GÜNÜMÜZDE İŞİMİZ GİBİ

Mühendisler günü… Merak etmeyin yazıyı yazmak için geç kalmadım, gün ile ilgili bir sıkıntımız yok, birazdan anlatmaya başlayacağım günün anlam ve önemini veya önemsizliğini ya da toplumun ilgisizliğini… İnternette ‘Mühendisler günü’ şeklinde arama yaptığınızda her ülkenin farklı tarihlerde mühendislerini hatırladıklarını görürsünüz, mesela Brezilya’da 11 aralıkta mühendisler günü iken çok geç kaldık bizim arkadaşların gününü kutlayamadık diye üzülmeyin, çünkü birkaç gün sonra 22 aralıkta Rusya’da kutlanacak mühendisler günü. Ocak ayında Pakistan’da, şubatta İran’da, martta Kanada da… Böyle tarihi bir belirsizlik varken birde mühendisler günü deyince ister istemez hangi mühendisler? Diye soru sormakta gerekiyor. Buna da bir cevabı yok 5 Aralık, işte mühendislerin günü…Peki kim çıkarttı 5 Aralık gününü? Yine cevap yok, varsa da muğlak cevaplar. Özel günleri Birleşmiş Milletler, UNESCO veya devletlerin yürütme organları belirler. Ben yaptım oldu ile olmaz, olmuyor zaten, havada kalıyor, eğreti duruyor.

Mühendis kime denir diye daha önceki yazılarımda anlatmıştım. Peki yıl içerisinde bol bol kutlayabileceğimizi öğrendiğimiz bu meslek dalı- dalları mesleklerini yapabiliyorlar mı?

Sadece mühendisler değil, geniş açı ile bakar isek ülkedeki hangi mesleklerin mensupları ne oranda mesleklerini yapabiliyorlar? Meslek sahibi olmak için milli eğitim ya da yüksek öğretim onaylı bir sertifika alınması gerekli. Yani mesleği öğrendiğinizi ispatlamak için diplomaya ihtiyacınız var. Aşçılık okulu mezunu aşçı oluyor hem de mektepli olduğu için daha bir havalı oluyor, endüstri meslek mezunu olup birde dükkân açar, üstüne de usta öğretici evrakını çakarırsan toplumda ağzından çıkan kanun oluyor. Sağlık sektörü keza öyle, her branştan öğretmenlerimize de saygımız sonsuz, asker ve polislik meslekleri de tartışmasız kutsal meslekler fakat iş mühendis veya mühendisliğe gelince toplum hala neden olduğunu anlayamadığım bir inat ile ‘kendini ispat et’ diyor mühendise. Meslekteki tecrübesi, sektördeki yeri, yaptığı işler falan hikâye yani. Alanından bir suale cevap verdiğinde dahi toplum hemen seni sınama yoluna gidiyor. Tıpkı mühendisler gününün sabit bir tarihte olmadığı gibi... Sorunun cevabına da kırk kafadan kırk farklı eleştiri anında geliyor. İşte mühendislik böyle bir meslek.

Ülkemizde mesleğini hakkı ile yapan, meslek aşığı birçok profesyonelimiz vardır fakat teknoloji altyapısı isteyen bir meslek olduğu için mühendislik alanında mesleğini yapanlar çok basit sıkıntılarda boğulmaktadır. Bir bilgisayar mühendisinin iş ortamı Kayseri ilimizin doğu tarafında bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdır, genetik mühendisini söylemiyorum bile. Yeni kurulan teknokentler ile bu iş ortamları il merkezlerinde artmaktadır ancak eser miktarda kalmaktadır. Ağır bir mühendislik eğitimi aldıktan sonra şantiyelerde malzeme listesi raporlamak veya puantaj tutmak, fabrikada araçların mazot fişlerini toparlamak, elektrik faturasını takip etmek, ofiste kahve makinası siparişini takip etmek, kargoya malzeme vermek mühendislik mesleğinin görevleri değildir. Bu saydıklarıma benzer işler mühendislere yaptırılınca! halkta mühendisliği böyle zannetmektedir (kısırdöngü). Bu gibi iş alanı darlığı ve angarya işler mühendisleri mesleğinden soğutmakta ve yüzeyselleştirmektedir. Birde işin ücret kısmı var ki ülkemizde evlere şenlik. Emin olun çoğu mezun mühendis topluma kendini ispatlama çabasında olduğu için asgari ücret ile özel sektörde iş buluyor.  Asgari ücret ile mühendisi sözüm ona deneyen işveren, bir-iki yıl geçmeden tam zam yapacak iken mühendisini çıkartıp yerine yeni deneyeceğini! aynı asgari ücret ile alıyor. Sorsan yasal olmayan hiçbir şey yok. İşveren açısından kesinlikle haklı bir durum. Bizim mühendis kardeşimiz ise tecrübe kazandım diye, yeni ümitler ile level 2 bir şirkete başlıyor. Asgari ücret için en az dört yıl yoğun mesleki eğitim almaya gerek var mı? İş tecrübesi diyorlar bu seferde, her işletme tecrübeli mühendis arıyor, al sana bir kısır döngü daha… Yeni mezun bir genç nasıl tecrübe kazanacak? Torpil ile hatır ile gönül ile iş bulunuyor bu sefer. İşverenin yeni mezuna verdiği ücretide bir lütufmuş gibi görünüyor bu kez de. Aslında son tahlil toplumun algısına çıkıyor görüldüğü üzere.

Tecrübeli mühendislerin mücadele ettikleri sıkıntılar ise yazmak ile bitiremeyiz sevgili okurlarım. Aslında bu konuya birkaç yazı ayırmak gerek fakat mühendisin söylediği her şey toplum nezdinde havada kalıyor. Pek çok mühendis sorunlarını dile getirmeyi bıraktı, birçoğu mühendisliği yan meslek olarak yapıyor, gerçekten mühendislik yapan ar-ge ve ür-ge faaliyetinde bulunabilen meslektaşlarımın kafasını kaşıyacak vakti yok çünkü sistem onları da portakal gibi sıkıyor. Zor ekonomik şartların olduğu, zor geliştirilen bir alanda tüm zorlukların üzerine atıldığı, geniş yelpazede bakılırsa mühendis meslektaşlarımın anlaşılması da tıpkı mühendisler gününün yıl içindeki ve ülkeye göre tespitinin belirsiz olması gibi... Aslında daha çok söylenecek söz var bu konuda, satırları okurken, okurlarımın hafızasında iyi kötü anıları canlanıyordur kesin. Her gününüzün adrenalin dolu ve stresli geçmesi hoşunuza gidiyor ve ilginizi çekiyor fakat yinede bilime ve teknolojiye tutkunuz varsa bekleriz. İyi okumalar.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Aykut Yıldırım - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.