Kesinleşti; Küçük Ceyhan yeniden açılıyor

Elbistan’ın tarihi dokusu baştan beri korunmalıydı. Hiç değilse Küçük ve Büyük Ceyhan’ın oluşturduğu adanın içine gösterilecek özen bu tarzda olmalıydı.

Bu uğurda son zamanlara kadar camilerimizde yapılan onarımlardan başka adım atılmış değildir.

Onlarca yıldır Küçük Ceyhan’ın geri açılması, Ümmet Baba, Selçuk Hamamı, Ulu Cami ve Çarşı Cami dörtgeninin araç trafiğine kapatılması, Ulu Camiinin özellikle doğu ve kuzey taraflarından bir metreyi aşkın seviyede gömüldüğü topraktan kurtarılması, ayaktaki en eski hükumet konağının kent müzesi olarak düzenlenmesi, Selçuk Hamamı’nın yeniden ortaya çıkartılıp restore edilmesi gibi konularda yazılar yazdım. Başka eksik, hatalı yapılan veya düzeltilmesi gereken sayısız konular gibi…

Mesela Pınarbaşı için gerek yazılarla ve gerekse sosyal medyada verdiğim mücadele bugün bile unutulmamıştır. Su bir damla bile kaynamaz olmuş, rengi değişmiş kokmaya başlamıştı. Hastalık yaymaya adaydı vs. Tedbir olarak neredeyse tabanına çakıl sermeye niyetlenenler olmuştu…

Saraybosna Parkı denilen yerin çevresindeki ailelerden (ki adı bende saklı birisi “Hocam vallahi neredeyse bıçak bıçağa kavgaya girecektik” demişti) gelen şikâyet üzerine (çok sık çalılık, kuşburnu öbekleri, sazlar vs vardı ve kötü niyetli çiftler yuva edinmişlerdi) iki yazı yazmıştım, bir önceki belediye başkanı Durmuş Küçük dikkate almış olmalı ki telefonla aradı, araç göndererek beni aldırdı ve birlikte alanı gezerek ne demek istediğimi gördü ve anladı. Daha orada iken emir vererek park yapılmasını başlattı. Kısa zamanda da bugün çocukların ve civarda oturan hanımların yazları dinlendikleri eğlendikleri güzel bir alan ortaya çıktı. Şunu da ifade edeyim, yetmez; daha da geliştirilmeli. Bundan bile tepki aldım desem inanmazsınız. Mesela pazar yerinde öteden beri tanıştığımız biri durdurdu ve “Yav hocam saa neydi, kim neederse edeydi; ora eyle duraydı…” gibi şeyler söyledi. Anlayın artık bazı insanların dünyaya nasıl baktıklarını…

Aynı kötü niyetli insanların Gariplik mezarlığını bile mesken tuttuklarını yine mezarlığın güney tarafındaki kayalık kesime yerleşmiş ailelerin şikâyetlerinden duydum. Kayınpederin mezarının tamiri için usta götürdüğümde de yakınındaki kuytu bir yerde tiner içenleri gözlerimle gördüm. İçindeki ağaçların yüksek seviyede budanmasını, bekçi konmasını onun zaman zaman kontrol etmesini vs yazdım. Ağaçlar istediğim seviyede budanmadı; ama belli düzenlemeler yapıldı. Hatta bahçe duvarı penceresiz olarak yapılıyorken o gün tekrar yazdığım yazı üzerine projeyi değiştirmişler ve çok sayıda (sanıyorum 33 tane) pencere bırakılmıştı.

Bunları şunun için yazıyorum; AKIL İÇİN YOL BİRDİR. Eğer iyi niyetle, gerçekten doğru ve kalıcı hizmet verilmek isteniyorsa onu bulmak zor değildir. Gerek düşünerek gerek akıl birliği ederek, uzmanlarına danışarak ille bulunur.

Bunlardan biri de Küçük Ceyhan’ın yeniden açılmasıdır. Kapatılırken yazdık “Etmeyin eylemeyin…” dedik, dinletemedik. Sonra 2013 yılında “Küçük Ceyhan Yeniden açılmalıdır” başlıklı bir yazı yazdım. O civardaki bazı esnaflardan ve olayı kabullenmeyenlerden eleştiriler aldım. Yetkililerden olumlu veya olumsuz bir ses çıkmadı. Mehmet Gürbüz Başkan’ın yeniden açmayı düşündüğünü ifade etmek için 25 Temmuz 2019’da yazdığım yazıya da tepki gösterenler oldu. Olacaktır, herkes aynı şekilde düşünmek zorunda değildir; yeter ki eleştiriler medeni ve yasal sınırları aşmasın...

Mesele bin yıldır burada yaşayan Elbistan’ın diyelim ki 950 yıldır bağrında taşıdığı tarihi dokusunu son 50 yılda kaybetmek / kaybetmemektir. Ruhsuz, bakımsız, hiçbir yanı ile dikkat çekmeyen, ecdat yadigârlarını koruyamayan bir kent olmaktan kurtarmaktır. Küçük ve Büyük Ceyhan’ın oluşturduğu adanın dışındaki bölgeler modern kent olarak gelişmelidir, öyle de olacak inşallah; ama adanın içi önemli ölçüde tarihi özelliklerini koruyarak gelecek nesillere miras bırakılmalıdır; zira onların hakkıdır.

Küçük Ceyhan, Büyük Ceyhan’dan şimdiki Topal Yusuf Köprüsünün iki üç metre üst kısmından ayrılırdı. Ahmet Karacabey Caddesi boyunca ilerler, Malatya Caddesi’ne çıkar çıkmaz sola yani Şardağı’na doğru döner ve yoluna yine dümdüz devam ederek Ceyhan Parkı’nın üst taraftaki köprünün olduğu yerden tekrar birleşirdi. “Cumhuriyetin 70. Yılında Elbistan” isimli kitabımızda hem ayrıldığı hem de birleştiği yerin fotoğrafını yayımlamıştık.

Şimdi yeniden açılması kesinleşti. Neredeyse nefes almadan çalışan ekip ilk fırsatta buna da kazmayı vuracaktır. Allah hayırlısını versen, emeği geçelerden razı olsun…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Bilgin - Mesaj Gönder 1099 Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

02

Kaan teke - Birincisi Arif Bey Saraybosna parkını kim yaptı, bilmemeniz mümkün mü? CADDELERİN HEM SAG HEM SOLUNA ARABA BIRAKILMAYA DEVAM EDİLMİYORMU BİSİKKET YOLU YAPILMIŞKEN. ESKİ CELA GARAJININ ORALARI KİM UCUBEYE ÇEVİRDİ. ÖVGÜLERLE ESKİLER BİR ŞEY YAPMADI DENİYOR HERHALDE.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Aralık 14:20
03

Arif BİLGİN - @Kaan teke 02 nolu yoruma cevabı: Kimse eskiler bir şey yapmadı demedi, demez, demiyor. Okuduğumuzu tekrar okursak... Saraybosna Parkını açıkça yazdım. Tekrar bak. Durmuş Başkan yapmıştır. Ben kimseyi övmüyorum; yapılanları ve yapılacakları anlatmak bir hakkı teslim etmektir, övmek değildir.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Aralık 13:14
01

İbrahim İnal - Arif hocam muazzam bir görüntüye kavuşacak gayretin için Rabbim razı olsun inşallah tarihi dokuya kulak veren belediyeye de şükran...

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 05 Aralık 20:58