O ALAN HEBA EDİLMEDEN

Biz ilkokulda iken yani 65 yıl önce öğretmenlerimiz “Çocuklar çok kitap okuyun, bilginizi sürekli artırın...” diye öğüt verdikten sonra şunu eklerlerdi: “Bakın Almanya dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri. Onlar 2. Dünya Savaşı’nda yerle bir olmuş, milyonlarca insanının kaybetmişti. İlk iş olarak her şehirde KÜTÜPHANE kurdular ve insanları okumaya öğrenmeye teşvik ettiler. Bunun sonucu olarak, bir taraftan imar işleri yapılırken bir taraftan da yapacağı işi bilen, insanlara nasıl faydalı olacağını, nasıl memleketini kalkındıracağını, geçmişini, tarihini kültürünü vs bilen insanlar yetişti...

Büyük ölçüde doğru bilgi ve tespitler.

Elbistan bundan 61 yıl önce bugünkünden daha iyi kütüphaneye sahipti.

Ulu Caminin yanında, 1930’larda ilkokul olarak yapılmışken, daha sonra yıllarca dikiş nakış kursu olarak kullanıldı. Bodrumu, üst katta dört büyük odası ve idare bölümü vs olan bina boş kalınca Elbistan’ın ilk kez ÇOCUK KÜTÜPHANESİ olarak açıldı. Öğretmeni Cahit Önal’dı, onun emekliliğinden sonra Mehmet Yener idi; hizmetli olarak görev yapan ise hep Hanifi Poyraz merhumlardı. Açıldığı ilk gün ve okumak için içeriye giren ilk öğrencilerden biri de bendim. Sonrası da sürekli geldi...

Evet, o gün daha iyi bir binadaydı kütüphane... Sonra Cumhuriyet Meydanına bakan iki eski binanın arasına yapılmış iki katlı betonarme binanın alt katına taşındı. Üstü kulüp olurken alt katı -bildiğim kadarıyla - merhum öğretmen Nezdemir Yurtlu önderliğinde öğretmenlere ve memurlara toptan alıp ucuza mal etmek amacıyla kurulan, bir taraftan da perakende satış yapılan kooperatif binası olarak işlerlik kazandırılmıştı. Orası boşalınca KÜTÜPHANE oraya taşındı. Daha sonra (sanıyorum yıkılması gerektiğinden) Belediyenin arkasında ve İtfaiye olarak bilinen iki katlı bir binanın üst katına taşındı. (Burası bir zamanlar öğretmen evi de olmuştu).

Sonra Ulu Caminin Güneydoğusundaki muhteşem bir konağın yıkılıp yerine bugünkü imam evi yapılan binanın alt katı KÜTÜPHANE olarak tahsis edildi. Binlerce kitap ve binlerce okuyucu; ama küçük bir salonu olan kütüphane... Yetmedi tabii ve bitişikteki binanın bodrumu da (ya kiralandı ya da karşılıksız verildi) okuma salonu olarak dâhil edilince az da olsa bir genişliğe kavuşuldu; ama buradaki havasızlık, pencerenin azlığı asla kütüphane olmaya layık bir yer değil! Işık az, tavan basık, içerisi havasız ve onlarca öğrenci...

Elbistan’a bir büyük kütüphane şarttır. Bunu belki beşinci belki yedinci defa yazıyorum. Bir kütüphane şarttır...

Askerlik şubesinden kalan yaklaşık 13 dönümlük bahçesinin güney tarafına binası ve bahçesiyle tahminen 6-7 dönüm kadar yer kullanılarak ÖĞRETMEN EVİ yapılmakta. Evet, gerekirdi, bu ihtiyaç gideriliyor. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Kuzey tarafında ise 6-7 dönüm bir bahçe kalıyor. İŞTE ORASI ELBİSTAN HALK KÜTÜPHANESİ OLARAK TAHSİS EDİLMELİ VE EN KISA ZAMANDA YAPILMALIDIR.

Mahir Ünal bu dönem milletvekili değilse bile sözünün geçerliliğini biliyoruz. Onunla birlikte yeni milletvekilimiz Mevlüt Kurt’tan -ilk ve önemli bir icraat olarak- bu KÜTÜPHANENİN yapılması takdire şayan olur.

Yer, merkezi bir yer. Yakın çevresinde on kadar okul ve o okul öğrencilerinin oturduğu mahalleler var. Ulaşımı kolay. Çocuklar için çok güvenli bir bölge. Gençlik Merkezi’ne de yakın. Bu alan heba edilmeden ELBİSTAN’A BİR MUHTEŞEM KÜTÜPHANE YAPILMALIDIR...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Bilgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.