EĞİTİMDE ALTINI ÇİZDİKLERİM

Eğitim demek öğretmen demektir. Öğretmen demek bir milletin ruhu ve geleceği demektir. Öğretmen anne olmak, baba olmak, abi-abla olmaktır. Kısacası “insan” olmaktır.

Toplumun daha iyi insan olmasını sağlamaktır. Bu yolda sistem ne kadar olumsuz olursa olsun mesleğini seven ve sorumluluk sahibi öğretmen her şeye rağmen faydalı olur.

Öğretmen ortak sorumluluğu yönetecek kişidir.

Öğretmen olmak; öğretmenle öğrencinin birbirlerine hoşça bakabildikleri, öğretmenin öğrencide, öğrencinin öğretmende dirildiği, güçlü ve sahici bir aidiyettir.(Alıntı)

Öğretmen, sadece sınav için değil, hayat için eğitim vermeli. Puandan ve başarıdan daha değerli şeyler olduğunu bilmeli ve öğretmeli öğretmen. Kendine, görevine, toplum ve ülkesine karşı sorumluluğunu bilmeli. Bir işi uygun yöntemlerle yapma becerisine ve disiplinine sahip olmalı öğretmen. Zamanı doğru kullanmalı. Kendini eleştirebilmeli ve özdenetimini yapabilmeli. Sadece nasihatler değil, yaptıklarıyla, hal ve davranışlarıyla örnek olmalı. Medeni ve eşit ilişkiler kurabilmeli, şefkatli ve gülümseyen yüzü olmalı. Öfke kontrolü olmalı, hiçbir öğrenciyi aşağılamamalı, ötekileştirmemeli. Asla yalan söylememeli. Doğru ve güzel ahlaklı olmalı, samimi ve adaletli olmalı, nazik ve anlayışlı olmalı. Ders başarılarını objektif değerlendirmeli.

Öğretmen, sadece bilgiyle değil, bilgelikle, sabırla ve sevgiyle donanımlı olmalı.

Eğitim ve öğretim sürecinin ortak paydaşları; aile, okul ve toplumdur. Bir çocuğun ilkokulu ailede başlar, okulda biçimlenir, toplumdan etkilenerek devam eder. Ailedeki ilk öğretmenleri anne ve babalarıdır. Ebeveynler, çocuğa sorumluluk vermişse mesele yok, ama vermemiş ise öğretmen ne yapsın? Öğrencinin sorumluluğu yoksa öğretmen ne yapabilir!?

Mümkünse elleri cebinde zahmetsiz, emeksiz, başarılı-mutlu yaşamak isteyen, zeki-sevimli rolü yapan çocuk ve gençlerin sayısı artıyor ne yazık ki! Bu artışa ebeveynler sebep oluyor. Bu durumda öğrenciler problemli oluyor. İşte o problemli öğrencileri disipline etmek ve düzeltmek için zamanın ve enerjisinin yarısını harcıyor öğretmen. Ebeveynlerin evde “yaka silkip” dışarıya “çok akıllı”da ondandır gösterisi yaptıkları çocuklar, öğretmenlerin şevklerini kırıyor. Kendi çocuklarından başkalarını düşünmeyen, umursamayan, anlamadan yargılayan “az bilen çok bilmiş(!)” anne ve babalar, çocuklara aynı alışkanlığı aşılamakta ve okula taşımaktadırlar. Orada ebeveynleri otomatik hizmetçi gören saygısız, şımarık çocuklar ciddi bir sorundur. İşte bu şartlarda çocukların dertlerine derman olmasını istediğimiz ve çok anlam yüklediğimiz öğretmenlerimizi de dinlememiz ve anlamamız gerekiyor. Onların işi de kolay değil. Onlara da dokunmak gerekiyor.

Öğretmen seçimi, yerleştirme-yetiştirme eğitimi, işbaşında geliştirme, görevde yükselme, özlük hakları ve itibar gibi alanlar da hakları teslim edilmeli ve adil çalışma imkanı verilmeli öğretmenlere. Aksi halde fırsatçı, kurnaz, çıkarcıların başarılı(!) gösterildiği toplumda “fedakar-idealist-adanmış insan” bulmakta zorlanırsınız.

İnsan, üzerine düşen görevi “iyi” yapmasıyla değer kazanır. Öğretmen de hak etmişse; o değer verilmeli. Öğretmen eğitimiyle, mimar eseriyle, terzi dikimiyle iyi olursa, olumluysa eyvallah. Sorumluluk bilinciyle görevini yapanlara her türlü destek verilmeli. Ama görev sırasında umursamaz halleri varsa, değerlendirme de yanlı, paylaşımda bencil, narsist, cimri, açgözlü, kıskançlık gibi olumsuz halleri varsa sal gitsin. Başka bir görevde denersin, orada da çalışmıyorsa ve olmuyorsa; ya yapmalı ya da gitmeli dersin. Faydalı ve verimli bir eğitim için başka çare var mı!? Gayretli öğretmenlere destek vermek ve sahip çıkmak milli bir görevdir.

Sorumlu, samimi, emektar öğretmenlere sevgiler, saygılar...

Günün sözü: Bütün kötülüklerin temelinde bencillik var. Boş ve boşluklar da kötülük doğuruyor. Bu kötü düşüncelerden arınmanın yolu da okumak ve çalışmaktan geçer diyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Emin Elagöz - Mesaj Gönder 31 Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.