SEVDİKLERİM VE SEVEMEDİKLERİM

                                      

          Herkesin bir sonbaharı vardır. Kiminin yaşamadan yaşlandığı, kiminin yaşlanmadan yaşadığı… Ben de iyi yaşatanları sever,  yaşlandıranları sevmem.  Ve hayatımın sonbaharın da herkese içindeki iyilik kadar iyi bir hayat dilerim. Bu durumda insan ilişkilerinde ortaya çıkar. Eğer insan sorunluysa sorun üretir. Olumluysa kaliteli olur ve güzellik üretir.

          Kaliteli ilişkiler insana enerji veriyor, şarj ediyor. Kalitesiz- suçlayan ilişkiler ise yaralıyor, mahvediyor. Kalite; yaşınızla, söylediklerinizle, giydiklerinle değil, insanlarla olan ilişkilerinizle, nezaketinizle, mütevaziliğinizle, adaletli davranışlarınızla alakalıdır. Eğer yaşam kalitenizi arttıran haller ve yanında kendini iyi hissettiğin –emin olduğun insanlar varsa huzurlu olur seversiniz, ama emin olmadığın ve iyi niyeti kötüye kullanan emek hırsızları varsa huzursuz olur ve sevemezsiniz.

          Bu noktada herkesin hem kendisine hem de topluma karşı sorumlulukları vardır. O sorumluluğu yerine getireni(hak edeni) yani sahip olduklarına bedel ödeyenleri severim.  Başkalarının haklarını gasp edenleri sevmem.  İmkânları olduğu halde bilerek, isteyerek borcu vermeyenleri de sevmem. Çünkü vermemekte hırsızlıktır.

          İnsan iyi ile kötünün savaş alanıdır. İyiyi seçeni severim. Tersini de sevmem. Gücünün yettiğine öfkeli, yetmediğine uysal olan kişi ilkeli değil, öfkelidir-kalitesizdir.

         Acını duyup, gidermeye çalışanı severim, ama acıyor gibi yapıp acıtanları sevmem.

         Sözünde duranların ellerini tutar ve severim, ama sözünde durmayanları sevmem.

         Öfkesini aklıyla yenen insanları severim.  Öfkesine yenilenleri sevemiyorum.

         Halden anlayanları severim.  Empatiden yoksun anlayışsızları sevmem. Daima sorumluluğu başkasına yıkan davranış biçimini sevmem. Hatalarını asla kabul etmeyen, ama başkalarının tüy kadar hatasını deve yapan çıkar odaklı narsistleri sevmem.  Öylelerine katlanmak kolay değil.

         Sessizliğimi duyanları severim, ama duymayanları sevmem. Susmak, küsmek değildir, bazen öfke, bazen kırgınlık ve hayal kırıklığıdır. Oldukça gürültülüdür susmak!

         Kendini terbiye eden, kadir kıymet bilen insanları severim, ama nankörleri sevmem.

        Adil olan insanları severim, ama adaletsizleri sevmem. Adaletin olmadığı yerde hayat değersizdir.

        Merhametlileri severim. Merhamet insanı insan yapan yegâne özelliktir. Merhametsizleri sevemem. Çünkü bir insan ne kadar bencil ise o kadar merhametsizdir.  

         Yıkılmak bir binaya, bir köprüye has değil ki; bir insanın bir cümle ile yıkıldığını gördüm. ‘’Bir söz ki’’ bir gönlü bir ömür bahtiyar eder. ‘’Bir söz ki’’ bir gönlü bir günde ihtiyar eder.(alıntı) Bahtiyar edeni severim, ama ihtiyar edeni sevmem. 

         Günün sözü: Kırıldığımda mesafe koyarım. Hissediyorlarsa yanıma gelirler. Gelmiyorlarsa hissetmiyorlar demektir. Öyle…!     

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Emin Elagöz - Mesaj Gönder

# olan, HEM, gasp

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.