ŞEHİTLER ÖLMEZ

Bazı durumları ifade etmek için sözlükte kelime bulamazsınız. Anlatmak için tüm harfler, kelimeler, cümleler bir araya gelse anlatmaya yetmez. Şimdi sıcacık evimde elim bu tuşlara basarken, huzur içinde uyumayı, huzur içinde uyanmayı düşünmemin bedelini birileri ödüyor. Birileri aydınlık yarınlara uyanmanın, evlatlarımızı sağ selamet hayata hazırlamanın, evimizin, arabamızın, maaşımızın, kitabımızın, ayakkabımızın bedelini ödüyor. İnanın onlar bedel ödemese ne kazandığımız para, ne bildiğimiz dil, ne de bilgi birikimimiz bizi ayakta tutar. Şimdi sabah uyanırken, ekmek alırken, okula giderken, işe giderken ve eve dönerken şunu düşünün: Tüm bunların bedelini ödeyen gizli kahramanlarımız var bizim. Bunca kirli, bunca dehşet dolu, kimin eli kimin cebinde olduğu belli olmayan, çıkar dolu, namus şeref yoksunu insanların çok, düşmanın hiç uyumadığı dönemde tüm bu düşmanlara kalkan olan gizli kahramanlarımız. Onlar bizim evlatlarımız, bu etrafı düşmanla kanla dolu güzel ülkemin yüreği güzel, hayalleri güzel yiğitleri… Hepsi cenneti ayakları altına almış annelerin yetiştirdiği helal süt emmiş, kirlenmemiş yiğitleri.

Bedel ödemek derken, siz bedeli sadece yiğitlerimizin ödediğini sanmayın sakın. Bir ana olarak şunu bilirim: Evladının ayağına taş değse yüreğin parçalanır. O yüreklerin nasıl yaşarken parçalandığını ama ‘’Vatan sağ olsun yeter. ‘’diyen ahlakla ahlaklanan, şehitlik mertebesinin önemini bilen, imanlı analar da bedel ödüyor. Belki bir evlat, belki bir eş, kardeş… Her aldığınız ihtiyacın bedeli, çocuklarınıza bir gelecek hazırlarken satın aldığınız her şeyin bedeli tarihte Çanakkale’de ödendiği gibi hiç durmadan hala ödenmeye devam ediyor. Nene Hatun’un, Sütçü İmam’ın, Seyit Onbaşı’nın, Mustafa Kemal’in torunları ve çocukları bedel ödemeye devam ediyor. Su uyuyor, düşman uyumuyor çünkü.

Şehitlerimiz… Onlar vatan derdi ile dertlenen, vatan uğruna canını feda eden, dağların, ovaların, şehirlerin bu her tarafı zengin ve derin bir açlıkla kıskanılan ülkemin her karışını koruyan kahramanlar… Onlar baba, evlat, eş, arkadaş, kardeş. Tüm sıfatları ve zenginlikleri bir kenara koyup, canını vatan uğruna, sen ben rahat uyuyalım diye feda eden yiğitler… Vatan size minnettar, vatan analarınıza, eşlerinize, evlatlarınıza, babalarınıza minnettar. Siz olmasaydınız, biz olmazdık. Siz, düşmanın en görünen yerinde, göğsünüzü siper etmiş, kanınız canınız ile bu ülkenin topraklarını ayakta tutan Mehmetlersiniz. Siz kanınızı feda ettiğiniz için bebeklerimiz güvende, ekmeğimize kan bulaşmıyor, bu ülkenin buğday başakları yemyeşil, sapsarı ise yağmuru sizsiniz, güneşi siz, tohumu sizsiniz.

Vatan derdi, ah! Vatan derdi… Tüm dertleri geride bırakır vatan derdi. Siz sanmayın ki bir cenazesiniz. Doktorumuzun, hemşiremizin, milletvekilimizin, avukatımızın, gazetecimizin, öğretmenimizin, esnafımızın, öğrencimizin unvanlarının var olma sebebisiniz. Siz tüm unvanların en yücesi, en şereflisi, en karakterli olanısınız. Siz olmasaydınız tek unvanımız olurdu ‘’Vatansız …’’.Siz cenaze değilsiniz, şehitlik mertebesine erişmiş, şehadet şerbetini içmiş, vatanı uğruna, bayrağı uğruna hayatını feda etmiş, tarafına cennet müjdelenmiş yiğitlersiniz. Şehitlerimiz, onlar bizim temiz vatan evlatlarımız… En kıymetlilerimiz…

‘’Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
              Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda.
            Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
            Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.’’(Mehmet Akif Ersoy)

            Peygamber efendimizin komşusu oldunuz siz. Bazı mertebeler herkese nasip olmaz. Vatan için canını feda edenler ölmez, onlar hep yaşar. Allah Türk askerinin, ordumuzun gücünü, imanını artırsın. Vatan sağ olsun.

Onlar gözle görülen düşmanla savaşırken biz ne yapalım? Bedeli ödenen bu vatanı nasıl koruyalım? Her karış toprağı  şehit kanı ile sulanan bu toprakların kıymetini bilip, her nerde isek en iyisini yaparak bu vatanı koruyalım. Düşman artık her yerde. Salgında, kültürel yozlaşmada, evimizde, ekranda, bilgisayarda, havada… Gençlerimizin taze zihinlerine saldıran, benliğimizi, özümüzü kaybettirerek, nifak tohumları ile bizi BİZ olmaktan çıkarmaya çalışanlara dur diyerek koruyalım. Her ne iş yapıyor isek ülkemiz adına en iyisini yaparak, en iyisini üreterek, en iyisi olarak koruyalım. Düşmanla artık topla, tüfekle başa çıkılmıyor. Düşman strateji değiştirdi. Bizi biz yapan değerlerden uzaklaştırarak, gençlerimizi ele geçirerek, medyayı yöneterek saldırıyorlar. Bu ülke için nerde çalışıyor isek en iyisi biz olarak, ürettiğimizin en iyisini, en sağlamını üreterek, birliğimize nifak tohumları ekenlere karşı uyanık olarak, çocuklarımızı vatan aşkı ile büyüterek, dürüst, doğru, çalışkan olarak koruyalım. Aklımızı, imanımızı, kültürümüzü koruyalım.

‘’ Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!

Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhidi...

Bedir’in Arslanları ancak, bu kadar şanlı idi...

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?

"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.’’(Mehmet Akif Ersoy)

            Sizleri anlatacak kadar geniş bir sözlük henüz var olmadı. Memleketimin başı sağ olsun. Allah ülkemizi, milletimizi her türlü nifak ve şerden korusun. Tüm şehit analarının ellerinden öperim... Her karış toprağı kanla sulanan bu ülkeye Rabbim bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın. Şehitler ölmez, Vatan bölünmez…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nazife Yetişgen - Mesaj Gönder

# şehit

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.

02

Akıl - İdrak edelim inşallah. Üzerimize düşen görevi de yapalım

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ocak 03:59