ÖLÜM

Ölüm; tüm saatlerin sustuğu, sessizliğin ve durgunluğun başladığı an. Canın bedenden çıkması, farklı dinlerde farklı şekilde yorumlanan ayrılış. Vedaların en büyüğüdür ölüm. Fizikken var olan ne varsa geride bırakıp, içinde sadece manen var olanlarla göçüp gitmek. Ebedi hayata yolculuk. En çok sevdiğimiz ne varsa yanımıza alamadığımız, ıssız bir adaya düşsek en elzem üç şeyi bohçamıza katamadığımız, son lokmamızın boğazımızda, son çayımızın bardağımızda kaldığı, daha soğumadan terki diyar ettiğimiz an.

İnsanoğlu yaşamaya âşıktır azizim. Tüm aşkların üstünde gelir yaşama aşkı, dünyaya çivi mi çakacağız? Evet, çakmak ister. Bize yapılan ne iyiliği, ne de kötülüğü unutmayız. Hele de kinci isek durup durup bozuk plak gibi sararız; şu zamanda bize yapılan kötülüğü. Kıymet bilenler var bir de; yapılan iyiliği asla unutmayıp, çöp kadar iyiliği başının üstünde taşıyan. İnsanoğlu işte en çok ölümü unutur. O kadar hızlı unutur ki… Bu dünyada insanı en sarsan, allak bullak eden, perişan eden sevdiklerinin ölümüdür. Bu ölüm sonrası insanoğlunun melek gibi olmasını beklerim ben. İnsan göreceği, en acı şeyi görmüştür. Her şeyin bir sonu olduğunu ve o son durağı görmüştür. Lakin öyle olmaz. Acımızı her ne kadar içimizde yaşasak da; hiç hatırımızdan çıkmasa da sevdiklerimizin ölümü, bu dünyanın kandırıcı oyunlarına dalar gideriz. Daha fazla isteme, daha fazla yaşama, paylaşmama, bir yaraya merhem olmama.

Hayat okulu diye bir tabir vardır. Hayatın içinde yaşanılan her şey insana ders verir. Sevgi de, nefret de, ölüm de, kalım da. Biz ölümden alacağımız dersi eksik alıyoruz. Sınıfta kalıyoruz. Sınıfta kalmasak; miras kavgaları olmaz. Ölümden gerekli dersi alsak; içimizde şu fani dünyaya dair tüm kavgalar biter, affederiz asla affedemem dediğimiz insanları, sevgiyle bakarız tüm yaratılanlara, malın kırkta biri biraz daha artar paylaşmada. Biz ölüm var biliyoruz. Diplomayı duvara asıyoruz, öğrendiğimiz hiçbir şeyi kullanmıyoruz. Sadece duvarda asılı. Biz öğrendik. Neyi öğrendik? Bir gün hayatın son bulacağını. Gel gör ki; çabucak unutuyoruz, hep havada kalıyor ölüm sözcüğü. İnsana en çok çeki düzen verdiren durum ölüm durumudur. Eğer ölüm bize çeki düzen vermiyor ise; dersi anlamamış, uyumuşuz demektir.

En acı şey ölüm. Acıların en büyüğü. Daha bir saniye önce yanında var olan, konuştuğun sevdiğinin terki diyar etmesi. Ölümün hissettirdiği acı tarif edilemez… Ahmet Muhip Dıranas şiirinde;

‘’Uzaktadır her şey; gökyüzü, deniz,/Her an peşimizden koşan gölgemiz,
Özlenen limanlar,/ yanan yıldızlar.
Uzaktadır her şey; anneler, kızlar…

Uzaktadır her şey, hep… Yalnız ölüm,
Her yerde, her an yakınımız, ölüm.’’

 

 

Ölümün her şeyden yakın, her şeyin ise bize uzak olduğunu anlatır. Oysa biz tam tersini yaşarız. Her şey bize yakın, ölüm ise uzaktır.

            Behçet Necatigil Lades adlı şiirinde;

 ‘’ Uzayacağa benzer,/ Tutuştuğumuz lades./ İşi gücü bırakıp,/Mezarlığa nazır,/Bir eve taşındım/ Ölüm;/Sen beni aldatamazsın./Aklımda…’’

  Biz bu tutuştuğumuz ladeste en çok ölümü unutuyoruz. Ne dersiniz, sizce bu ladesi biz mi kazanıyoruz?

            Gelin bu ladesi kazanalım. Mezara nazır bir evimiz olmasa da; ister denize, ister güzel bir bahçeye, ister dağa taşa baksın manzaramız. Yaşamak güzel şey lakin ölümü hatırlayıp kıymet bilelim. Ölüm zaten bunun için var.

            Kaybetme korkusu insanı daha bir kıymet bilmeye iter. Sevdikleriniz ölmeden her an olabilir kim bilir, sizin de kapınızı ölüm çalmadan zamanın, sevdiklerinizin ve hayatın kıymetini bilin. Yaşamak güzel şey. Bir saniyesi dahi boşa harcanmayacak kadar değerlidir. Bırakın üstü kalsın bazen. Sevdiklerinizin kalbini kırmayın. En mutlu onlar olsun, sabah erken kalkın, nefes alın ve şükredin, faydalı olan ne varsa peşinde olun bu hayatta. Sizi inciten ne varsa serbest bırakın, acımasın elleriniz. Bu emanet olan zaman ve ömür çabucak geçiyor. Sıkı sıkıya bağlanın hayata ama üzmeyin… Ne kendinizi, ne de sevdiklerinizi. Çiçek ekin, kuş besleyin, sevdiklerinizin yanında olun… Fani dünyanın aldatmacası ile hırsa kapılmayın. Miras kavgalarına son verin. Ölümün size verdiği ana fikri iyi anlayın. Gözünüz açık olsun, aklınızdan çıkarmayın ve bu ladesi kaybetmeyin… Aklımda…

 

           

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nazife Yetişgen - Mesaj Gönder

# olan, son

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.