GELENEKTEN GELECEĞE ANADOLU İRFANI

Yokluğun içinde varlık kapısı

Bunu keşf eyleyen az gelir geçer

Kâinat-ı kebir Hakkın yapısı

Hayrete düşüren söz gelir geçer

Mehmet Gözükara

 

Elbistan’ın Sesi gazetesi yayına başladığı tarihten itibaren sosyal ve kültürel sorumluluğunu üstlenmeyi gazeteciliğin bir gereği olarak kabul etmiş, bütün yayın hayatında bu prensibe bağlı kalmaya özen göstermiştir. Yöresel bir yayın olmasına karşın hiçbir soruna duyarsız kalmayarak gerek haberler ve gerekse öneriler noktasında üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmede gayretini esirgememiştir. Bu yönüyle Anadolu basını içerisinde kendisine mümtaz bir yer edinmiş, uzun ömürlü bir yayıncılık yapmasını sağlamıştır, bir asrı devirmeye nerdeyse çeyrek yüzyılı kalmış olan gazete halen aynı ilkeli tavrını sürdürmeye çalışarak yayıncılığı devam ettirmektedir.

Gazetenin arşivini incelediğimizde gerek yayıncılık gerekse de köşe yazarları açısından zengin bir içeriğe sahip olduğu gözümüze çarpar. Her zaman zengin bir yazar çeşitliliğine sahip olduğu nazar-ı dikkatlerden kaçmaz. Toplumun bütün dertlerini dile getiren yazılarla bir anlamda toplumu eğiten bu yazarlarımız Elbistan’ın değişim-gelişim sürecine de karınca kararınca katkıda bulunmuşlardır.

Bu gün itibariyle de Elbistan’ın Sesi gazetesi, duyarlı yazarlarıyla toplum içerisindeki görevlerini ifa etmektedir. Yöremize ve insanımıza hizmet amacıyla yürütülen bu faaliyet aynı zamanda kültürel bir faaliyettir.

Mehmet Gözükara olarak 2002 yılından bu yana, ben de bu yazarlar ailesinin bir üyesiyim. O günden bu güne kadar, zaman zaman şiir ve zaman zamanda nesir yazarak birikimlerimi insanımıza aktarmaya çalışıyorum. İnsanımıza hizmette bir nebze de olsa katkımız olursa bunun mutluluğu ödül olarak bize yeter de artar bile. Son olarak ‘Tecrübe ile Sabit’ ismini verdiğim bir yazı dizisiyle gazetedeki köşemden sizlere misafir olmuştum.

Kendi hikâyelerimi oluşturma çabası içerisinde sürdürdüğüm nesir yazılarının bu serisini kitaba dönüştürmek ister istemez beni heyecana sevk ediyor. Kitaplar yazarların çocukları gibidir adeta. Seviniyorum, mutlu oluyorum bu aşamaya gelmiş olmaktan dolayı. En önemlisi de gazetedeki köşemde yayımlandığı zaman birçok insanın ilgisini ve dikkatini çekmiş olması, yorumlanması ve değerli görülmesi benim bu konudaki teşvikçim olmuştur. Bundan dolayı gazetedeki köşemin okuyucu ve yorumcularına teşekkürü bir borç bilirim.

Meramımıza gelince…

Önce nasıl bir metod uygulayarak yazdığımı izah etmeliyim.

Kadim şehir Elbistan'ın kendine has insan manzaralarından örnekler, yaşandığı devir tasvir edilerek kültür değerleri serisi olarak kaleme alınmıştır.

Her sorunun bir cevabı her cevabın bir hikâyesi olduğu gerçeğinden hareketle, cevap hikâyesi ile birlikte okuyucuya aktarılmıştır.

İçinden hızla akıp gittiğimiz zaman ırmağında akıntıya kürek çekmenin dışında fazla bir alternatifin olmayışının çaresizliğini hep birlikte yaşıyoruz. İşte bu zaman ırmağının çevirdiği değirmen bize ait ne varsa öğüterek bir kuşak öncemizle-sonramızı birbirine yabancılaştırıyor. Bu yabancılaşma, bizi biz eden değerleri her gün biraz daha aşındırarak, geçmişle-bugünün, bugünle-yarının bağını hiç olmadığı kadar incelterek kopma noktasına kadar getirmiştir.

Aynı coğrafyada yaşayan bir kuşak ötemizdeki insanların yaşadıklarına yabancı kalışımızın en önemli sebeplerinden biri bu hızlı değişim olsa gerek. Biz bu yazı serisinde nesiller arası çatışmada, birbirini anlamalarını sağlayabilmek adına birleştirici ve tanıştırıcı bir üslubu tercih ettik.

Kitaptaki konuların tamamı saha yani alan çalışması neticesinde meydana getirilmiş metinlerdir. Yaşandığı döneme ve yöreye ait bilgiler, metnin içerisinde zikredilerek, ait olduğu döneme ilşkin bir kanaate ulaşmamızı sağlayacaktır. Bu da bizi yöremizi ve insanımızı tanımada daha bilgili ve duyarlı kılacaktır. Bu yaklaşımı göz önünde bulundurarak yazıları değerlendirmenin çok daha vicdani olacağını dikkatlerinize sunmak isterim.

Yaptığım derlemeleri Elbistan Kaynarca Gazetesinde 3 Haziran 2021-27 Mayıs 2022 tarihleri arasında haftalık olarak ‘Tücrübe İle Sabit’ ismiyle yazı dizisi olarak yayımladım. Yazılarım, Elbistan’ın Sesi ve Elbistan Kaynarca Gazetelerinin internet sitelerine her çarşamba günü düşerken, matbu gazeteye perşembeleri veya hafta içinde gazetenin en uygun olduğu gün yayınlanıyordu. Yazıların hacmi gazete sayfasını geçtiğinde ise, yazılar peş peşe, seri olarak yayınlanarak o hafta köşemdeki yerini mutlaka alıyordu.

Metinlerin altına kaynak kişilerle ilgili bilgileri verdim. Kaynak kişinin olumsuz bir durumla karşılaşma ihtimali olduğunda ise kaynak kişinin ismini zikretmekten kaçındım. İlgili yazılardaki bazı vakaların hayat bulduğu bu topraklarda yer ve kişilerin bilinilmesi halinde, incineceklerini düşündüğüm hadiseleri de fazla açık etmedim.

Yaşanmışlıklarda karşılaştığım menfi ve müspet olayları değerlendirirken objektif olmaya çalıştım. Olayların sonuçlarını tahlil tenkit ve teşvikleriyle yani sebepleri ile beraber nazara verdim. Hikâyelerde yer alan portrelerin yaşadıkları anıları, şiir karışımı bir hazine sandığı hassasiyetinde sunmaya çalıştım.

Yaşanılmış hayatlardan kesitler sunarken, gönül coşkusunun dışa taşmasıyla, sır hazinesinden kanatlanan kelimelerin hikmetli söze dönüştüğü, içte çağlayan duygu şelalesinin dışa yansıması olan söz sanatlarının sultanı şiirle iç içe geçen bir metin halinde sunduğum metni daha da okunur hale getirmeye özen gösterdim.

Gelenekten Geleceğe Anadolu İrfanı” isimde Kitabımız 344 sayfa olarak Ağustos 2022 tarihinde Gülnar yayınlarından çıktı.

Bahse konu olan “Anadolu İrfanı” hakkında Ramazan Avcı hocam bakın ne diyor.

Ömer Seyfettin, Türk milleti hakkında yaptığı bir değerlendirmede, “Bu millet âlim değildir ama Âriftir. Bu irfanı sayesinde pek çok şeyi okumuşlardan daha iyi sezer, fark eder ve bilir." der. Ne güzel bir tespit! Biz okur-yazarlara düşen şey milletimizdeki irfanı ortaya çıkarmak olmalıdır. İşte değerli şair ve araştırmacı yazarımız Sayın Mehmet Gözükara, Anadolu halkının irfanî özelliklerini gözlem ve araştırmalarıyla dikkatlere sunuyor Anadolu İrfanı adlı eserinde. Reşat Nuri Güntekin nasıl Anadolu Notları’nda güçlü gözlemleriyle Türk’ün irfan ve zekâsını dile getirmişse Mehmet Gözükara da aynı hassasiyet ve harika bir üslupla yetiştiği Anadolu kültürünün en canlı şekilde yaşandığı Elbistan ve çevresinin geleneğini, insanlarının karakteristik özelliklerini, irfanını, edebiyatını, folklorunu, dilini kısacası kültürünü geleceğe taşıyor. Eserdeki hikâye çeşnisi içinde yer alan özgün bilgiler edebiyat, sosyoloji ve folklor alanında araştırmacılar için zengin bir kaynak sunuyor. 

Bir gün Nasrettin Hoca’ya dünyanın ortası neresi diye sorarlar. Hoca, ayağıyla bastığı yeri göstererek “İşte tam burasıdır.” der. Sanırım Anadolu’nun merkezi de Elbistan’dır. Niçin mi? Nasrettin Hoca gibi inanmıyorsanız ölçün, demeyeceğim. İnanmıyorsanız Gelenekten Geleceğe Anadolu İrfanı adlı eseri okuyunuz, diyeceğim. 

Yazarımızın daha önce yayımlamış olduğu Altın Çıkını ve Seyyah Yazar-Gezerken Gördüklerim adlı eserlerinden sonra bu eser Elbistan Havzası kültürünün üçlemesini oluşturmaktadır. 

Dilinize, yüreğinize, kaleminize sağlık Mehmet Gözükara kardeşim. Size ve kültür dünyamıza hayırlı olsun.

 …

Bu vesile ile yazılarıma kaynaklık eden birbirinden değerli kaynak kişilere, yazıları sizlerden önce okuyarak redakte eden Sayın İsmail Kutlu Özalp’a, son okuma yapan ve kapak tasarımını yapan Âdem Konan’a, mizampajını yapan Tayyib Atmaca’ya, Gülnar Yayınları ailesine, verdiği cesaret ve kattığı değer için Ömer Hakan Özalp’e, metnin hacmi ne olursa olsun yayınlamaktan ve yer açmaktan kaçınmayarak bana karşı oldukça cömert davranan Elbistan Kaynarca gazetesi çalışanlarına, Elbistan Kaynarca gazetesindeki bana ait köşemde yazıları okuyarak olumlu yorumlarıyla şevkimi artıran kıymetli okuyucularıma bir kez daha teşekkür ediyorum.

Yeni yazı ve çalışmalarda karşılaşmak üzere…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet Gözükara - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.