KENDİNİ YAŞAYABİLMELİ İNSAN

 Zaman zaman benden büyükleri ziyaret eder ve onları dinlerim. Yine böyle bir ziyarette bulundum. Hâl hatırdan sonra yaşanmışlıklar, pişmanlıklar dile geldi. İnsanlara, çevreye, yakınlarıma faydalı olmayı severdim. Âcizi kollar, küçükleri sever, büyükleri sayardım. İyiliğin karşılığı huzurdur der ve kul bilmezse Allah bilir derdim. Ancak öyle olmadı. Ayni iyiliği sürekli yaptığım kişiler onu görevim saydılar. İşleri bitinceye kadar iyi ki varsın dediler ama iyi olamadık, ziyan olduk. Herkese yetişeyim derken kendime geç kaldım. Şimdi ise enerjim bitti, kendimi zor taşıyorum, kendi kul hakkıma girdim. Şimdi arayanım, soranım yok dedi ve ağladı. Vefasızlara ve nankörlere sitemi vardı.  

              Bu konuşmalardan hareketle derim ki; Hayatta herkes yaşattığını yaşasın, acı veren acı, huzur veren huzur bulsun. Herkesin vicdanı ve merhameti kadar bir yaşam sürsün isterim. İnsan insana iyi olsun, cennet olsun isterim. Sağcısına, solcusuna ve herkese hak, hukuk, adalet işlesin derim. Toplumda eşit vatandaş olarak yaşamayı hayal ederdim. Ama en büyük hayalimiz derdimiz oldu.  

              Bu konuda toplumsal değerler bakımında kendimize bir ayna tutmak isterim. Eğitim de sadece başarılı olmayı hedef gösterip bu yolda her şey mubah görülürse, kazanmak için hile yapan kahraman olursa; çalışmayla kazanma arasındaki orantı bozulur ve canımız yanar. Öyle yetişen insanlarda yalana, konfora alışır, doğruları anlatamazsın. Orada hukuka uymayanlar kazançlı, uyanlar mağdur olur, suçlular gerekli cezayı almaz. Hatalı olduğu halde sürekli haklı çıkılan bir toplumda huzur bulamazsınız. Dinimiz adalet ve güzel ahlak için gönderildi, saltanat için değil. Yobazlık için değil, tekâmül için geldi. Dinimiz tabiatla savaşılsın diye değil, doğayla uyumlu ve barış içinde yaşanılsın diye gönderildi. İşte o uyumla ancak kendimizi yaşayabilir ve huzur bulabiliriz. 

              Tek taraflı ilişkinin olduğu bir yerde kendinize ait olan hayatı yaşayamazsınız, hep güçlüleri, kurnazları memnun etmek için harcanırsın. Enerjini emerler, seni senden uzaklaştırır ve hatta başkasına dönüştürürler. J.J.Russeau der ki; kendi değerini başkalarının ona verdiği değere göre biçen insan kendi hayatını başkalarının hükümleri üzerine bina etmiş olur ki, en ufak bir reddediliş onun çökmesi için yeterlidir. Onun için sen başkalarının istek, arzu ve egoları için uygulama alanı olmamalısın. Hep almaya alışmış kötü niyetliler; eleştirir, tuzak kurar, suçlar ve sindirerek kullanmaya yönelirler. Muhtemel avantajlara dikilmiş göz, bütün insan ilişkilerinin ölümcül düşmanı olduğunu bil. Hayatının yönetmeliğini başkalarını yapmasına izin verirsen daima o insana oyunculuğunu beğendirmek zorunda kalırsın. Özgür iraden olmaz. Özgür iradenin olmadığı yerde de huzur olmaz.   

              Çevrenin beğenisini almak için birini kaybetmemek için kendisini paralayan ama içinde kendisinin bulunmadığı bir ilişki huzur getirmez, getirmiyor da. Hayallerini gerçekleştirmek için ilk önce kendini tanı, kendi yaşamının mimarı ol. Başkasına zarar vermeden sorumluluğunu yerine getir. Başkasının senden beklediği hayatı değil, içinde senin olduğun hayatı yaşamayı tercih et. Kullanmak isteyen nankörlere izin verme. Çevrene karşı yükümlülüklerini yerine getirirken kendine geç kalma ve mutlaka kendini de yaşamalısın. Paylaşmak isterim.  

              Günün sözü: Kötülük pek çok maske takabilir. Ama hiçbiri iyilik maskesi kadar tehlikeli değildir.   

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Emin Elagöz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.