ZİYANDA MIYIZ?

                                                           

Bazen fotoğraf albümleri ile başlayan geçmişe yolculuk bize zamanın su gibi akıp gittiğini hatırlatır. Kaybediyoruz, elimizden sabun gibi kayıp giden bir zaman var. Hiç bitmeyecek gibi gelen zamanlar… Sabah gün ışığı ile kalkıp, sendromların peş peşe geldiği bu hayattan şöyle izler bırakmadan gidiyoruz.  ‘’İki günü aynı olan ziyandadır.’’ Hadisi şerifini duydunuz mu? Dünümüz bu günümüz aynı mı? Her şeyi hesap eden insanoğlu iki ile ikiyi çarpıp bulabilir mi kazandıklarını ya da kaybettiklerini? Her günün muhakemesi yapılıyor mu içimizde? Yolda mıyız? Yolda mı kalıyoruz? Yoksa daha mı geriye gidiyoruz? Yerimizde de sayıyor olabiliriz.

İnsan hem maddi hem de manevi olarak dünden ileri olmalı. Her gün ışığı bir fırsat aslında. Kalk diyor. İyi şeyler için zaman var... Dünden kalan karanlıklara ışık tutsak, azıcık pasını silsek şu pas tutan gönüllerin, o bile ileri götürür bizi. Statik olmak varoluşumuza aykırıdır. Hep hareket halindeyiz. Bu hareket bizi nereye götürüyor peki? Yerinde sayarak adım atan da hareket halinde, yürüyüp yol alan da. Bu gün kendim için, toplum için, ailem için, evladım için, arkadaşım için, eşim için ne yaptım? İşte bu sorular bizi ilerletecek. Kumbaramız bomboş olursa kışın çıplak kalırız. Bu ahiret hayatı için de geçerli. Uzun süredir sadaka vermediysek, secde bizi davet etmiyorsa, şöyle yürekten bir duayı unuttuysak ziyandayız. En son ne zaman şöyle doyum sağlayarak kitap okuduğumuzu hatırlayamıyorsak, yeni olan hiçbir şey üretmemiş, birinin gönlünü almamış yani çalışmamış isek ziyandayız. Çünkü  ‘’insana ancak çalıştığının karşılığı vardır.’’Necm Suresi.

İnsan değişen, üreten, var oluşu ile iz bırakan bir varlıktır. En büyük kaybı zamandır. En büyük yarışı zamana karşı verir. Dünden kalan ne kadar toz varsa bugün silinmiyorsa, gönül aynı gönül, kibir aynı kibir ise ziyandadır. İnsan defalarca aynı hatayı yaptığında ‘’ben adam olmam. ‘’ der isyan eder. En büyük hata dün ile bu günün aynı, hiç ilerlememiş olmasıdır. Dün yapılan hatalardan ders çıkarılmamış, dünkü keseye Umut, yardım, barış, birazcık merhamet katılmamış, yürek aynı hasetlikte, aynı çamurlu suda yüzüyor ise vay halimize!

Dün bize çok yakındı, tarih oldu gitti. Belki son gününü yaşayacağımız bu hayata her gün farklı bir umutla uyansak. Her şeyin dört dörtlük olmasına gerek yok. Sadece dünü değiştirmen için bugün bir fırsat, geleceğe yatırım için bugün bir fırsat. Yeni bir kitap, yeni bir fikir, yeni bir gülümseme, yeni bir arınma için en uygun zaman şimdi.

Tüm o boş geçirilmiş zamanların üzerine bir sünger çekip, hadi Bismillah demenin vakti bugündür. Şöyle kocaman bir ayna alıp kendini baştan aşağı süzmenin, iç muhakeme yapıp, çıkardığın dersler ile yeni ve daha iyi bir senle dünden daha iyi olmanın vaktidir belki de şimdiki zaman. Zarar Kâr hesabı yapıp, hayata dair alacak verecek hesabı yapıp, ulaşılmasa da bazı şeylere yolda olmak bile güzel diyerek harekete geçmenin zamanıdır bugün.

Ara ara dursak da, duraklasak da;  dünle bugünü birbirinden ayırıp hem kişisel anlamda, hem maddi, hem manevi anlamda dünden bir adım ileri olamıyorsak yerimizde sayıyoruz dostlar.

            Yerinde sayanlar yürüyenlerden daha çok ses çıkarır. Bu hayata gürültü yapmaya değil, sessizce yol alıp kalıcı izler bırakmaya geldik. Bizim yetiştirdiğimiz çocuk neslimizi devam ettirecek, ona emanet edeceğiz kutsal olan ne varsa dağı, taşı, ovayı. Kendini bir adım ileri götüremeyenin başkasına faydası olmaz. Nerde ne şartlarda olursak olalım, ilerlemeye bakalım. Olumlu yönlerimizi geliştirmeye, olumsuzları azaltmaya, hayatı özümseyerek yaşamaya, yüzeysel olanlardan uzaklaşmaya bakalım. Kesemizi, cebimizi akşam yoklayalım. Kârımızı, zararımızı hesap etmezsek isek kaybeden oluruz. Hem biz, hem de yetiştirdiklerimiz… Ziyanda değil, Kâr da olalım…

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nazife Yetişgen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.