HAKLIDAN MI GÜÇLÜDEN Mİ YANA?

            Hak nedir? Hak, kişilerin hukuken korunan menfaatleridir. Güçlü ise; o andaki koşullara göre kuvvetli, duruma göre gücü elinde bulunduran demektir. İnsana bu gücü kimi zaman makam, kimi zaman para, kimi zaman fiziksel özellikler, hayat şartları, yaşanılan coğrafya verebilir. Haklı ise; o andaki durumda hakkı hak eden, hakka göre davranan kişi demektir.

            Hak ve haklı aynı kişide birleşmiş ise sorun yoktur. Hak hak edene değil de; hak etmeyene verilir ise orada problem başlar. Toplumlarda hak dağıtıcılar vardır. Hepimiz aday olabiliriz buna. Tarih boyu var olmuşlardır. Kadılar, hâkimler, aile büyükleri… Karşımıza çıkan olaylarda, durumlarda yorum yapmak, seçim yapmak, onaylamak durumda kaldığımız zaman güçlü olandan korkmadan haklı olanın yanında var olmamız gerekir.

            Nasrettin Hoca’nın ‘’Sen de haklısın.’’ Fıkrasını bilir misiniz? Kadılık yaparken önüne gelen bir işte her iki tarafa da haklı demiş; buna şaşırıp eleştiren karısına da sen de haklısın demiştir. Herkes aynı anda haklı olamaz değil mi? Teraziye konulduğu zaman bir taraf daha haklıdır. Nasrettin Hoca gibi kadı olamasak da; günlük yaşantımızda karşımıza birtakım haksız olaylar çıkar. Bazen haklıyı ve haksızı ayırt etmemiz gerekebilir. Eğer hak zayıfın ve güçlü de hakkı ele geçirdi ise seçimimizi hak arayan zayıftan yana kullanmalı, gücün karşısında bükülmemeliyiz.

            Çocuk oyunlarından tutun da büyük oyunlara kadar her yerde, hak her an saldırıya uğrayabilir. Bilyeler ile oynadığımız o zamanlarımızdan ateşle oynadığımız zamanımıza kadar hakkımızı elimizde tutmaya çalışırız. Hakemlik yapmak durumunda kalabilir, haklıyı ayırt etmek zorunda olabiliriz. Küçükken oyunu kimin kazandığına,  kavgayı ilk kimin başlattığına, bilyeleri kimin çaldığına karar vermek durumunda kalabiliriz. Öyle zamanlarda güçlüden yana değil haklıdan yana olmalıyız. Geniş aile çevresi olanlar yaşar bu durumu genelde. Aile içinde çıkan çatışmaların danışıldığı bir kişi vardır. Eğer o kişi sizseniz,  hakkı hak edene vermeli, adil olmalısınız. Güçlü olan haksız olduğu halde hakkı ele geçirir ise; hem haklı olana hem de kadıya zarar verir.

            Kâinatta herkes bir gün hak ettiğini bulacaktır. İnsanoğlu kendi adaleti için çırpınıp dursa da; bazen hakkını elde edemez. İki küçük çocuk arasında da büyük devletlerarasında da olabilir hak savaşı. Her zaman güçsüz olan haklı olmasa da; güçlü olan da her zaman haksız değildir. Taraflar arasındaki güç dengesizliği haklıyı bulurken etkili olmamalıdır. Paraya, makama, coğrafyaya, yakınlığa ona buna şuna göre değil; hakka göre karar vermeli ve yol çizilmelidir.

Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan ise tepkisiz kalmak ve karışmamak da insanı şeytanlaştırır. Eğer çevrenizde, günlük yaşantınızda bir haksızlık var ise güçlü kim diye sorgulamadan haklının yanında olun. Herkesin hak ettiğini bulacağı bu evrende, güce değil adalete ve hakka güvenin. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın derseniz; hem bin yıl yaşar hem sizi de sokar… Güçlüden yana değil, haklıdan yana olun. Haklılar güçlüdür, güçlüler haklı değil vesselam.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nazife Yetişgen - Mesaj Gönder

# yol, HEM

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.