Hafta sonları ağrılar sızılar da mı tatile giriyor

Sormak istiyorum, Evde Sağlık Hizmeti görenlere cumartesi ve pazar günleri hastalıklarını artırmak, ağrılarını çoğaltmak yasaklandı mı?

Şunu demek istiyorum; yıllardır çektikleri hastalık nedeniyle kimi evinden kimi yatağından çıkamayan hastalar cumartesi ve pazar günleri hastalanmayacaklar mı?

Evde Sağlık Hizmeti alan - ki bu dönemin en güzel, en insanî, en sosyal, en yararlı hizmetlerinden biridir - annem cuma günün akşamından itibaren belinde şiddetli sancılar duymaya başladı. Oturamıyordu, yatamıyordu… Evde Sağlık Hizmeti için bilinen telefonu arayarak müracaat ettim; görevli hanımefendi “Cumartesi ve pazar günleri evde sağlık hizmeti verilmiyor, kaydınızı yapayım, pazartesi günü gelirler” dedi.

Ah anneciğim, neden ağrılarına tembih etmedin ki pazartesi gününe kadar sabretselermiş!

Bu tür hastalar, kaldırmak, hastahaneye götürmek her an mümkün olsa, o bile hastaya büyük eziyet olmasa zaten Evde Sağlık Hizmeti almazlar... Dayanamaz hale gelince nöbetçi eczaneden ağrı dindirici iğne aldım ve uyguladım; bir nebze sakinleşti. Cumartesi ve pazar günleri de sabah ve akşam iğne yaptım. Pazartesi günü de gerçekten Evde Sağlık Hizmeti veren ekip doktoru ile geldi ve muayenesini yaptı…

Şunu demek istiyorum; bu hizmet, gerçekten yaşlı, kimsesiz veya imkânı olan olmayan yatalak ya da ona yakın hastalar için bulunmaz nimet. Doktor ekibiyle birlikte eve, hastanın yanına kadar geliyor ve gerekli muayenesini yapıyor, ilacını uyguluyor ve yapılması gerekenleri de rapor edip gidiyor. Düşünenden, tesis edenden bu imkânı vatandaşlarımıza sunandan Allah razı olsun.

Soru şu: İyi de NEDEN CUMARTESİ VE PAZAR GÜNLERİ BU HİZMETE ARA VERİLİYOR? Sizce hastalıklar da mı hafta sonu tatil ediyor; ağrılar, sızılar, müdahale gerektirecek durumlar da mı iki gün dinlenmeye çekiliyorlar?

Nöbetçi ekip(ler) hazırlamak çok mu zor?

Mevzuat izin vermiyorsa sözümüz doğrudan Sağlık Bakanlığı’nadır…

&

Son günlerde ehliyet yenilemek, tansiyon yüksekliği, kontrol, ilaç rapor yenileme, Evde Sağlık Hizmeti gören annemin raporlu veya yeni icap eden ilaçlarını yazdırmak için sık sık hastahaneye gitmek durumunda kaldım. Doktorlar, görevliler canhıraş denilecek kadar yoğun çalışıyorlar; hepsi de var olsunlar. Yalnız şu aksaklık maalesef uzun zamandan beri devam ediyor:

Polikliniğin kapısı açılır açılmaz iki üç kişi içeri dalıyor. İçeride bir hasta muayene mi oluyor, kadın hasta mı var, sırası gelen mi var kimsenin umurunda değil. Kimi “Kontrol ettireceğim” kimi “Sonuçları göstereceğim” kimi “Bir imza attırıp çıkacağım” deyip dalıyor. Doktor ve hemşireler neredeyse çaresiz kalıyorlar. Genç genç insanlar. Çoğu başka yerden gelmiş insanlar. Karşı çıkmaya, çık deyince çıkmayanı azarlamaya çekiniyorlar da.. Öyle ya sık sık ekranlarda izliyoruz doktorları döven, yaralayan, üçü beşi birden saldıran kaba saba yarı vahşi insanları…

Bundan bizar olan doktorun biri sedyede yattıktan sonra beni muayene için gelirken az önceki giren çıkan veya çıkmayanlardan bezmiş olarak kendi kendine “Haziran’ı bekliyorum, tayin isteyip gideceğim.” demişti. Sordum:

‒ Neden doktor bey?

‒ Kimseye söz anlatamıyoruz. Bir anda giren çıkan belli olmuyor; görev yapmakta adeta zorlanıyoruz…

Bir hatırlatmada bulundum:

‒ Eskiden hemşireler hasta çıkar çıkmaz kapıya gelir ve sırası gelenin adını okuyarak içeri alırdı. Girer girmez de kapıyı arkadan kilitlerdi. Bence yine öyle bir uygulama yapılmalı.

‒ Masadan yöneteceğimiz bir sistem olmalı, bazı yerlerde vardır; düğmeye basınca kapı açılmalı ve sırası gelen girmeli…

‒ Valla doktor bey, kendini açıkgöz sananlar, başkasına saygı duymayanlar, kapı o anda aralanır aralanmaz yine içeri dalarlar.

‒  Haklısınız…

Bu sıkıntı da muhakkak çözülmeli. Daha sakin, daha huzurlu ve doktorların daha verimli çalışabilmeleri için bu karmaşa da muhakkak düzeltilmeli…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Bilgin - Mesaj Gönder 146 Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

İbrahim İNAL - Öncelikle Annenize Geçmiş olsun. Allahü teala şafi ismi şerifleri hatırına şifa ihsan eylesin inşallah... Çok doğru bahsettiğiniz saygısızlık genelde var. Biraz saygı, biraz sa bır sanırım yetetli olacak... Elinize sağlık kıymetli hocam...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 02 Ocak 23:46