HİÇ UTANMANIZ YOK MU?

            Her vatandaşın kendine, çalıştığı kuruma ve ülkesine karşı sorumluluğu vardır. Eğer insan sadece hep kendine diyorsa; işte orada dur, düşün ve yaz derim. O zaman emekçiler adına, adalet adına, işsizler adına, garipler adına, gaziler adına, şehitler adına, gelecek adına, ülkem ve milletim adına konuşur-yazarım. Bu da benim sosyal sorumluluğum. 

            Değişik yerlerde ve zamanlarda muhtelif konuşmaları dinler, değerlendiririm. Bazen olumlu şeyler duyar sevinirim. Ama bazen de öyle olumsuz konuşmaları duyarım ki dayanılır gibi değil. Konuşanı soruşturup araştırınca altında başka şeyler çıkıyor. Onlar kamu da hem iş yapmazlar hem de ayrılmazlar. Doğruysan bırak...git...Seni tutan yok... Değilse arsızlık, azgınlık, haksızlık, vicdansızlık ve sorumsuzluk niye!? Milletin ahı’nı alıyorsunuz. Devlet, kimsenin ganimeti değil. Hele tembellerin hiç değil. Yalanlar üzerine suçlamalar ve olumsuz konuşmalar algı terörüne neden oluyorlar. Suçlayanların geneli kamuyu sömürenler olup maddi durumları iyi. Tuhaf olanı da burası. Yanlışta ve yanlışını maskeleyen günahkar kesim herkesi suçluyor. Burada akıl ve vicdan devre dışı. İçleri kin, nefret ve öfke dolu...dışları çağdaşlık kokuyor ve böylece hatalarının üstünü kapatıyorlar! Utanmıyor lar da.

           İş deyince kaçan, para olunca üşüşen tembeller problem çıkarıyorlar. Sorunun kendilerinde olduğunu anlamayanlar, çözümü başkalarını huzurunu bozmakta arıyorlar.

Böylelerinin bazıları kamuda aynı anda iki pozisyonda maaş alıyor. Bir diğerine bakıyorsun yönetici- amir pozisyonunda işe gitse de gitmese de yüksek maaş alıyor. Başkasına bakıyorsun emekliliği dolmuş iş yapmadığı gibi kadro işgal ederek devlete ve millete yük.  Bir kısmı yan gelip yatıyor yani sistemdeki boşluklardan nemalanıyor. Devlet ve millet için çözüm üreteceğine sorun üretiyorlar. Bir kısmı partisini, ideolojilerini kötülüklerine örtü yapıyor. Böylelerine soruyorum; aldığınız maaşı hak ediyor musunuz?

Aldığınız maaş helal mı?

Ahlaken doğru musunuz?

Çalışmadan maaş almak çalmak değil mi?

Bu maaş caiz midir?

Sen kendin gibileri kendi iş yerin olsa aynı şartlarda çalıştırır mıydın? Değilse...İnsan biraz utanır ya!

Şuan iş bulamayan 4,650,000 kişiye ulaşan işsizlerden utanmıyor musunuz?

Sınırda alarm durumda olan görevlilerden, şehit ve gazilerden utanmaz mısınız?

 Ayrıca günlük temizliğe giden, inşaatlarda ve tarlalar da düşük yevmiyeyle çalışan garipleri görmez misiniz?

 İnsani bir dertleri, milli bir gayeleri ve düşünceleri olmayan, hayatı haz ve gösteriş zanneden sorumsuzlar, gerçekten utanmıyor musunuz!? Partin, görüşün ne olursa olsun kaliteden yoksunsunuz. Kendinizi hangi adla tanımlarsanız tanımlayın ‘’kemalist, vatansever, milliyetçi, dinci’’ ve benzeri hiç bir kılıfla defonuzu ve gerçeği örtemezsiniz. Hiç birinize inanmıyor ve güvenmiyoruz. Yüzünüze söylenmese bile ayıplanıyor ve kınanıyorsunuz.  82 milyona borçlusunuz. Kaliteden yoksun ve ayıplısınız.        

          Bu kadar kurum ve kuruluşla, bu kadar okul ve eğitimciyle, bu kadar üniversite ve öğretim üyesiyle, bu kadar cami ve imamla bu kadar haksızlık, yalan ve yanlışlıklar neden?  Devletimizin ve ülkemizin derdi zaten çok. Birde sorumsuz hallerinizle yük katmayın. Kendi rahatlığınız için her yolu mubah görmeniz milleti üzüyor. 

         Yalanından utanmayanlar kendi ayıplarının hamalı olurlar. Bilinsin isterim.

Kendilerini hep ‘’alıcı’’ gören, millete hiç bir şey ‘’vermeyenler’’ zaten ayıplıdırlar. Kaytaranları, kayırmacıları, tembelleri, kemirgenleri ve bedavacıları ülkemiz, milletimiz ve devletimiz adına kınıyorum.

 Çözüm için: Vatandaş olarak haklarını aldığın gibi görevlerini ve sorumluluklarını yerine getireceksiniz. Kurallara uyacak ve toplumun huzurunu bozmayacaksınız. Bu kadar çıkarcı ve ayırımcı olmayacaksınız. Ülkemizden aldığımdan fazlasını vermeliyim diyecek ve vereceksiniz. Her konuda dürüst olacak, çalışkan olacak, insan olacak, yalan söylemeyecek, hırsızlık-yolsuzluk yapmayacaksınız, başkalarına yük olmayacak ve kimseye zarar vermeyeceksiniz. Olumsuz söylemlerle, yalan algılarla sosyal risk oluşturmayacaksınız. 

  Donanımlı güzel insanlar, söylenene değil, yapılanlara bakıyorlar. Ben de insanların yaptıklarına bakarım. Ancak çocuk ve gençlerin  zihinlerini zehirlemeye hakkınız yok.

  Bu kadar utanmaza, yalana ve haksızlıklara rağmen çeşitli  kurum ve kuruluşta olumlu insanları görüyor ve ümitleniyorum. Yanlışlara ve olumsuzluklara rağmen hala dürüst, çalışkan, temiz, güvenilir, ülkesine bağlı, sorumlu ve fedakar insanlarımız var, şükür. Bunların sayılarını arttırmak ve onlara destek vermek de bize düşen sorumluluktur.

  Aslında bizde zeka sorunu yok; iş ahlakı sorunu var, dürüst olmama sorunu var, şark kurnazlığı sorunu var, laf ebeliği sorunu var. Halbuki bize ahlaklı meslek erbabı, ahlaklı üretici, ahlaklı çalışan ve ahlaklı yönetici lazım.

        Bir eğitimci olarak; gerçek eğitim söylenenle değil, yapılanlarla olur diyorum. Yaşanan doğrular ve yaşatılan güzelliklerle olur. İnsanlığın’’insan yetiştirme değerleriyle’’yol almakla  yarınlarımız iyi olur diyorum.

Dilerim oto kontrolü olan, özdenetimi yapabilen, utanabilecek yüzü olan, sorumluluk sahibi güvenilir insanlarımız çoğalır.

        Günün sözü; Akıl bir kuzu, nefis bir kurt, iman ise çobandır. İman kuvvetli olmazsa, nefis aklı yer. (Mevlana)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Emin Elagöz - Mesaj Gönder 17 Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Kahramanmaraş Markaları

Elbistan Kaynarca, Kahramanmaraş ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (344) 415 04 15
Reklam bilgi