MISIR’DAKİ SEÇİMLER VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER

Yönetim olgusu

Varlıklar âleminde nasıl bir diyalektik varsa ve her şey zıddıyla kâimse, mezkûr konuda da bu prensip geçerlidir. Yâni insanın yaşadığı her yerde yöneten ve yönetilenler sınıfının bulunması bu açıdan son derece tabiî bir durumdur. Bu bakımdan yönetim olgusu her yerde ve her zaman olmuştur, bundan sonra da olmaya devam edecektir.

Mısır’daki seçimler

cumhurbaşkanlığı seçimleri bu mânâda bir prototip olarak karşımızda durmaktadır ve bu meyanda irdelenmesinde fayda vardır.

“İslâm” ülkesinde olduğu gibi ne yazık ki göstermeliktir. Zâten bu ülkelerin çoğu krallık ve saltanat düzenleriyle idâre edilmektedir. Babadan oğula geçen bir saltanat sistemi vardır. İfâde etmeye çalıştığım gibi göstermelik de olsa bazılarında seçimler yapılır. Mısır örneğinde olduğu gibi…

2014 yılından bu tarafa üçüncü cumhurbaşkanlığı dönemini yaşayan Sisi, 2019 yılında anayasayı değiştirerek önceden dörder yıl olan cumhurbaşkanlığı süresini altı yıla çıkardı. Yapılan bu son göstermelik seçimde de oyların yüzde 89,6’sını alarak yeniden Cumhurbaşkanı oldu ve bu suretle 2030 yılına kadar Mısır’ı yönetmeye hak kazandı(!)

1995 yılında Mısır’da bulunduğum sıralarda hükûmet tarafından 101 nolu bir kanun çıkarılmıştı (Hüsnü Mübarek zamanında). Bu kanunun ana teması seçimin askerî mıntıkalarda ve açık oy, gizli tasnif esasına göre yapılmasıydı. Bir zamanlar bizde olduğu gibi…

Seçim uygulamaları ve seçimlerin ruhu

“demokratik seçimler” denilecekse, bu tür seçimlerin en iyimser deyimle üçüncü sınıf bir seçim olduğunu belirtmek sanırım yanlış olmayacaktır. Kategorik olarak ikinci sınıf seçimler bizim gibi ülkelerin, birinci sınıf seçimler ise Batılı ülkelerin seçimleri gibidir.

Dolayısıyla buradan hareketle ülkelerin seçim uygulamaları ve sahip oldukları demokratik nizamın kalitesi de buna göre şekillenmekte ve değişmektedir.

“toplumlar neye müstahaksa, öyle yönetilirler” fehvasınca çok tabiîdir ki herkes hak ettiği şeyi, hak ettiği kadar bulacaktır.

“demokratik seçimler” denilen şey, uygulamada böyle bir şeydir. Kitleleri aldatmak, kandırmak, uyutmak ve göz boyamaktan başka bir şey değildir. Keşke bu seçimler dört başı mâmur bir şekilde yapılsa ne âlâ…

Uluslararası ilişkiler

Bu determinist ve diyalektik zorunluluktan dolayı ülkelerin yönetim biçimleri halkın egemenliğine dayalı demokratik sistemlerden, bireyin ya da bireylerin egemenliğine dayalı monarşik ve oligarşik sistemlere kadar gitmekte ve değişmektedir.

Dolayısıyla uluslararası ilişkilerde duygusallığa yer yoktur. Bir aralar Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan bu duygusallık tuzağına düşmüştü. Hem de birçok kez ya da çoğu kez…

“Kardeşim Esed”, kimi zaman “Kardeşim Selman b. Abdulaziz”, kimi zaman “Kardeşim Mursî” demişti ama işlerin iyiye gitmemesi sebebiyle çok zor durumlara düşmüştü. Sonra da hamâsî nutuklarla üst perdeden çok şeyler söylemişti. Şimdi ise gelinen noktada el- mahkûm ve el- mecbûriyetten dolayı “Kardeşim Sisi”, “Kardeşim Muhammed b. Selman”, “Kardeşim en- Nehyan” demeye başladı. Hatta Mısır’daki son seçimlerde Cumhurbaşkanı seçilen(!) Abdulfettah es-Sisi’yi ilk kutlayanlar arasında kendisi de vardı. 14 Şubat 2024 târihinde de Mısır’a resmî bir ziyârette bulunarak Sisi ile rû berû görüşmeler yapacak.

Sonuç

Do you understand me?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İlhan Akar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.