Niye gısmıklık ediyon gardeşim

Niye gısmıklık ediyon gardeşim

Mahalle aralarında genellikle yaz aylarında ve özellikle bayram öncesi ile sonrası günlerde birileri dolaşırdı. Ellerinde 15 santime 15 santim büyüklüğünde, dürbün gibi ama bakılacak tek deliği ve bir de yan tarafta mini bir kolu olan alet olurdu. Sahibi arka arkaya bağırırdı:

‒ Hadi filim seyretmek isteyenler. Filim gösterme makinesi geldiii.

‒ İki makara 25 kuruuuş...

‒ Yeni filimler bunlar; yok mu bakmak isteyen?

Bazıları başka türlü bağırırdı:

‒ İki filim var; birinde Kâbe'de hacılar var, birinde İstanbul manzaraları...

Parası olan verirdi 25 kuruşu, o da “Aha şuradan bakacaksın” diyerek tek delikli aleti verirdi. Sonra da tarife başlardı:

‒ Yandaki şu kolu aşağı çekip bırak. Önüne gelene bakınca yine aşağı çek ve bırak...

O kolu bırakınca bakılan sahne kendiliğinden yukarı çıkardı. Her inip çıktığında görüntü değişir ve hareketsiz bir başka fotoğraf çıkardı karşımıza. İndir çıkar bir başkası, indir çıkar bir başkası... İçindeki dairesel kartonun çevresine 8, 16 veya 32 tane olarak açılan belki yarım santimetrekarelik yuvalarına yerleştirilmiş şeffaf filimler bitince, gözümüzden ayırırdık. Sonra elindeki kutudan onu çıkartır, ikincisini takardı. 

Niye gısmıklık ediyon gardeşim

Kâbe filmini duyan mahalledeki hanımlar da birden seardirdi/koşup gelirlerdi; onlar da para verip bakmaya başlarlardı; kimi ağlayarak seyrederdi kimi duygulanıp salavatlar getirerek. Parası olmayan kadınlar adeta yalvarırdı:

‒ Amman emmi, param yok valla, onun yerine saa bir galıp sabın veriyim heeri..

İkincisi:

‒ Gözü çıhasıca herif gene para vermeden gedik, heç param yok la, bir tas bulgur getirim mi?

Bir başkası:

‒ Vallaha çok gözel nohudum var, bir bişirimlik veririm saa, amman ben de bahım la!

Öteki sert çıkardı:

‒ Niye gısmıklık ediyon gardaşım? Gene gelince parasını veririk; boyuz da on beş guruşa göster heeri; valla başga param yok...

Adamı razı ederlerdi ve ardı ardına bir bakmaya başlarlardı ki bittiği halde bir daha bir daha görmek isteyenin elinden adamcağız zor alırdı...

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arif Bilgin - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.