“Müze ile Yeniden Tanıştığım Höyükler Diyarı Kadim Şehir Elbistan”

Bir evvelki akşam tarihçi ve koleksiyoner Elbistanlı Orhan Saydam, annem Ayşe Yinanç’ı ziyarete geldi. Sohbet sırasında Elbistan Şehir Müzesini gezeceğimi söyleyince müzedeki çalışmalarından bahsetti ve bana rehberlik yapabileceğini dile getirdi.

 Epeydir merak ettiğim Elbistan şehir müzesini gezmek sonunda kısmet oldu. Müzedeki gezi beni farklı bir Elbistan’a götürdü:

Binanın dış yapısıyla Cumhuriyet dönemi yapılarını hatırladım. Araştırdığımda eski hükümet konağı binasının restore edildiğini öğrendim. Bahçeye arkeolojik pek çok parça bırakılmıştı. Elbette bahçedeki bu sergi, müzenin içine girince tarihi, mitolojik bir yolculuğa çıkacağım hissi uyandırdığı için heyecanlandırdı.

İki katlı müzenin iç dizaynı mükemmeldi. Sanırım müzecilik konusunda uzman bir şirket tarafından danışmanlık hizmeti alınmış. Yine müzenin ışıklandırması çok iyiydi. İlk katta arkeolojik kazılarla çıkan eserler, höyükler şık bir şekilde sergilenmişti. Harita yerleşkesi, sergilenen eserler sayesinde Hititler, Romalılar, Bizanslılar, Danişmendliler, Dulkadiroğulları, Memlükler, Osmanlı İmparatorluğu gibi uygarlıkların kültürel zenginliğini günümüze taşınmıştı. Adeta zamanda bir yolculuk yaşadım.

 Elbistan’ın coğrafi yerleşim alanında hangi tarihte ne olmuş, kimler yönetmiş, hangi devletler var olmuş, hangi dönemde hangi paralar kullanılmış tabloların içine bırakılarak sunulmuştu.

Bölgedeki çeşitli tarihlerde arkeolojik kazılarda çıkan insan düşüncesinin ürünü olan eserler; toprak, cam eserler; alet ve malzeme ile ev eşyaları, sanat yapıtları, heykeller, kabartmalar ve mezar stelleri gibi pek çok eser sergilenmişti. Neredeyse milattan önce Paleotilik çağa kadar yolculuk yaptım. Müzenin ilk katında özellikle Hitit uygarlığının izlerini iyice hissettim. Benim için sergilenen bu eserler, Elbistan’ın Türkiye’deki en önemli höyük merkezlerinden biri olduğu kanaatini uyandırdı.

Elbistan’ın tarihi kronolojisi, sergilenen eserler ile aşama aşama anlatılmıştı. Yine Osmanlı Padişahlarının eşi olmaya nail olmuş Elbistanlı hatunlarla tanıştım. Bunlardan Fatih Sultan Mehmed’in eşi Sitti Mükrime Hatun dikkatimi çekti.

Ardından bir üst kata çıktım. Elbistan’ın etnografik, folklorik yönünü; yemeklerini, kıyafetlerini, el sanatlarını, oyunlarını, pek çok geçim zanaatını yeniden yaşadım.

Sonra bu şehrin bazı ailelerinden birçok alim çıktığını gördüm. Bir sonraki odaya geçtim Kurtuluş Mücadelemize katılan kahramanlarla tanıştım.

Elbette; bu şehrin ne denli duygu yüklü insanlar yetiştirdiğini de Tahsin Yücel, Âşık Mahsuni Şerif, Abdurrahim Karakoç’a ait özel köşeler ile şahitlik ettim.

Ez cümle; Elbistan Şehir Müzesi yapısal kompleksi gerekse içinde yer alan eserleri açısından bölgenin önemli müzeleri arasına girmeye aday. Belki aile kökenlerim buralı olduğu için etkilendim. Bilemiyorum. Bildiğim ve dile getirmek istediğim Elbistan’ın çok kadim bir şehir olduğu. Müzeye emek veren herkesi tebrik ediyorum. Emeğinize sağlık. Ziyaretçisinin her geçen gün artarak katlanması temennisiyle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gamze Erden - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Elbistan Kaynarca Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Elbistan Kaynarca hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Elbistan Kaynarca editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Elbistan Kaynarca değil haberi geçen ajanstır.