DAYATMA DİSİPLİN DEĞİL, ZÜLDÜR

                              

            İnsanların en temel psikolojik ve sosyal ihtiyaçları: En başat ihtiyaç; özgür düşünme ve özgür iradedir. Sonra sevmek ve sevilmek ister insan. Toplumda bir yeri olsun ister. Güvenmek ve güvenilmek ister.  Önemsenmek ve değer görmek ister. Anlaşılmak ister. Huzur ister. Vefa ister. Hatırlanmak ister. Başkasında bir hatırı ve hatırası olsun ister. Elini tutacak bir dost ister. İnsan bunları bir disiplin içinde yaşamak ister. Yaşayamayınca sorunlar ortaya çıkar. Yanlışlar engellensin, ama doğru insana baskı ve dayatma züldür. İyilere iyilik güzelde; kötülere iyilik akıl tutulmasıdır. Baskıya, dayatmaya karşı başkaldırmayan kişi kendine karşı adaletsizdir. 

           Dayatmanın olduğu yerde doğal ve doğru gelişme olmaz. Orada insan psikolojisi alt üst olur, kötü hissettirir. Beşeri hayattaki düzen için kurallar, sınırlar ve sorumluluklar vardır. Hiçbir şey sınırsız değildir. Ancak bu kurallar, yaratılış kanunlarına ve fıtratına uygun olmalıdır. Aksi halde toplumsal yapı güvensiz ve korunaksız olur. Sağlıklı kişiler için olması gereken sınırları zorlamamaktır. İnsanları bir kalıba sokup iradeleri satın alınmak istenirse orada dayatma olur. Dayatma gayr-i insani ve gayr-i ahlakidir. Dayatma disiplin değildir. Dayatmanın olduğu yerde insanlar siner, riyakâr, ikiyüzlü, sözüne, özüne güvenilmeyen, aldatan, yalan söyleyen, sahtekâr, menfaatçi tipler ortaya çıkar. Onun için özgürlük medeni toplumların olmazsa olmaz değeridir. Dayatmanın kimseye faydası yoktur. Sadece dayatan tatmin olur, o kadar.

         Dayatma sevginin ve saygının düşmanı olup, geçimsizlerin, narsistlerin başvurduğu yöntemdir. Tabiat güneşe nasıl ihtiyaç duyuyorsa, insanlarda sevgiye ayni şekilde ihtiyaç duyar.  İstek olmadıkça yemeğin tadı olmadığı gibi dayatmada iyi insanlar için züldür. Mevlana der ki; kelimelerini yükselt, sesini değil. Yağmurdur çiçekleri büyüten, gök gürültüsü değil.

          NANKÖRLERE: Ailelerde ve kurumlarda İyi niyetli insanların kıymetinin bilinmediği, fakat sorumsuzların daha kıymetli olduklarını görmek ve duymak beni de rahatsız etti; Onların dertleriyle dertlendim, paylaşmak isterim. Konuştuğum arkadaşlardan biri, insan insanın yurdu olacağına, kurdu olmuş hocam dedi. Bizim, hayallerimiz çoktu ama imkânlar yoktu. Varlar yoktu ama yoklar çoktu. Öyle olunca da gönül yorgun düştü, yürek dilsiz kaldı. Büyüdükçe hayaller kurduk, ama yıktılar, güvendik kandırdılar, sevdik kullandılar, görmezden geldik enayi yerine koydular. Onca fedakârlık ve emekten sonra yine haksız gördüler. İyi niyetlere de kurşun sıktılar. Hak etmeyene değer verenlerin kendileri değersiz oldular. İnsanların gönlünü kırdılar, umutlarını da çaldılar. Kullanma tarihi geçen eşya gibi, peçete gibi kullanıp attılar diyen arkadaş şöyle devam etti.  Ama yine her şeye rağmen bizler, kendimizdeyiz, yalnız değiliz. Tevekkül Allah…

         İSTEKLER ARTTIKÇA HUZUR AZALIYOR: Temel ihtiyaçlara kimse itiraz edemez, ama günümüzde tükettiğin kadar güçlüsün, çağdaşsın, önemlisin anlayışı ve algısı oluştu.  Para ve etiket konuşunca, gerçeğin dili tutulur oldu. Bu durum haline uygun bir hayatı engelliyor. Gücü eline geçirenlerin karşılıklı anlaşmalı aldatmaya dayalı düzen sorunların kaynağı oldu. Onun için olduğundan daha zengin görünmeye çalışan huzur bulamıyor. Sadece kendisi değil, yakınlarının huzurunu da kaçırıyor.  Ayağına göre yorganını uzatmayan ahlaksızlığa sürüklenir der Platon. Gösteriş olarak gereksiz yere eşya almak aptallıktır. Bugünün savurganı yarının dilencisidir. Ormanda bile yaşasan ağacın kıymetini bilmeli insan. Gelire münasip bir hayat yoksa orada huzur olmaz. Dün yokluk sınavını başardık, şimdi ise varlık sınavında kaybediyoruz… Her şeyin kıymetini bilerek yaşamazsak daha çok kaybederiz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Emin Elagöz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.