen, yüzlerce binlerce öğrencinin pet şişelerle su getirip suladığı bir küçük ormancığımız var. Ayrıca cezaevinin önünden iki yüz metre yukarısındaki Taşoluk Evleri Sitesine kadar büyük bir boşluk vardı. Bu boşluk ile ormancığın arasında sadece bir yol vardır. Burası da birkaç yıl önce cezaevine gelen bir müfettişin gayreti ve belediyenin katkısı ile birkaç gün gibi kısa sürede ağaçlandırıldı. Askerler çalıştı, belediye işçileri çalıştı ve başarıldı. Şimdi her iki tarafın içinde belki 300 bilemedim 500 ağaç alacak kadar boşluklar oluştu. Öncelikle belediyemiz veya başka bir kurumumuz ( Orman bölge şefliği/ müdürlüğü kim varsa duysun istiyorum) bu boşluklara da baharla birlikte ağaç dikilse güzel bir hizmet olmaz mı, sevap kazandırmaz mı? Çevre sakinlerinden birinin çam fideleri alarak bu boşluklara dikmeye çalıştığını biliyorum. Bireylerin gayreti ne kadar olabilir ki?

Bir de tahminen dört beş yıldır, benim de ısrarlı yazılarım etkili olmuş olabilir, bu ağaçlık(lar) belediye tarafından sürülüyor. Böylece altlarında yoğun bir şekilde çoğalan, uzayan ve kuruyan otlardan kurtarılıyor. Hem ağaçların gelişimine katkı veriliyor hem de önceki yıllarda iki üç kere yakılarak verilen zararın tekrarlanması engelleniyor.  Çevre halkının çok memnun olduğu hizmetlerden biridir.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Bilgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.