FİELDS MADALYASI, MARYAM MİRZAHANİ, ÖZ ELEŞTİRİ

Matematik bilmeyen toplumların kaos yaşaması muhtemeldir… Bu haftaki yazımda matematiğin altın portakalı olan Fields madalyasını, bunu kazanan ilk kadın matematikçiyi ve bizim matematikten neden sürekli sınıf tekrarı yapışımızı anlatacağım.

Fields madalyası batı toplumlarında matematiğin Nobeli, Oscar’ ı olarak kabul edilen, Uluslararası Matematik Topluluğu tarafından 4 yılda bir verilen matematik ödülüdür. Bu ödül her 4 yılda bir, 40 yaşın altında olan en fazla 4 kişiye matematik alanında buldukları veya ispatladıkları matematik-geometri çalışmaların incelenmesi ve ispatlanması sonucu verilir. İlk ödül, ödülün de ismini aldığı john Charles Fields tarafından matematiğin toplum içinde daha önemli ve popüler hale getirme çalışmaları neticesinde 1936 da 2 genç matematikçiye sunulmuştur. 1936’dan sonra 1950 de ikinci kez verilmiş, ardından hemen hemen düzenli bir şekilde 4 yılda bir en son 2022 de olmak üzere ödüller matematikçilere verilmeye devam etmektedir. Ödülü kazananlara para ödüle de günün şartlarına göre takdim edilmektedir. 2006 yılında Rus Grigori Perelman çözülemez (Henüz) denilen 7 adet olan milenyum problemlerinden birisini (POİNCARE SANRISI) çözerek bu ödüle layık görülmüş fakat hem ödülü hem de 1 milyon dolar para ödülünü reddetmiştir. Tabi ki konumuz Perelman değil başlıkta da belirttiğim gibi bu ödülü 2014’ te kazanan Maryam MİRZAHANİ…

Maryam 1977 yılında İran’ın başkenti Tahran’da dünyaya gelmiştir ve 2017’ de 40 yaşında Stanford Kaliforniya’ da kanser hastalığı nedeni ile hayatını kaybetmiştir. Tahran’dan Amerika kıtasına uzanan bir hayat hikayesi ve 40 yıl gibi insan için kısa sayılabilecek bir ömre müthiş başarılar sığdırmak… Maryam ilk- orta ve lise eğitimini memleketi İran- Tahran’da almıştır hatta ilk üniversitesini Şerif (Aryamehr) teknoloji üniversitesinde okumuştur. Matematik, özellikle geometrik hesaplamalar konusuna ilgisi olduğu için lisede uluslararası matematik olimpiyatlarına katılabilmek amacı ile kendisi gibi çok başarılı başka bir kız arkadaşıyla birlikte matematik hocasına başvurmuş ve matematik hocasının kayıt yaptırması ile olimpiyatlara katılmıştır. İlk katılımında 42 soruda 41, ikinci katılımında ise 42 de 42 tam soru yaparak iki matematik olimpiyatında da birincilik elde etmiştir. Tabi ülkesi çapında yapılan özel öğrenci yetiştirme programı ile üstün yetenekliler sınıfında okumuştur. Sonrası lisansüstü eğitimi için Harvard, Clay matematik enstütüsü, Princeton’ da görev, ardından Stanford’ ta 2008 yılında profesörlük. Bu müthiş yeteneği bulan Amerika onu bırakmamıştır. Field madalyası onun tek ödülü de değildir olimpiyat ödülleri ile birlikte 6 adet daha üst düzey uluslar arası ödüle sahiptir kendisi ve 37 yaşında iken aldığı Fields madalyasını hiperbolik geometri üzerine olan çalışmaları ile almıştır. Bu konuyu burada anlatmam pek köşeme sığmaz gibi… Sonra meme kanseri, kanser tedavisi, kanserin kemiklerine kadar sıçraması ve 40 yaşında Anahita isimli bir kızını ardında bırakarak gidişi… Yaşasaydı matematik için daha neler yapabileceğini hayal ederek…

Maryam veya Meryem… Bizim isteyerek ya da zorla egemen güçler tarafından sınıflandırıldığımız ‘Ortadoğu’ olarak adlandırılan, her dönemde siyasi olarak dalgalı olan ve kadın iseniz hayata 10-0 yenik başladığınız bu coğrafyada. Tahran’dan çıkmak ve dünya bilim tarihine geçmek… Büyük başarı diyorsanız işte budur. Nasıl mı? Yukarıda satır aralarında ipuçları verdim aslında, Meryem kendisine güvenip matematik öğretmenine başvurmasa idi bu hikaye olmazdı. Hatta matematik öğretmeni de bu kızlara güvenmese yine hikaye yarım kalırdı. Ancak en trajik kısmı Meryem ülke fark etmeksizin Ortadoğu’da kalsaydı acaba bu başarı hikayesi yazılır mıydı? Bu konuda yorum sizin tabi ki ancak istisna kaideyi bozmuyor. Bir Meryem’in çıkışı ile matematik veya teknoloji konusunda Ortadoğu devletleri lider pozisyona gelmiyorlar. Cumhuriyetin fazileti sayesinde Meryem gibi bayan bilim insanları belki tek tek bakıldığında bizim ülkemizde daha fazladır ancak yukarıda söylediğim gibi toplu bir başarı konusunda biz ve komşularımız uluslararası sınavlarda çok başarısız kalıyoruz, çocuklarımızı iyi değerlendiremiyoruz, onlara yeteneklerini geliştirecek eşit imkanları sunamıyoruz. ABD’nin veya gelişmiş devletlerin imkanlarını bulabilse hiçbir bilim insanı beyin göçünü düşünmez… Sorunu bilmek, tespit etmek bu sorunu çözmenin ilk adımıdır. Matematik konusu üzerinde çok durulması ve hayatın bir parçası olduğunun tüm çocuklarımıza mutlaka öğretilmesi gerekli olan bir konudur. Bir gün bizden de Fields madalyası alacak Meryem’ler çıkacaktır ümidi ile, iyi okumalar…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aykut Yıldırım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.